Eski Bakandan Öğretmenine Vefa

Eski Çevre Bakanı Rıza Akçalı, 91 yaşındaki ilkokul öğretmenini ziyaret etti

Eski Bakandan Öğretmenine Vefa

Eski Bakandan Öğretmenine Vefa
İlgili Galeriye Git
Yunusemre ilçesindeki 8 Eylül Kemal-Neşem Dömekeli İlkokulu tarafından okulun kuruluşunun 150’nci yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinliğe rahatsızlığı nedeniyle katılamayan okulun hem eski öğrencisi hem de eski öğretmenlerinden olan 91 yaşındaki Mesude Palamutçu evinde ziyaret edildi. Ziyarete Mesude Palamut’un öğrencisi olan eski Çevre Bakanı Rıza Akçalı da katıldı. 
8 Eylül Kemal-Neşem Dömekeli İlkokulu tarafından geçtiğimiz ay içerisinde okulun ilk kurulduğu yerde bulunan Arma Otel’de düzenlenen 150’inci yıl kutlamasının ardından ilan ettiği vefa yılı kapsamındaki ziyaretlerini sürdürüyor.
Okul yöneticileri organize ettikleri ziyaret programı çerçevesinde okulun mezunlarından ve 1951-1964 yılları arasında okulda öğretmenlik yapmış olan 91 yaşındaki Mesude Palamutçu’yu evinde ziyaret etti.
Ziyarete Mesude Palamutçu’nun 1961 yılında mezun ettiği eski Çevre Bakanlarından Rıza Akçalı, yine Mesude öğretmenin öğrencilerinden ve kendisi de 30 yıl öğretmenlik yapmış ve okulun 1956 mezunlarından 71 yaşındaki Abdullah Ergenç, Yunusemre Milli Eğitim Şube Müdürü Metin Çengel, Okul Müdürü Dilek Çalık, okul müdür yardımcıları, öğretmenleri ve okul aile birliği temsilcileri katıldı.


HEM DUYGULANDILAR HEM GÜLDÜLER
Ziyaret sırasında okulun 1956 mezunlarından emekli öğretmen 71 yaşındaki Abdullah Ergenç’in yanında getirdiği eski fotoğraflar 91 yaşındaki Mesude öğretmeni eski günlere götürürken duygu dolu anlar yaşandı.
Ergenç’in Mesude öğretmenden bir hatasından dolayı yediği dayağı anlatması kahkahalara neden olurken, Okul Müdürü Dilek Çalık da Mesude öğretmene yazdığı mektubu takdim etti.
Okul Müdürü Dilek Çelik, okulun 150’nci kuruluş yılını kutladıklarını hatırlatarak, “Bu münasebetle yaklaşık dört aylık çalışma ile okulumuzun tarihini araştırarak 7, 8, 9, 10 Mart tarihlerini kapsayan okulumuzun tarihçesini ve kültür tarihini anlatan bir müze sergi çalışması yaptık. Eski mezunlarımıza ve okulumuzda görev yapmış öğretmenlerimize ulaştık. Bu kişilerin bazılarıyla röportaj yaparak bunları sergimizde görüntüledik. Ayrıca geçmiş yıllarda tutulan diploma, kayıt, sınıf geçme ve öğretmenler kurulu tutanak defterleriyle okulumuzda kullanılmış eğitim-öğretime dair tarihi değer taşıyan materyalleri de aynı sergide sergiledik” dedi.
Yaptıkları araştırmalar sonucunda Manisa’nın en eski okulu olduklarını ortaya çıkardıklarını da sözlerine ekleyen Çalık şunları söyledi:
“150’nci yılımızı ‘Vefa Yılı’ olarak kabul ettik. Sergimize gelen ve gelemeyen ulaşabildiğimiz öğretmenlerimize vefa ziyaretleri yapmayı planladık. Mesude Palamutçu Hanımefendi ilkokulu okulumuzda okumuş aynı zamanda okulumuzda 1951-1964 yılları arasında görev yapmış, şuan 91 yaşında olan bir öğretmenimizdir. Sağlık sorunlarından dolayı sergimize gelemedi. Bu nedenle onu unutmadığımızı göstermek ve çağımızın vefasızlık hastalığına bir nebze şifa olmak amacıyla Mesude Öğretmenimizi ve diğer ulaşabildiğimiz öğretmenlerimizi ziyaret etmeyi kendimize görev saydık. Mesude hanımefendi aynı zamanda Çevre Bakanlığı yapmış Rıza Akçalı’nın da öğretmenidir. Kendisine 90 koca yılı için teşekkürlerimizi, tebriklerimizi, saygılarımızı ve sevgilerimizi sunuyoruz.”
Geçekleştirilen ziyaretler ilgili düşüncelerini paylaşan eski Çevre Bakanlarından Rıza Akçalı, ilkokul boyunca sadece öğretim almadıklarını aynı zamanda eğitim de aldıklarının belirterek, “Yani hayatı öğrendik. Değerli öğretmeninden feyiz aldım. Değerleri öğrendim. Bilgiyi de tabii ki öğrendim. Ama onun yanında nasıl iyi insan olunur. Nasıl davranılır. Toplumda nasıl yaşanır. Bütün bunlarla ilgili derinlik kazanmamın temeli ilkokuldur. Kendisinden Allah razı olsun. Bütün hayatım boyunca bunun etkilerini hissettim ve gördüm. Bugün bunları tekrar yad etmek, beni heyecanlandırdı. Okul müdürümüze böyle bir ortamı hazırladığı için teşekkür ediyorum. Bunlar önemi şeyler. Manisa’da belki benzer kuşaktan pek çok öğretmen vardır ama takip edilmiyorsa, ilgilenilmiyorsa, onların geçmişteki hizmetlerinden bugünlere bir şeyler aktarılmıyorsa bu bir eksikliktir. İnşallah Milli Eğitim Müdürlüğümüz biraz arşivlere, emekli sandığındaki bilgilere bakarak oradan hayatta olan öğretmenlerle ilgili bir organizasyon yaparsa hakikaten çok güzel olur. Geçmişle olan bağlarımızı koparmazsak daha emin bakma imkanını sağlarız” dedi.

