GAP ve DAP’A VERİLEN HİBELER MANİSA’YA DA VERİLSİN

Manisa’nın hayvansal üretim bakımından Türkiye’de beşinci sırada olduğuna dikkat çeken MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “Manisa’nın 2011 yılındaki toplam 5,5 milyar liralık tarımsal gelirinin yaklaşık 2 milyar lirası hayvansal üretimdir. Güneydoğu Anadolu Projesi Eylem Planı (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında 25 ile verilen destek ve hibeler Manisa’ya da verilmelidir.” dedi.

GAP ve DAP’A VERİLEN HİBELER MANİSA’YA DA VERİLSİN

Plan ve Bütçe Komisyonunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2014 yılı bütçesi üzerine konuşan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “2002 yılında toplam işlenen tarım alanı 24 milyon hektar iken 2012 yılında ekilen alan 20.6 milyon hektardır. 2002 yılında ekilen alan 18 milyon 123 bin hektar iken 2012 yılında 15 milyon 464 bin hektardır. Yani yaklaşık 2.7 milyon hektar alanda ekilmemektedir. 2002 yılında Tarımsal desteklerin GSYİH içindeki payı % 0,65 iken bu oran giderek düşmüş ve 2013 yılında % 0.57 seviyesine gerilemiştir. AKP döneminde 1 milyondan fazla tarım çalışanı üretimden koparak kentlerin varoşlarına sığınmıştır. Türkiye, tarımda kendi kendine yetebilen ülkeler arasında yer alırken AKP döneminde 54 milyar dolarlık tarım ürünleri ithalatı yapılmıştır. AKP döneminde Türkiye, tarihinde ilk kez kurbanlık hayvan ithal etmiştir. AKP hükümeti ot ve saman ithal eden ilk hükümet olarak tarihteki yerini almıştır. 2002 yılında çiftçinin toplam 530 milyon lira kredi borcu varken, AKP döneminde çiftçilerin bankalara borcu 39 milyar liraya ulaşmıştır.” dedi.    ÇİFTÇİ EZİLMEKTEDİR  “Türk tarımının en önemli sorunu yüksek girdi maliyetleridir.” Diyen Akçay sözlerini şöyle sürdürdü: “Ürettikçe zarar eden çiftçi girdi fiyatlarındaki artışa yetişemeyince üretimden kaçmaktadır. Bu nedenle Türkiye birçok tarım ürününü ithal ederken ülkenin yaklaşık 3 milyon hektar arazisi boş durmaktadır. 2002 yılında mazotun litresi ortalama 1 lira 9 kuruş iken, bugün 4 lira 50 kuruştur. Çiftçiye verilen mazot desteği tarımda kullanılan mazota ödenen bedelin %5’ini ancak karşılamaktadır. Gübre fiyatları son on yılda ortalama dört kat artmıştır. Çiftçiye verilen gübre desteği yetersizdir. Örneğin 2011 yılında üreticinin gübreye ödediği paranın ancak yüzde 13'ü destek olarak verilmiştir. Elektriğin fiyat artışı 2007-2012 yılları arasında yüzde 124 artmıştır. Diğer temel girdilerde de benzer tablolar mevcuttur. Tarım sektörünün dünya ile rekabet edebilmesi için üretim maliyetleri düşürülmelidir. Üretim maliyetlerinin düşürülmesinde öncelikle yapılacak olan üretimin temel girdileri ( mazot, gübre, ilaç, tohum, fide, fidan, yem ve tarımsal elektrik) üzerindeki vergi yükünün kaldırılmalıdır.   Türk Tarımını Bitiren AKP Sudan’dan Toprak Kiralıyor Sudan’dan toprak kiralanmasıyla ilgili soru önergemizi cevaplandıran Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı “ Sudan’da arazi kiralanması hususunda çalışmalar yapıldığını” ifade etmiştir. Türk çiftçisi yüksek girdi maliyetleri altında ezildiği ve ürünü para etmediği için üretimden kaçmaktadır. Nitekim Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 2002 yılında 26.5 milyon hektar olan toplam tarım alanı 2011’de 23.6 milyon hektara gerilemiştir. Aynı dönemde ekilen tarım alanı 18.1 milyon hektardan 15.4 milyon hektara gerilemiştir. AKP Hükümeti, Türkiye’de tarım arazileri neden boş? Çiftçi neden üretim yapamıyor?    