Engelsiz Bilişimin kalbi Manisa’da atıyor

2011 yılında CBÜ koordinatörlüğünde yürütülen Engelsiz Bilişim Platformu, engellilerin teknolojilerden yararlanabilmeleri için Türkiye genelinde çalışmalar yapıyor.

Engelsiz Bilişimin kalbi Manisa’da atıyor

Platform Koordinatörü Mustafa Özhan Kalaç, engellilerin teknolojiden faydalanabilmeleri için ilk önce kurumlar arası işbirliğinin olması gerektiğini ve eğitimin önemli olduğunu vurguladı. Koordinatörlüğünü Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin (CBÜ) yaptığı Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu 2011 yılında kuruldu. CBÜ ev sahipliğinde yapılan Engelsiz Bilişim Sempozyumuyla bu platformu kurulmuş oldu. Engelsiz CBÜ Koordinatörü Öğretim Görevlisi Mustafa Özhan Kalaç tarafından platform çalışmaları yapılıyor. Kalaç, engellileri ilgilendirecek bütün alanlar için Türkiye genelinde çeşitli kongreler, toplantılar, konferanslar gerçekleştirerek, işbirliğini artırmaya çalıştıklarını söyledi.

İŞBİRLİĞİ OLMAYINCA ÇABALAR YETERSİZ 

Türkiye’de engellilerin ekonomik, sosyal, eğitim hayata katılmasına destek olmak için platformun çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Mustafa Özhan Kalaç, “Yaptığımız çalışmalarda şunu göndük. Türkiye’de engellilerle ilgili bir takım çabalar var. Fakat kurumlar arası işbirliği olmadığı için bu çabalar yetersiz kalıyor. Çabalar, imkanlar yetersiz kalıyor o zaman kurumlar arası işbirliğinde bir platformu altında kalarak bu alanda Türkiye çapında çalışmalar yapalım istedik. Kurulduğu günden biri koordinatörlüğünü CBÜ yapıyor. Kurumların ve bireylerin gönüllü bir topluluğu bu. Gönüllü bir topluluk olmasına rağmen birçok kurumdan daha fazla çalışma gerçekleştirdi” dedi.

TEKNOLOJİ ONLARIN HAYATINA KATALIM

Engel denildiği zaman hep tekerlekli sandalyelerin, rampaların akla geldiğini kaydeden Kalaç, “Bunları yapabilirsiniz, bunlar sorun değil. Fakat önemli engellerin hayata kazındırılması için ne yapabiliriz. Eğitime ve diğer çalışmalara katılabilmesi için bilişim ve diğer yönlerden yararlanmak gerekiyor. Görme engelli bir insan gazetelerde yazılanları okuyamıyor. Şayet onun önünde uygun bilgisayar, tablet ve içerisindeki ekran okuma denilen yazılımlar olmazsa onlar hiçbir şekilde okuyamıyor. Tekerlekli sandalye vermişsin, asansörü yapmışsın ama gazete okuyamıyor, televizyona bakamıyor, kitap okuyamıyor. İnternetten herhangi bir işlemi gerçekleştiremiyor. Yani teknolojiden yararlanamadığı sürece onun engelliği devam ediyor. Bu teknoloji bu kişilerini hayatına katalım, onların önündeki engelleri kaldırmış oluruz. Bilişim bir taraftan engelleri kaldıran bir unsur olurken, bir yandan da engellilere istihdam sağlar. Çünkü istihdam engelliler için önemli bir sorun. Özellikle görme engelliler, işitsel engelliler bilişim sektöründe çok rahatlıkla iş sahibi olabiliyorlar. Görme engelliler yazılım konusunda kendini rahatlıkla geliştirebiliyor. Microsoft Türkiye’nin en önemli yazılımcılardan biri görme engelli bir arkadaşımızdır. Yani bilişim bu insanların hayatına girdiği zaman onların topluma adapte olmaları çok daha kolay olur.” diye konuştu.

TEKNOLOJİ FİYATLARI BİRAZ AŞAĞI İNMELİ

Engellilerin bilişime ulaşımı konusunda erişebilirlik yönünden sıkıntı yaşadığını vurgulayan Kalaç,  sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut telefonlar, bilgisayarlar, iletişim araçları engellilere uygun olmadığı için bundan dolayı erişemiyorlar. Bir de İstanbul’da bulduğunuz bir ürünü başka yerde bulmanınız çok zor. Bulsanız dahi Türkiye’de bu teknolojiler çok pahalı. Bir görme engelli normal bir diz üstü bilgisayarı kullanabilmesi için onun üzerine 800 dolar daha harcayarak lisanslı ekran okuma programı alıyor. Biz bin TL’ye ulaştığımızı onlar 2 bin TL’ye ulaşabiliyor. Zaten gelir durumu düşük. Biz mümkün olduğunca bu yazılım ve teknolojinin Türkiye’de gelişmesi ve fiyatların biraz daha aşağı inmesi için çalışmalar yapıyoruz.”

ÖNCE EĞİTİMİ VERELİM

Türkiye’de engelliler için bilişim alt yapısının yeterli olduğunun altını çizen Kalaç, “Teknoloji var, bilgi var. Hatta yapılan birçok çalışma dünyaya örnek olacak bir çalışma. Türkiye’de en büyük sıkıntı kurumların işbirliği içinde hareket etmemeleridir. Bir yerdeki teknoloji Türkiye’nin her yerinde uygulanmalı. Boğaziçi’nde bir kütüphane var. 10 binden fazla eser var. Bu eserler görme engelliler için çok önemli. Bunu Türkiye geneline yayalım. Ama üniversiteler bundan faydalanmak istemiyor. Her kurum kendi adına bir şeyler yapmak istiyor. Eğer insanları eğitirsek, ekonomiye katkı sağlarlar. Böylece kimseye muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını giderebilirler. Bu konuda görme engelliler çok şanslı. Görme engelli kendi navigasyonunu yazabiliyor. Bundan dolayı bu insanlara ilk önce eğitim verelim.” şeklinde konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.