CUMHURİYET BAŞSAVCISI ŞİMŞEK İLK KEZ KONUŞTU!

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek son günlerde tartışmalara neden olan Manisa T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşamını yitiren 32 yaşındaki mahkum olayıyla ilgili ilk kez konuştu. Şimşek, bu konuda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını cezaevinin koşullarının ve imkanlarının kamuoyuna yansıtıldığı gibi olmadığını anlattı.

CUMHURİYET BAŞSAVCISI ŞİMŞEK İLK KEZ KONUŞTU!

ÖZEL HABER: BÜŞRA GÜRBÜZ - OĞUZHAN MERT ÖZSOY

Geçtiğimiz günlerde Manisa T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanan, ve o gece yatağında ölü bulunan 32 yaşındaki A.A’nın durumu Manisa’da tepkilere neden olmuştu. Mahkum yakınları 112 acil servis ekiplerinin A.A’ya iğne yapıp geri gittiğini ve ölüme mahkum bırakıldığını iddia etmiş ve cezaevi önünde eylem yapmıştı. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de eyleme destek vererek ölen mahkumun 50 TL’si olmadığı için hastaneye götürülmedi ve bu nedenle yaşamını yitirdiğini ifade etmişti.

Konuya açıklığıysa Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek getirdi. Sorularımıza cevap veren Şimşek iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade ederek mahkumun cezaevi hesabında 200 TL’si olduğunu kaldı ki parası olmasa bile tedavi için tüm koşulların ve araçların mevcut olduğunu söyledi.

“50 LİRASI OLMADIĞI İÇİN ÖLDÜ İDDİALARI DOĞRU DEĞİL, HESABINDA 200 TL VARDI”

50 lirası olmadığı için öldüğü ileri sürülen mahkumla ilgili iddiaların gerçekdışı olduğunu söyleyen Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek; “Vefat eden hükümlümüz bizim açık cezaevinde cezasını hırsızlık suçundan infaz eden bir arkadaşımızdı. Bize de yaklaşık 3 ay önce Antalya cezaevinden nakledilerek gelmiş. Vefat edene kadar da Saruhanlı tarafında yeni açılan T Tipi Cezaevimizin açık bölümünde kalıyordu. Olay Cumartesi akşamı rahatsızlanıyor. Cezaevindeki nöbetçi memurlar 112 Acil’i hemen haberdar ediyorlar. Yaklaşık yarım saat sonra ambulans geliyor. Doktor Bey muayene ediyor. Muayene neticesinde üst solunum yetmezliği tanısı koyuyor. Bir iğne vuruluyor A. A’ya ardından yarım saate yakın müşaade altında tutuluyor. Ondan sonra şahsı koğuşa gönderiyor ve doktor beyde araçla cezaevinden ayrılıyor. Ancak maalesef hasta gece herkes uykuda olduğu bir sırada vefat ediyor. Adli Tıp raporu neticesinde kesin ölüm nedeni belli olacak. Çünkü ölü muayenesinde herhangi bir darp, cebir izi veya herhangi bir ateşli silah veya bıçakla yaralama izi yok. İşin özü bu. Yani şahsa herhangi bir tıbbi müdahalede bulunulmadığı, tamamen mahkumun kaderine terk edildiği, hastaneye bile götürülmediği, 50 lirası olmadığı için vefat ettiği gibi söylentiler doğru değil. Zaten mahkûmun cezaevindeki hesabında 200 TL civarında bir parası vardı” dedi.

“NAKİL VE ARAÇ SIKINTIMIZ YOK”

Yeni açılan cezaevlerinin araç gereç konusunda eksikliklerinin olduğunu söyleyen Şimşek, Ancak duruşmalara, hastanelere mahkumları götürüp-getirme konusunda bir nakil sıkıntısının olmadığının altını çizdi. Şimşek; “ Şimdi kapalı cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin hastanelere bağlı olduğu statü ayrı, açık cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin rahatsızlandıklarında götürülüp-getirilme statüsü ayrı. Yani şimdi vatandaş bunu bilmiyor. Kapalı cezaevindeki tutuklu veya hükümlü rahatsızlandığında cezaevi idaresi bunu 112 Acil’e bildiriyor. Oradan acil gelip ilgiliyi muayene ediyor. Eğer hastada bir risk görüp, hastanede tedavi etme durumunu tespit ederse doktor, ambulans ve ring aracıyla birlikte hangi hastanede tedavi görecekse oraya götürülüyor. Ancak götürülen hastanede kapalı cezaevi tutuklusu veya hükümlüsü olduğu için mahkum, o hastanede mahkum koğuşu bulunması gerekiyor. Ve tedavi süresi boyunca da başında bir asker bekliyor. Açık cezaevinde ise statü tamamen farklı. Oradaki mahkumlar böyle bir rahatsızlık olduğunda ilgiliyi muayene ediyor ve eğer hastaneye götürülmesi gereken bir tanı koyarsa ambulansla birlikte yanına bir infaz koruma memuru veriliyor ve hastaneye gönderiliyor. Yani açık cezaevi mahkumları için götürüldükleri hastanede illa mahkum koğuşu gerekmiyor. Tedavi bittikten sonra ise ambulansla geri cezaevine getirmiyoruz. Mahkum cezaevi aracıyla geri dönüyor. Bazen açık cezaevi mahkumları ring aracıyla geri dönmek istemiyorlar. Taksi tutup infaz koruma memurlarıyla geri dönüyorlar. Doğal olarak da kişi kendi iradesiyle taksi ücretini ödüyor. Devlet bu parayı karşılamıyor. Onun dışında parası olmayan hükümlüler için ‘kardeşim orda kal’ da demiyoruz. Onlar bize devletin emaneti” dedi