MESLEĞİN PÜF NOKTALARINI ANLATTI
Ziyaretler ilgili duygularını ifade ederken ilk olarak öğrencilik ve öğretmenlik yıllarındaki hatıralarını anlatan Mesude Öğretmen, “O zamanlar müdürlerimiz, öğretmenlerimiz fevkaladeydi. İlkokuldan itibaren çok iyi yetiştirildik. Çalıştığın zaman karşılığını alıyorsun. Öğretmen okuluna seçiliyorsun. Ondan sonra öğretmen oluyorsun. Okul Müdürümüz vardı. Rahmi Balaban, kitapları var. Daima kontrol altındayız. Bir gün İzmir Karşıyaka’da okulun bahçesinde çam ağacının yaprağını gayri ihtiyari kopardım. Arkamdaymış, ‘Çocuğum, sen ne yapıyorsun? Koparılır mı? O’ dedi. Hiç unutmuyorum. Öğretmenlik o kadar enteresan bir meslek ki; Ama öğretmenin öğretmen olması lazım. Zil çaldıktan sonra kapıyı açıp sokağa gidiyorsan o öğretmenlik olmaz. Biz okul paydos ettikten sonra kalırdık. Hangi dersler varsa hep beraber onları çalışırdık. Sonra evimize giderdik. Arkadaşım vardı. Emel Öğretmen, o çocukları Ulupark’a götürür orada bile çalıştırırdı. Bizlerden sonra yavaş yavaş bozuldu. Şimdi bakıyorsun zil çaldığı zaman öğretmen gidiyor. Biz her çocuğu kapının arkasında beklerdik. Okul çocuktan çıkar, evinin yolunu koyulurdu. O zamanlar öğretmenlik öyleydi. Medeniyet ilerledikçe birçok şeyi kaybettik. Sırf ben öyle değildim. Herkes öyleydi. O zamanın şartları bizi böyle yetiştirdi” şeklinde konuştu.
Ziyaretten dolayı oldukça duygulanan Mesude Palamutçu duygularını şöyle dile getirdi:
“Böyle bir şeyi hiç beklemiyordum. İnsan yaşlılığımda bana bir moral takviyesi oldu. Hastalanıyorsun ve her şeyi eskisi gibi yapamıyorsun. Artık yakınlarını kaybediyorsun. Sohbet edeceğin insanlar kalmıyor. Hepsinden önemlisi kitap okuyamıyorum. Hepinize çok teşekkür ederim. Sağ olun, Allah bin kere razı olsun. Allah hepinizi mesut ve mutlu etsin. İnşallah sizler vatanımıza milletimize daha hayırlı evlatlar yetiştireceksiniz. Çünkü imkanlar çok daha gelişti. Biz imkansızlıklarla bir şeyler başarmaya çalıştık.”

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.