CBÜ'DE SOSYOLOJİK VE PSİKOLOJİK PERSPEKTİFTEN KADIN-ERKEK İLİŞKİLERİ TARTIŞILDI‏

Celal Bayar Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Kulübü işbirliği ile düzenlenen “Sosyolojik ve Psikolojik Perspektiften Kadın-Erkek İlişkileri” konulu panel, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

CBÜ'DE SOSYOLOJİK VE PSİKOLOJİK PERSPEKTİFTEN KADIN-ERKEK İLİŞKİLERİ TARTIŞILDI‏

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süheyla Sürücüoğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Necip Kutlu ve Prof. Dr. Sevinç İnan, öğretim üyeleri ve öğrencilerin ilgiyle dinlediği konferansın moderatörlüğünü, CBÜKAM Müdür Vekili Doç. Dr. Tülin Canbay yaptı. Doç. Dr. Tülin Canbay yaptığı konuşmada, “İletişim, yaşamımızın her anında olan bir faktör. Fakat bu iletişimi ne kadar doğru kurduğumuz çok önemli. İlişkiye yanlış adımlarla başlamak, yanlış iletişim yollarıyla bunu devam ettirmek, arzu ettiğimiz şekilde yürümesine engel olur. İletişim, çift taraflı bir olgudur. Karşımızdaki ile anlaşabilmemiz için, öncelikle dinlemeyi bilmeli ve iletişim kurabilmeliyiz” diye konuştu. Panelin ilk konuşmacısı İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Hande Şahin, “Sosyolojik olarak baktığımızda; karşımıza sosyalizasyon, toplumsal cinsiyet, statü ve rol beklentileri gibi kavramlar çıkıyor. Tüm bunlar aslında kadın-erkek ilişkisinin şekillenmesinin sosyolojik ve toplumsal alt yapısını oluşturuyor. Sosyalizasyon, insanın doğduğu andan ölümüne kadar tüm davranışlarını toplumsal beklentiler doğrultusunda şekillendirmesi demektir. Kadın ve erkek, dünyaya fizyolojik olarak çok farklı geliyor. Erkekler, beyin olarak daha çok adım adım ve çözüm odaklı ilerlerken, kadın beyninin sağ ve sol lobu arasında çok fazla bağlantı olduğu için, daha fazla konuya çok hızlı bir şekilde vakıf olabiliyor. Kadınların sürekli konuşması ve oradan oraya sıçraması tamamen bundan kaynaklanıyor. Örneğin, özellikle kız ve erkek çocuk, 4-5 yaşlarına geldiğinde birbirleriyle vakit geçirmekten hoşlanmıyorlar. Çünkü kız çocuklar, sürekli bir şeyler anlatmak istiyor fakat erkek çocuk çok fazla dinleyemediği için sıkılıyor. Dolayısıyla, kadın erkek ilişkilerindeki ilk kopmalar o zaman başlıyor” dedi. Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Artuner Deveci ise, “İnsan biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır. Bunları bir sacayağı olarak değerlendirir ve bu ayaklardan birini eksik bırakırsak, bu sacın üzerine koyacağımız şey sağlam durmaz. Kadın ve erkek ilişkisinde en büyük rolü oynayan biyolojik etkenlerdir. Sosyolojik ve psikolojik etkenler yapının tamamının oluşmasına katkı sağlar. Erkek ve kadın, insanlığı bütünleyen iki cinstir. Aslında birisi diğerinden üstün değildir; çünkü biyolojik, sosyolojik ve psikolojik açıdan farklı güçleri temsil ederler. Biyolojik olarak, erkeğin herhangi bir olaya yaklaşımı mantıki olurken, kadının bakış tarzını duygular belirler. Her iki cins de karşı tarafın kendisi gibi konuşup, düşünüp, tepki vermesini bekler ve dolayısıyla anlaşmazlıklar doğar” dedi. Oldukça sıcak bir ortamda geçen panelde, sorulara verdikleri esprili cevaplarla beğeni toplayan konuşmacılara, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süheyla Sürücüoğlu tarafından teşekkür belgesi ve çiçek takdim edildi.  



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.