HAYVAN ÜRETİCİLERİ ZOR GÜNLER GEÇİRİYOR    2010-2012 yılları arasında yapılan ithalat çerçevesinde 2,7 milyon baş civarında canlı hayvan ilk kırmızı ete 3 milyar doları aşkın döviz ödenmiştir. Hükümet bir yandan canlı hayvan ve et ithalatına kapıları açarken bir yandan da 1 Ağustos 2010 itibariyle hayvancılık yatırımı yapanlara sıfır faizli kredi vermeye başlamıştır. Sıfır faizli kredi ile yaratılan talep nedeniyle hayvan fiyatında ciddi artış olmuş damızlık gebe düve fiyatı 4 bin liradan 7 bin liraya çıkmıştır. Birçok yatırımcı bu yüksek fiyattan hayvan alarak yatırım yapmış ancak ithalatın artması ile hayvan fiyatında tekrar gerileme olmuş damızlık gebe düve fiyatı 4-5 bin liraya düşmüştür. Yatırım yaparken 7 bin liraya alınan hayvanın değerinin 2-3 bin lira düşmesi sonucu sıfır faizli kredi ile yatırım yapan birçok girişimci de ithalat nedeniyle zarara uğramıştır.   Türk Tarımını Bitiren Eker, Fransız Tarımına Katkılarından Dolayı Şövalye Nişanı Aldı Bir zamanlar hayvancılıkta ihracatçı ülke olan Türkiye, AKP döneminde canlı hayvan ve it ithalatı yapar duruma düşmüş 2010-2012 yılları arasında yapılan ithalat çerçevesinde 2.7 milyon baş civarında canlı hayvan ile kırmızı ete 3 milyar doları aşkın döviz ödenmiştir. İki yılda Fransa’dan 250 milyon dolarlık canlı hayvan ve et ithal edilen Tarım Bakanı Eker’e Fransa tarafından ‘Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı’ verilmiştir.”   MANİSA HAK ETTİĞİ TARIM YATIRIMLARINI ALAMIYOR    Manisa sanayinin yanı sıra aynı zamanda bir tarım şehri olduğunu söyleyen Akçay, “Ülkemizde toplam işgücünün yüzde 23,8’i tarımda istihdam edilirken 1 milyon 346 bin nüfusa sahip olan Manisa’nın yüzde 40,8’i yani 550 bin kişi tarımda istihdam edilmektedir. Manisa; üzüm, kiraz, tütün ve zeytin üretiminde ülke birincisi konumundadır. 2011 yılı itibariye Manisa’nın toplam tarımsal geliri 5 milyar 535 milyon liradır. Manisa bu üretim değerleriyle tarımsal üretimde ilk üç il arasında yer almaktadır. Ancak Kalkınma Bakanlığı Kamu Yatırımları Programına göre 2013 yılında Tarımsal Kamu Yatırımı olarak Manisa’ya 62 milyon TL kaynak aktarılmıştır. Tarımsal üretimde Türkiye birincisi olan Manisa, 2013 yılında tarımsal alanda aldığı 62 milyon liralık ödenek miktarı ile 81 il arasında 15 inci sıradadır.” dedi.    Manisalı çiftçinin borç batağında olduğunu söyleyen MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “23 bin Manisalı çiftçimizin 2012 yılsonu itibariyle Tarım Kredi Kooperatiflerine 258, Ziraat Bankasına 615 milyon lira olmak üzere toplam 873 milyon lira tarımsal kredi borcu bulunmaktadır. Bu kredilerden 22,6 milyon lirası kanuni takiptedir. Tarım Kredi Kooperatifinden kredi çeken 859 çiftçimiz icralık olmuştur. Manisa’da 35.395 tarımsal sulama abonesi bulunmaktadır. 2013 yılı Nisan ayı itibariyle 12.435 abonenin 49.2 milyon liralık vadesi geçmiş tarımsal sulama elektrik borcu bulunmaktadır.” diye konuştu.     Akçay, “Türkiye, çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde ve ihracatında Dünyada ilk sıradadır. Türkiye’deki çekirdeksiz kuru üzümün yüzde 88’i, sofralık üzümün yüzde 16’sı Manisa’da üretilmektedir.    Manisa'da yaklaşık 100 bin aile üzümden geçimini sağlamaktadır. Her yıl çekirdeksiz kuru üzüm ihracatından ortalama 500 milyon dolar, yaş üzümden ise 100 milyon dolar döviz girdisi sağlanmaktadır. Türkiye’nin en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan üzüm mutlaka destekleme kapsamına alınmalıdır.    Üzüm Destekleme Kapsamına Alınmalıdır. Zeytin Destekleme Kapsamına Alınmalıdır.   Ülkemizdeki zeytin ağacı varlığının yüzde 8,1’i yani 20 milyonu Manisa’dadır. 