CHP IŞİD İÇİN ÖNERGE VERDİ YENİ KATLİAMLARIN OLMAMASI İÇİN...

CHP Genel Başkan Yardımcıları Veli Ağbaba ve Sezgin Tanrıkulu ile Grup Başkanvekili Özgür Özel IŞİD terör örgütünün gerçekleştirdiği saldırılar ile örgüte Türkiye’den katılımın araştırılması ve etkin bir mücadele yöntemi belirlenmesi amacıyla araştırma komisyonu kurulması için TBMM’ye önerge verdi.

CHP IŞİD İÇİN ÖNERGE VERDİ    YENİ KATLİAMLARIN OLMAMASI İÇİN...

Önergede daha önce gerçekleştirilen saldırıların yeterince üzerine gidilmemesi nedeniyle Ankara katliamı ile karşı karşıya kalındığı vurgulanarak yeni katliamların önlenebilmesi için başta Ankara katliamı olmak üzere IŞİD terör örgütü tarafından yapılan saldırıların araştırılarak, IŞİD terör örgütüne Türkiye’den katılım kanallarının tespit edilmesi, bu kanalların coğrafi, sosyolojik, ekonomik nedenlerinin ortaya çıkartılması, böylelikle IŞİD ile mücadelede etkin bir yol haritasının belirlenerek gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması teklif edildi.


Genel Başkan Yardımcıları Ağbaba ve Sezgin Tanrıkulu ile Grup Başkanvekili Özel’in Ankara Katliamı ve IŞİD için hazırladığı Araştırma Önergesi şöyle: 

“TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

IŞİD adlı terör örgütü, Suriye’deki kaos ortamını değerlendirerek özellikle son üç yılda burada örgütlenmesini genişletmiş ve Türkiye ile sınır güvenliğindeki boşluğu da fırsat bularak buradan kendisine gerek lojistik destek gerekse örgüt elemanı sağlamıştır. Şubat 2013’te Cilvegözü ve Mayıs 2013’te Reyhanlı patlaması, 2014’te Niğde’de meydana gelen saldırı, 6 Haziran 2015’te Diyarbakır’da gerçekleştirilen canlı bomba eylemi ve 20 Temmuz’da Suruç’taki bombalı saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan yurttaşlarımızın acısı henüz dinmemiş ve toplumsal etkisi sürmekte iken 10 Ekim 2015’te meslek örgütleri tarafından düzenlenen Barış mitingine IŞİD adlı terör örgütü tarafından saldırı düzenlenmiş ve 102 yurttaşımız hayatını kaybetmiştir.

Adana’da MİT’e ait olduğu belirtilen ve insani yardım maddesi taşıdığı iddia edilen tırların emniyet güçleri tarafından durdurulması sonrasında IŞİD’e silah ve ekipman desteği sağlandığına yönelik kamuoyunda ciddi endişe oluşmuştur. Bu örgütün ortaya çıkış ve örgütlenme sürecinde AKP hükümetleri tarafından net biçimde terör örgütü olarak kabul edilmemesi dünya kamuoyu başta olmak üzere geniş çevrelerde Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiği izlenimini doğurmuştur. Hükümet yetkilileri ve hatta Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından bu gruba yönelik ‘öfkeli topluluk’ gibi sempatik görünümlü tanımlamalar bu algıyı daha da güçlendirmiştir.

Yargıtay tarafından verilen bir kararda, IŞİD adlı örgütün Türkiye tarafından resmi olarak terör örgütü kabul edildiğine dair bir veri bulunmadığından bu örgütle ilgili İçişleri Bakanlığından bilgi istenmesi gerekli görülmüş, yakın tarihli bir başka kararda ise Yargıtay tarafından IŞİD terör örgütü olarak kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Bu farklı tutumlar, Türkiye’nin resmi organlarca alınan ‘IŞİD Türkiye Örgütü’ ne ilişkin bir kararın bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin bu konuda hali hazırda attığı tek adım BM’nin terör örgütlerinin malvarlıklarına ilişkin uyguladığı tedbirlerin Türkiye tarafından da uygulanması noktasından ibarettir.

Reyhanlı, Cilvegözü, Niğde, Diyarbakır ve Suruç saldırılarının ardından bu olaylar yeterince araştırılmamış, sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında işlem yapılmamış ve yeni saldırıların meydana gelmesi önlenememiştir. IŞİD adlı örgüt, Adıyaman, Ankara, Gaziantep, Kilis gibi illerimiz başta olmak üzere Türkiye genelinde örgütlenmektedir. 20 Temmuz Suruç patlamasının ardından CHP grubu tarafından TBMM’ye verilen araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergemiz reddedilmiş ve bunun üzerine milletvekillerimiz tarafından oluşturulan komisyon Diyarbakır ve Suruç patlamalarını gerçekleştiren canlı bombaların Adıyaman nüfusuna kayıtlı olmasından hareketle bu ilde incelemede bulunmuştur. Burada tarafımızdan gerçekleştirilen araştırmada hiçbir istihbarat birikimimiz ve donanımımız olmamasına karşın bizim çıplak gözle gözlemleyebildiğimiz örgüt faaliyetleri, yıllardır Emniyet ve istihbarat birimlerinin yanı başında sürdürülmesine karşın görmezden gelinmiştir.

Gerçekleştirilen katliamların ardından yeterince araştırılma yapılmamasının yeni katliamların önlenememesi sonucunu doğurduğu bir gerçektir. Reyhanlı araştırılsa Niğde, Niğde araştırılsa Diyarbakır, Diyarbakır araştırılsa Suruç katliamının engellenebileceği, Suruç katliamının ardından yeterince üzerine gidilmediği ve TBMM tarafından buna karşı tutum alınmadığı için Ankara katliamı gibi tüm toplumu derinden sarsan hain bir saldırı ile karşı karşıya kalındığı kamuoyunca kabul edilmektedir.

Tüm bu nedenlerle TBMM’nin IŞİD terör örgütüne karşı bir tutum alarak bu örgütün gerçekleştirdiği katliamları araştırması elzemdir. Bu durumdan hareketle başta Ankara katliamı olmak üzere IŞİD terör örgütü tarafından yapılan saldırıların araştırılarak, IŞİD terör örgütüne Türkiye’den katılım kanallarının tespit edilmesi, bu kanalların coğrafi, sosyolojik, ekonomik nedenlerinin ortaya çıkartılması, böylelikle IŞİD ile mücadele de etkin bir yol haritasının belirlenerek gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddelerine göre Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederiz. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.