“HEM VALİ BEY’E HEM DE İL SAĞLIK’A TALEPLERİMİZİ İLETECEĞİZ”

Cezaevlerinde, ‘ilaç ve doktor yok’ iddialarına da değinen Şimşek, “Bir Aile Hekimi’nin veya doktorun cezaevinde sürekli kalabilmesi için o cezaevindeki mahkûmların sayısının en az bin kişi olması gerekiyor. E Tipi’nde bu sayıyı yakalayamadık fakat şehir merkezine yakın olduğu için orada sorun olmuyor. T Tipi’ne ise haftanın en az 4 günü normal doktor, 2 günü ise diş hekimi geliyor. Öyle bir sıkıntımız yok. Zaten İl Sağlık ile da haftaya bir toplantı yapacağız,  orada bu sayıya ulaştığımız için sürekli bir doktor talebimiz olacak. Hem Vali Bey’e hem de ilgili kişilere bu konuyu yazılı ve sözlü olarak ileteceğiz” dedi.

“VATANDAŞLARIMIZ CEZAEVLERİNİN EVLERİNE YAKIN OLMASINI İSTEMİYOR”

T Tipi cezaevinin şehir dışında olmasının da eleştirildiğini dile getiren Şimşek, vatandaşların evlerine yakın yerlerde bir cezaevi olmasını istemediklerini söyledi. Cezaevlerinin şehir merkezlerine olan uzaklığının toplumda tartışılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Şimşek, “Toplumda ‘cezaevi şehrin merkezinde olamaz’ sıkıntısı var. Biz Fethiye’de böyle şehrin içinde cezaevi yapalım, yerli halka da cezaevi ziyaretçilerinden ekonomik gelir olur diye istedik. Ancak bölge halkıyla tüm konuşmalarımıza rağmen imza kampanyası başlatarak cezaevini şehrin merkezinde istemediler ve biz de yapamadık. İnsanlarımız hep şehir dışında olsun istiyorlar cezaevlerini” şeklinde konuştu.

"E TİPİ CEZAEVİ’Nİ KAPATACAĞIZ"

Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili Özgür Özel’in cezaevlerinde mahkumların nöbetleşe uyudukları şeklindeki sözlerine de yanıt veren Şimşek, “Türkiye’de genel olarak cezaevlerinin yetersizliği sorunu var ancak Manisa’nın Türkiye’deki diğer cezaevlerinden daha ağır şartları yok. Manisa T Tipi cezaevinde şu anda bin 40’a yakın tutuklu ve hükümlü var. Ancak aynı büyüklükte ülkenin başka cezaevlerinde ise şu an doluluk oranı bin 200’lerde. Mevcut cezaevlerinde doluluk fazla onu kabul ediyorum. E Tipi cezaevimiz eski bir cezaevi ve hijyen konusunda da elimizden geleni yapıyoruz. Ne kadar sürer bilmiyorum ama o cezaevimizi de yeni bir cezaevi yaparak kapatacağız. Sayın vekilin de Cezaevi Komisyonu’ndaki görevi nedeniyle bu konuda bilgi sahibi ve Türkiye’deki genel cezaevi problemlerini de biliyor” dedi.

"T TİPİ CEZAEVİ’NE 500 BİN TL’LİK ALT YAPI ÇALIŞMASI YAPACAĞIZ"

Hijyen konusundaki eleştirilerin sadece su sorunu olmasından kaynaklanabileceğini ifade eden Şimşek, “Yeni yapılan bir cezaevi burası hijyen sorunu yok sadece su sorunu var bunun için de çalışmalarımız devam ediyor en kısa zamanda da çözeceğiz” dedi. Şimşek sorunu çözme konusundaki süreci de şöyle anlattı; “ “Bakanlıktaki ilgili birimlerle de görüştük. Bize maddi ve manevi destekte bulunacaklarını ilettiler. Cezaevine yaklaşık 3-3,5 km mesafede 2 tane yeni drenaj kuyusu açıyoruz. Ve o bölgede yapılan çalışmalarda oradan verim alabilirsek cezaevine döşeyeceğimiz borular ile su taşıyacağız. T Tipi kapalı ve açık cezaevlerinde su sıkıntısı var. Bu konudaki eleştiriler doğru olabilir. Tankerlerle şu taşınarak problem çözülmeye çalışılıyor. Yerleşim yeri olmadığından bu sorun yaşanıyor. Bu alt yapı çalışması da bize 500 bin TL’ye mal olacak”

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.