BRÜKSEL ELEŞTİRİSİ!

PKK terör örgütünün düzenlediği silahlı ve bombalı eylemlerine karşı Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılı operasyonları devam ederken önce ‘TSK silahı bıraksın’ diyen ardından da bir takım görüşmeler yapmak üzere Brüksel’e giden HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’a AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ tepki gösterdi.

BRÜKSEL ELEŞTİRİSİ!

Yaptığı açıklamayla HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Brüksel’e gitmesini eleştiren AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Bu zihniyet sahipleri ne zaman başları sıkışsa Türkiye’yi şikayet etmek için batı dünyasına sığınır. Bu bunların 1848’li yıllardan beri alışkanlığıdır. 1848’li yıllardan itibaren kim siyasal kürtçülüğe soyunup Türkiye’de kim Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine ciddi bir şekilde meydan okumak istemişse soluğu batı dünyasına sığınmakla bulmuş, dış ülkelerin Büyükelçileri, Başbakanları ve Bakanlarıyla mektuplaşmıştır. Buna Yunanistan’ın heyetleri de dahildir. 1848’li yıllardan Osmanlı döneminden, Cumhuriyet dönemine, Menderes döneminden Özal dönemi ve Recep Tayyip Erdoğan Dönemine kadar bütün kürtçülük faaliyetinde bulunan illegal örgütlerle Türkiye’yi zayıflatmak, Türkiye’de otonom bir yapı kurmak veya ayrı bir devlet kurma gayesi içinde olanlar yabancı devletlerle, temsilcileriyle ne görüşmüşlerdir? Hangi yazışmalarda bulunmuşlardır? Bu görüşmeler ve yazışmalarla ilgili ciddi bir çalışma yapılmalıdır” diye konuştu.

DEMİRTAŞ KAÇAK GÜREŞİYOR

Terör örgütünün insanlık dışı ve terörist eylem ve saldırılarının karşısında güvenlik güçlerinin operasyonlarına devam ettiklerini kaydeden Özdağ, “Türkiye genelinde de PKK, DHKP-C, DEAŞ ve diğer terör örgütü elemanlarının tutuklamaları yapılıyor. Selahattin Demirtaş şu ana kadar PKK’yı kınayamadı. Sadece ‘Silahlar sussun’ dedi. Daha sonra ağız değiştirerek, ‘Tabi Türk Silahlı Kuvvetleri silahını bırakmaz ama eller tetikten çekilsin’ dedi. Oysa terörü tetikleyen ve çözüm sürecini sabote edenin hem kendileri, hem PKK, hem KCK olduğunu kendisi biliyor. Bunları bilip Kandile gitmesi gerekirken ve ‘Ey Kandil! Ne yapıyorsun sen, silahını bırak’ demesi gerekirken; daha önce nasıl Kandil’e Abdullah Öcalan’ın mektuplarını götürmüşlerse Şimdi de oturup binlerce kişinin imzalı mektubunu götürebilirdi. Bu mektupla birlikte, ‘Türkiye’de kan akmasın, ortak yaşama iradesini ortaya koyalım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bizim de vatanımızdır, artık bu kanın durması için PKK silahı bırakmalıdır’ demesi gerekirken soluğu her ne hikmetse Brüksel’de aldı. Demirtaş çözüme katkı sunması gerekirken neden Brüksel’e gidiyor, neden batı dünyasına sığınarak yardım istiyor? Türkiye Büyük Millet Meclisinde 80 Milletvekiline sahip HDP’nin Eş Başkanı yüzü kızarmadan, utanmadan emperyalist devletlere, batı dünyasına sığınmış ve Türkiye’nin silahı bırakmasını istemelerini kendilerinden rica etmiştir, onlardan duruma müdahalede bulunmalarını söylemiştir. Şu bilinmelidir ki batı dünyasının terörle yaptığımız mücadeleye hiçbir şekilde müdahale etme gereği de, hakkı da yoktur. Türkiye bireysel özgürlükler konusunda zirve yapmıştır. Herkes hukuk önünde eşit, eğitimde eşittir. Dengeli bir gelir dağılımı var ve bu dağılımı daha da iyi noktaya getirmek için çalışmalarımız devam ediyor. Kendisi bir partinin

Eş Başkanı olarak bireysel özgürlüklerde eksiklikler var ise, gelir dağılımında adaletsizlik var ise bunların düzeltilmesi için gayret göstermesi gerekirken hala kaçak güreşiyor” dedi.

HİÇ KİMSE HDP’YE GÜZELLEME YAPMASIN

HDP’lilerin ‘Kürdistan, Özerklik’ diyemedikleri için ‘Demokratikleşme, Kürtlerin hakkı’ gibi sözlerle laf canbazlığı yaptığını kaydeden Özdağ, “Kürtlerin hakkı öldürmekle geçmez ki. PKK,HDP ve KCK öldürmeye, askerimizi, polisimizi öldürenlere şapka çıkartmaya deva ediyorlar. Kim ölürse ölsün bunların vebali PKK, KCK ve HDP’nin üzerinedir. Bu nedenle Selahattin Demirtaş’ın Brüksele gitmesini Güneydoğu Anadolu’da yaşayan tüm vatandaşlarımıza havale ediyorum. Türkiye’de ki entelektüellere, aydınlara çağrıda bulunuyorum; Hiçbir kimse HDP’nin yaptığı bu eylemlere bir kılıf aramasın, güzelleme yapmasın. 12 Eylül öncesi Orak çekiçle, kızılyıldızla, Marx, Lenin, Stalin, Mao ile yapamadıklarını 12 Eylül sonrası ‘Cumhuriyet mitingleriyle kendimizi kamufle ederiz’ diye çıktılar ama başarılı olamadılar. Bu seferde HDP’nin üzerinden Türkiye ile hesaplaşmak istiyorlar. Ben Türkiye’nin yerli solcularını görmek istiyorum, Kemal Tahir’lerini, Cemil Meriç’lerini arıyorum. Fransa’da Fransız komünisti önce ‘Fransa bayrağı, Fransa’ der ve Komünizmi kalkınma aracı olarak kullanır. Ama Fransız bayrağını, Fransa’ya laf söyletmez. İngilizlerde böyledir. Ama Türkiye’nin komünistleri her ne hikmetse ‘önce Rusya, Çin’ diyorlardı şimdi ‘Önce PKK, HDP’ demeye başladırlar. PKK’nın eli kanlıdır, kan akıtmaya devam ediyor. Güneydoğu, Doğu Anadolu başta olmak üzere Türkiye’nin her yerinde bombalı, insanlık dışı terör eylemlerine devam ediyorlar. Bunlar akıttıkları kanda boğulacaklar. O nedenle televizyonlarda ister Paralel Yapının, ister Doğan Grubunun, ister bir başka grubun kanallarında PKK güzellemesi yapanlar er geç hukuk önüne çıkartılacaklardır, yargılanacaklar ve gereği hukuk devletinde mutlaka yapılacaktır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.