AKÇAY; “YOLSUZLUĞUN BULAŞMADIĞI KURUM NEREDEYSE YOKTUR.”

Mhp manisa milletvekili erkan akçay, “ allah kimseyi bülent arınç’ın yerine düşürmesin.”

AKÇAY; “YOLSUZLUĞUN BULAŞMADIĞI KURUM NEREDEYSE YOKTUR.”

2012 Bütçe Kesin Hesap Kanunun 3 üncü maddesi üzerine TBMM Genel Kurulunda konuşan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “Sadece çeteler bu kadar hukuksuzluğun, pervasızlığın içerisinde olurlar. AKP’nin devlet yönetim anlayışı iktidar-ı hükümetten çeteye dönüşmüştür.  Üç seçim kazandık diye ülkenin tapusunu aldığınızı mı sanıyorsunuz? Kasetleriniz çıkacak, millet yaptığınız yolsuzlukları öğrenecek diye mi internete sınırlama getiriyorsunuz? Evlatlar babalarından hırsızlığı öğrenir diyen Başbakan Erdoğan’a soruyorum, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda gözaltına alınan Ekonomi, Çevre ve Şehircilik ve İçişleri Bakanlarının çocukları bu icrai faaliyeti nereden öğrenmişlerdir? Bu işleri öğretenlerin başı kimdir?” diye sordu. Akçay, “  Yapılan yolsuzlular ayan beyan ortadayken Bülent Arınç’a yolsuzlukları tevil etmek gibi azap verici bir görev verilmiştir.  Arınç’da bu görev kapsamında yolsuzlukları tevil etmeye çalışmaktadır. Allah hiç kimseyi Bülent Arınç’ın durumuna düşürmesin.” dedi. 2012 yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 3 üncü maddesi üzerine TBMM Genel Kurulunda konuşan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “ 17 Aralık 2013’te başlatılan Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet, yolsuzluk operasyonu kapsamında İçişleri, Çevre ve Şehircilik ile Ekonomi Bakanı’nın oğulları ile beraber 52 kişi gözaltına alınmıştır.  Ayrıca Çevre Bakanının danışmanı ve bürokratları, Ekonomi Bakanın özel kalem müdürü, AKP Hükümetine yakın işadamları ile Halkbank Genel Müdürü ve AKP’li İstanbul Fatih Belediye Başkanı da gözaltına alınanlar arasındadır. Bu kişilerin yolsuzluk yaptığı, rüşvet alıp verdiği ihaleye fesat karıştırdığı, imar inşaat usulsüzlüğü yaptığı, kara para akladığıve tarihi eser kaçakçılığı yaptığı iddia edilmektedir. Operasyonda elde edilen çok ciddi deliller vardır. AKP Hükümeti bu suçluların üstüne gideceğine son iki günlük tutum ve davranışlarıyla bu olayları örtmeye ve saptırmaya çalışmaktadır. Hükümet mensupları bu davranışlarıyla devlet ve ülke yönetimini kaosa sürüklemektedir. Bakanlar istifa etmiyor. Hakkında bu kadar çok vahim iddialar bulunan bakanlardan çıt çıkmıyor, sadece “Bir şey çıkmaz.” diyorlar. Emniyet müdürlerini, şube müdürlerini, bu operasyonlarda görev alan emniyet personelini görevden alıyorlar, savcıları görevden almaya çalışıyorlar ve ilave savcılar vermek suretiyle soruşturmanın yönünü değiştirmek istiyorlar. Yani açıkçası soruşturmalar kapatılmak isteniyor, yolsuzluğun, rüşvetin, kaçakçılığın üstü örtülmek isteniyor.” dedi.  AKP Hükümetinin yolsuzluğun üzerine gideceğine yolsuzluk operasyonlarını cezalandırdığını söyleyen MHP’li Akçay, “ Başbakan Erdoğan ve hükümet mensupları iddialarla ilgili hiçbir şey söylemiyor sadece mugalata yaparak hedef saptırıyor. Özellikle Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç dünkü basın toplantısında mugalata yani laf kalabalığı yaparak konuyu saptırmaya çalışmıştır. Bülent Arınç, AKP iktidarında onbir yıldır üst kademelerde görev yapmış hatta TBMM Başkanlığı yapmıştır. Hukukçu olan Bülent Arınç’ın yolsuzluklarla ilgili yapmış olduğu açıklamalar Arınç,’ın devlet yönetimini bilmediğini veya bilmezlikten geldiğini göstermektedir. Arınç, Polisleri, emniyet şube müdürlerini bu operasyonla ilgili amirlerine haber vermemekle suçluyor. Emniyet mensupları yürütülen soruşturma kapsamında savcılara bağlı olarak gizli bir şekilde görev yaparlar. Eğer o şube müdürleri operasyonla ilgili bilgi verirlerse suç işlerler.  Emniyet müdürlerini görevden aldılar, şube müdürlerini görevden aldılar. Yani AKP Hükümeti, rüşvet ve yolsuzluğu ortaya çıkaran devlet görevlilerini cezalandırmaktadır. Haber verirse zaten ne olacak? Gezi olaylarında da birkaç defa söyledim Türkiye Büyük Millet Meclisinde İstanbul’un bir emniyet müdürü var mıdır? Yoktur. İstanbul’un bir valisi var mıdır? Yoktur. İstanbul’un bir belediye başkanı var mıdır? Yoktur. Ne vardır? Başbakan Erdoğan vardır.” dedi. AKP’nin devlet yönetim anlayışının iktidarı Hükûmet olmaktan çete olmaya dönüştüğünü söyleyen Akçay, “ Sadece çeteler bu kadar hukuksuzluğun, pervasızlığın içerisinde olurlar.  Eğer bu kadar hukuksuzluğun, pervasızlığın içerisinde olursanız AKP iktidarını çete olarak ilan ederim. Bu, bu kadar vahimdir. Ortaya çıkan deliller, bugüne kadar olanlar, devleti yönetme biçiminiz çeteye işaret etmektedir. Böyle devlet yönetimi olmaz. Aşiret dahi değilsiniz, aşiretin dahi bir geleneği, göreneği vardır, yüz yılların, bin yılların birikimi vardır. Fakat on bir yılda halkın oyuyla üç defa kahir ekseriyetle iktidar olmak sizi sanki ülkenin tapusunu geçirdiğiniz vehmine kaptırdı. Lütfen, bundan kurtulun.” dedi.