2012 yılında ülkemizde üretilen zeytinin yaklaşık yüzde 14’ü yani 248 bin tonu Manisa’da üretilmiştir. Manisa’da Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı 28.976 zeytin üreticisi vardır. Manisa'da üretilen zeytinin % 74’ü sofralık, % 26’sı yağlık olarak değerlendirilmektedir. Manisa zeytin üretim alanı olarak Türkiye 4 üncüsü, zeytin üretim miktarı olarak ise Türkiye üçüncüsüdür. Tarım Bakanlığının verilerine göre; 2002 yılında 1 kilo zeytinyağının maliyeti 2.26 liraydı. Dekar başına maliyet ise 165 liraydı. 2012 yılında 1 kilo zeytinyağının üretim maliyeti 5 lira 30 kuruşa yükselmiştir. Aynı dönemde zeytinyağı üretimi için dekar başına maliyet 897 liraya ulaşmıştır. 2002 yılında zeytinyağına verilen destek maliyetin yüzde 16′sını karşılarken 2012′de maliyetin yüzde 11′ini karşılamaktadır. 2007 yılında sofralık ham zeytinin kilosu 2 liraydı. Bugün 1,5 liradır. Sızma yağın litresi 6 yıl önce 6,3 liraydı, bu gün 4,5-5 liradır. Aynı dönem itibariyle mazotun litresi 2,1 liradan 4,5 liraya yükselmiştir. Zeytin toplayan işçinin yevmiyesi üç kat artmıştır. Gübre ve diğer tarımsal girdilerdeki fiyat artışları yüzde yüzleri geçmiştir. Avrupa Birliği’nde üreticiye dekar başına 1,3 Avro destek verilmektedir. Türkiye’de zeytine destek verilmezken zeytinyağına kilo başına 70 kuruş destek verilmektedir. Zeytinyağı üreticisi primden yeterince yararlanamamaktadır. Özellikle primin düşük olduğu yıllarda yararlanma oranı çok düşmektedir. Zeytinyağına kg başına verilen 70 kuruşluk destek yetersizdir. Zeytinyağına kilo başına 1,5 lira destek verilmedir. Ayrıca zeytin destek kapsamına alınmalıdır. Zeytinyağına değil zeytinin kilosuna 70 kuruş destek verilirse zeytin üreticilerinin sorunları büyük ölçüde çözülecektir.    Partimizin 2011 Seçim Beyannamesinde de yer aldığı üzere ülkemizin ve Manisa’nın en önemli tarımsal ihracat ürünlerimizden olan üzüm ve zeytin destekleme kapsamına alınmalıdır.  Hasat Döneminde Mısır İthalatına İzin Verilmemelidir  Pamuk üretiminden vazgeçen üreticilerin mısıra yönelmesi ve kanatlı hayvan yemi ihtiyacının artmasına bağlı olarak mısır üretimi sürekli artış göstermiş olsa da henüz iç tüketimi karşılayamamaktadır. Nitekim AKP döneminde 8 milyon ton mısır ithalat edilerek 1 milyar 800 milyon dolar ödenmiştir. Sadece 2012 yılında 808 bin ton mısır ithal edilmiştir. Bir dekarda mısır üretiminin maliyeti ortalama 400 liradır. Tarla kiralanırsa dönüm başına maliyet 250 lira daha artmaktadır. Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO) tarafından 2012 yılında kg başına 59,5 kuruş açıklanan mısır müdahale alım fiyatı 2013 yılında kg başına 64 kuruş olarak açıklanmıştır. Ancak 2012 yılında 61 kuruştan satılan bir kg mısır şu anda 54-55 kuruştan satılmaktadır. Mısır üretiminin yüksek olduğu dönemlerde mısırın gümrük vergi oranının düşürülmesi ve hasat döneminde mısır ithalatına izin verilmesi iç piyasada mısır fiyatlarının gerilemesine yol açmakta bu da mısır üreticisini mağdur etmektedir. Bu nedenle özellikle Mısır hasadı tamamlanıncaya kadar iç piyasada fiyatları olumsuz etkileyecek ucuz fiyatlı ürün ithalatına izin verilmemelidir ve mısırın gümrük vergi oranları DAP ve GAP Kapsamındaki Hayvancılık Destekleri Manisa’ya da Verilmelidir    Manisa, hayvansal üretim bakımından Türkiye’de beşinci sıradadır. Manisa’nın 2011 yılındaki toplam 5,5 milyar liralık tarımsal gelirinin yaklaşık 2 milyar lirası hayvansal üretimdir. Manisa’daki köy meraları acilen belirlenmeli ve ıslah çalışmalarına başlanmalıdır. Güneydoğu Anadolu Projesi Eylem Planı ( GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında 25 ile verilen destek ve hibeler Manisa’ya da verilmelidir.” diye konuştu.   

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.