Gevşek

Gökmen Aytaç    Bir hafta önce Fethiye’de rakibi ısıran, sahayı dar eden takım, bir hafta sonra kendi sahasında yine yokları oynadı. Sanırsın Fethiye’de oynayan futbolcuların ağzında takma diş var. Orada dişlerini gösterdiler, burada i

Gevşek

Gökmen Aytaç 

 

Bir hafta önce Fethiye’de rakibi ısıran, sahayı dar eden takım, bir hafta sonra kendi sahasında yine yokları oynadı. Sanırsın Fethiye’de oynayan futbolcuların ağzında takma diş var. Orada dişlerini gösterdiler, burada ise dişlerini evde bıraktılar. Anlamak zor. 

Ama asıl anlaşılamayan daha maça başlamadan açık tribünden (şimdilerde üstü kapalı olan) ‘Gevşek Hikmet’ tepkileri… Daha bismillah hakem düdüğü çalmamış, maç daha başlamamış, tepkiler başlamış. Hayret ki, ne hayret… 

İnsan düşmanına yapmaz bunu. Beklersin. İşler ters gider. Maçın bitiş düdüğü çalar. Başlarsın tepkini göstermeye… Ama daha maç başlamadan ‘Gevşek Hikmet’ diye bağırman anlaşılır gibi değil.  

Tribünlerin bir kısmından yükselen ‘Gevşek Hikmet’ sesleri ile başlayan maçta, tepkilerin adresi Hikmet’te tribünlere 30.dakikada dolarken iki harekette cevap veriyor. İlk yarım saatte iki hata, iki gol… Denizlisporlular bile şaşkın. Nasıl oldu bu goller, bu kadar kolay nasıl öne geçtik diye şaşkın şaşkın bakıyorlar. Gollerden sonra sevinç gösterileri bile şaşkınca. Çünkü böylesine zor geçmesi beklenen bir maçta, böylesine kolay iki gol bulmak haliyle şaşırtıyor insanı. 

Sahaya bakıyorsun. Bir Manisaspor kadrosuna, bir de Denizlispor kadrosuna. 0-2’ye rağmen oyuna bakıyorsun, yüklensen ya da en azından ilk yarı da bir tane kıstırsan rakibin dağılacağı aşikar. Ama aynı tribünler Gevşek Hikmet’i bu sefer yuhalıyorlar. Derken Barbaros sakatlanıyor, oyuna o anda hiç düşünülmemesi gereken isim giriyor; Murat Gürbüzerol… Sahada yuhalanacak futbolcu sayısı birken iki oluyor. Bunu da anlamak mümkün değil. Hadi tepki göreceği akıllara gelmedi diyelim. Ama saha da aynı stilde İsmal Köse varken, bir tane daha aynı modelden almak neyin nesi. Bu Hakan Turan’a ne oldu yahu!!! İki farklı geriye düştüm, gol bulmam lazım da ondan deniyorsa. Gökay İravul’u neden düşünmezsin. Murat Gürbüzerol’la birlikte saha da savunma yapmayan oyuncu sayısı Peroviç, Abdülkadir, Goran ve hatta İsmail Köse ile birlikte 5’e çıktı. Zaten defansın kilit noktasına ‘Gevşek’ diye bağırıyorlar onu da sayarsan  savunmasız 6 oyuncu. Bir kaleci 7, Geriye kalan 4… Kalanlardan ayakta kalan ise Eray… Tek başına mücadele etti genç kardeşimiz. Ne tribünlere baktı. Ne sahada gezinenlere baktı. Aldığı ya da alamadığı paranın son kuruşuna kadar terini akıttı. Helal olsun sana… 

Manisaspor’da bölünme öyle noktalara geldi ki, toparlanması hayli zaman alacak gibi. Yönetimde bölünme, futbolcularda bölünme, hoca ile futbolcular arasında bölünme, derken tribünlerde bölünme. Bir taraf Hikmet’i yuhalarken, aklı selim diğer taraftar ise  genç oyuncuyu alkışlarla ayakta tutmaya çalışıyor. Kısacası işler sarpa sarıyor. 

Paranın olmadığı, havanın olmadığı yerde kime ne söylenmeli diye düşünüyorum. Sonra futbolcuların penceresinden bakıyorum… Tribünde seyirci yok, destek yok, hava yok… Manisalı takımına sahip çıkmıyorsa, profesyoneli sahip çıkar mı? Çıkmıyor işte. Memur zihniyetine bürünmüş, lig bitse de gitsek moduna girilmiş. Lig bitse de gitsek dedim de… Yahu ligin ikinci yarısında saha Peroviç gören var mı? Hani kiralık olan, ilk yarıda attığı gollerle takımını uçuran… Nerde şimdi… Oda yoklar arasında… Hikmet’e gelinceye kadar Peroviç de bir çift lafı hak etmez mi?  

İş bizim çocuklar olunca ‘Gevşek’, sezon sonu gidecek olan elin adamına ‘I Love You…’ Biraz insafsızlık olmuyor mu yahu? 

 

 


Etiketler; #gevşek

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.