“EVDE PARA SAYMA MAKİNESİNİN NE İŞİ VAR?”
“ Meşhur polisiye kahramanı vardır Sherlock Holmes pek çoğumuz bilir, hele bugünlerde biraz daha fazla bilmemiz gerekir. Onun bir sözü vardır: “Kül tablasında kül hiçbir şey ifade etmez; eğer çarşafta kül varsa çok mana ifade eder.” Son iki gündür hep çarşafta görülen külleri görüyoruz. Bir banka genel müdürünün bankasının kasasında değil de evindeki ayakkabı kutularında milyon dolarlar bulunuyorsa, işte bu, çarşaftaki küldür; bu örtülmek isteniyor. Ben maliyeciyim, kırk yıl düşünsem hayal edemem. İlk defa birisinin evinde para sayma makinesi bulunuyor. Para sayma makinesi nerede bulunur değerli arkadaşlar? Bankalarda, vergi dairelerinde, döviz büfelerinde bulunur. Büyük şirketlerde, holdinglerde para sayma makinesi de bulunmaz. Onlar hesaplarını banka üzerinden yaparlar. Ama bunlar evde banka gibi çalışıyorlar. Her şey ayan beyan ortaya çıkmıştır. Yargı elbette bunların kararını verecektir. Fakat yargının bağımsızlığı, tasallut altına alınmak istenmektedir.”

“YOLSUZLUĞUN BULAŞMADIĞI KURUM NEREDEYSE YOKTUR.”
Çeşitli zamanlarda verilen yolsuzluk iddialarına ait yazılı, sözlü soruları, Meclis araştırmaları, genel görüşme önergeleri ve gensorular Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran AKP Hükûmeti tarafından hiç dikkate alınmadan reddedilmiştir. Bundan sonra verilecek araştırma önergeleri, soru önergeleri de yine aynı şeklide hasıraltı edilmeye çalışılırsa artık Hükûmet bunların altından kalkamaz. Özelleştirmeler yapıldı, yıllardık iktidar  45 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığıyla övünüyor ve burada kamu yararının gerektiği şeklide gözetilmediği, usulsüzlüklerin yapıldığı konusunda yargıya pek çok kararlar taşındı, yargı kararları çıktı fakat bu yargı kararlarını dahi baypas etme gayretleri AKP’nin en önemli çalışma alanlarından birisi olmuştur. Yolsuzlukların bulaşmadığı kurum ve kuruluş neredeyse kalmadı artık. Deniz Feneri, belediyeler, özelleştirmeler, Enerji ve Sağlık Bakanlığındaki yolsuzluklar ayyuka çıktı; yıllardır kayıtsız kalındı ve maalesef bu konuda yeterli toplumsal duyarlılıkların da oluştuğunu söyleyemeyiz. İhalelerdeki usulsüzlükler ve yolsuzluklar, sahte ilaç vurgunu, kamu bankalarından yandaşlara verilen ve hortumlanan krediler her gün, yıllardır medyada yer alıyor. AKP Hükûmetine yakın iş adamları ile Halk Bankası Genel Müdürü, AKP’li İstanbul Fatih Belediye Başkanı, Çevre Bakanlığı Genel Müdürü ve Çevre Bakanının Danışmanı, Ekonomi Bakanının özel kalem müdürleri, İçişleri Bakanı, Ekonomi Bakanı ve Çevre Bakanının çocukları ve sonra bunların, bizzat da kendilerinin de bu işin içinde olduğu hususunda çok ciddi deliller ve endişeler uyaracak birtakım veriler. Artık halkın Hükûmete, bürokrasiye ve yargıya güveni çok ciddi şekilde sarsılmaktadır.”

“YOLSUZLUKLARININ KAMUOYUNA ÇIKMASINDAN KORKAN AKP İNTERNETE YASAK GETİRİYOR”
Yolsuzluk operasyonu ile ilgili yapmış olduğu açıklamada “ Kasetler, fotoğraflar servise konacak tehditlerini biz de duyuyoruz.” demektedir. AKP Milletvekili de’ Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne üye olmayan internet servis sağlayıcılarının faaliyette bulunamamasına yönelik kanun teklifi vermiştir. Anlaşılan kendi kasetlerinin çıkacağından korkan AKP internete sınırlama getirmektedir.

“BÜLENT ARINÇ’A YOLSUZLULARI TEVİL ETME GÖREVİ Mİ VERİLDİ?”
Bu olayın en kötü tarafı da yolsuzlukların tevil edilmeye çalışılmasıdır. Her şey ayan beyan ortadayken, deliller kamuoyunun huzurundayken Bülent Arınç tevil etmeye çalışması, yolsuzluk sanki normalmiş duygusu uyandırıyor. Belki de topluma verdiği en büyük zararlardan birisi de budur. Allah hiç kimseyi Bülent Arınç’ın yerine düşürmesin. Yani yolsuzlukları tevil etmek gibi, azap verici bir görev verildi kendisine. Bu görevi bırakın hakkında iddiada bulunulan bakanlar açıklasın. Temiz toplum hedefine ulaşmak, devletimizi yıpratan, halkımızın devlete, siyasete ve siyasetçiye olan güvenini yeniden temin etmek gerekmektedir. Bunu da ancak hep birlikte yapabiliriz.

“AKÇAY’DAN MALİYE BAKANINA TERLETEN SORU”
Hükümeti temsilen görüşmelerde yer alan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soru soran MHP’li Akçay, “  Öncelikle söylemeliyim ki, bu sorunun muhatabı Maliye Bakanı değil, Sayın Başbakandır. 1994 yılında Belediye Başkanlığı sırasında “Bugüne kadar evladından hırsızlık öğrenen baba görmedim, duymadım. Hırsızlık babadan evlada geçer, evlattan babaya değil. Dolayısıyla “Yönetimlerde hırsızlık yukarıdaki üst yöneticilerden alttaki yöneticilere geçer, oradan halka yansır.” diyen Başbakan Erdoğan’dır. Buradan hareketle, Sayın Başbakanın bu açıklamasına göre hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda gözaltına alınan Ekonomi, Çevre ve Şehircilik ve İçişleri Bakanlarının çocukları bu icrai faaliyeti nereden öğrenmişlerdir? Bu işleri 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.