Ak Partili Özdağ: Erdoğan ve Davutoğlu Arasında Fikir Ayrılıkları Oldu

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, partideki kongre kararını yorumladı.

Ak Partili Özdağ: Erdoğan ve Davutoğlu Arasında Fikir Ayrılıkları Oldu

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, partideki kongre kararını yorumladı. Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında büyük kavgalar yaşanmadığını, ancak fikir ayrılıklarının olduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Manisa'da katıldığı hafızlık töreni sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. AK Parti'deki değişim kararının sorulması üzerine konuşan Özdağ, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana birçok sıkıntılı zaman atlattığını belirterek, "Başbakan 20 aydır görevdeydi. 22 Mayıs'ta kongre kararı aldık. Kendisi karar verdi. Parti içinde kalacak. Ebedi davalar fani şahıslar üzerine bina edilmez. Şahıslar öncülük, liderlik yaparlar, insanların nefesleri sayılıdır. Yapmış oldukları hizmetler hakkında tarihçiler, siyaset bilimciler hüküm verirler. Ahmet Davutoğlu'nun 20 aylık başbakanlığı ile ilgili tarihçiler değerlendirmeler yapacaktır. Önümüze bakmamız gerekiyor. Dünün sabahı dünde kaldı cancağızım, bugün yeni bir sabah yeni şeyler söylemek lazım. Eğer birlik ve beraberliğimize zarar verirsek Türkiye bizi affetmez. Anı değerlendirmek ve hizmet etmekle görevliyiz. AK Parti'nin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Bu parti bu badireleri atlatacaktır" dedi.

'FİKİR AYRILIKLARI OLDU'
Değişim kararının başkanlık sistemi tartışmaları ile alakalı olup olmadığının sorulması üzerine Özdağ şunları söyledi: 
"Bu gömlek dar geliyor. Bu sistemin değişmesi gerekiyor. Geçmişte İnönü ve Atatürk birlikte savaştı, ardından biri cumhurbaşkanı diğeri başbakan oldu. Çok ciddi kavgalar yaşadılar. Bu dönem içinde böyle kavgalar yok, fikir ayrılıkları oldu. İslam, zaten fikirde birlik istemez, itikatta birlik ister. Atatürk-İnönü kavgasında Atatürk küs gitti, görüşmek istemedi. Celal Bayar ile Menderes'in aynı şekilde mücadele ettiğini biliyoruz. Eğer bir didişmeye sebebiyet veren sistem varsa bu sistemin değişmesi gerekiyor. Türkiye'ye başkanlığın gelmesi icap ediyor. Türkiye zaten başkanlığa doğru gidiyor. Bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Hedefimiz başkanlık sistemini getirmektir. Anayasa değişiklik teklifimizi meclise sunuyoruz. Yazım aşamasında, daha sonra anayasa komisyonunda göndereceğiz. Büyük bir ihtimalle topyekün geçer. Ardından da genel kurula gelir. Burada CHP, MHP milletvekillerinin sağduyusuna güveniyorum. Er ya da geç Türkiye başkanlık sistemi ile tanışacaktır."

DEMİRTAŞ'A PİNOKYO BENZETMESİ
HDP'lileri de eleştiren Özdağ, HDP'nin bir proje olduğunu savundu. Özdağ, "Selahattin Demirtaş bir projedir. 7 Haziran öncesi ona 'Robin Hood' diyorlardı. Kendisi zaman zaman Selahaddin Eyyübiliğe özendi. Demirtaş olsa olsa Pinokyo olur. Başka bir şey olamaz. Pinokyolar ancak ve ancak PKK'nın marşlarını söylerler. Türkiye'nin bütününe, tarihine, geleceğine ihanet ediyorlar. İhanet cezasız kalmaz. Dokunulmazlıkları kalkacak. Şimdi de Pinokyo kıvırıyor. Kıvırma. Git mahkemeye, suçsuzsan gel değilsen git cezaevine. CHP ve MHP'ye büyük görev düşüyor. CHP'nin içinde HDP aşıkları, PKK aşıkları var. İnşallah yerli ve milli solcular gereğini yaparlar" diye konuştu.Özdağ; “Ebedi davalar fani şahıslar üzerine bina edilmez”
Manisa’da bir dizi programlara katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, AK parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun aldığı kararla ilgili gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Davutoğlu’nun 20 aydır başarılı bir sekilde görevini sürdürdüğünü ve aldığı kararın kendi kararı olduğunu kaydeden Özdağ, “22 Mayıs'ta kongre yapacağız. Ebedi davalar fani şahıslar üzerine bina edilmez. şahıslar öncülük, sözcülük, liderlik ve önderlik yaparlar. İnsanların nefesleri sayılıdır. Daha sonra da ebedi Dünya’ya intikal ederler. Devlet adamlarının ve siyasetçilerin yaptıkları hizmetler için tarihçiler, siyasal bilimciler hüküm verir” dedi.
Manisa Yunusemre ilçesinde Karaköy Kur'an Kursu tarafından düzenlenen hafızlık törenine katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ gerçekleşen programdan sonra basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.  Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun aldığı kararla ilgili de açıklamada bulunan Özdağ, devlet ve kurumlarda devamlılığın esas olduğunu belirterek, “Önemli olan kurumların ilkeleri, prensipleri, hükmü şahsiyetleridir. AK Parti bir yandan hayal bile edilemeyecek yatırımlara, icraat ve hizmetlere imza atarken bir yandan da vesayetçilerle, darbecilerle uğraştı. 22 Mayıs’ta gerçekleşecek olan kongreden sonra da yine aynı şekilde Türkiye'nin zenginliğini, özgürlüğü demokrasisini zirveye taşımak, insan hak ve özgürlüklerini genişletmek, fikir ve inanç hürriyetini batı standartları seviyesine çıkarmak için gayret sarf edeceğinden eminim" dedi.

TÜRKİYE’NİN BİRLİK VE BERABERLİĞE İHTİYACI VAR
AK Parti’nin 14 yıldır Türkiye’de iktidar partisi olarak hem ibadet yaptığını hem de şeytan taşladığını belirten Özdağ, “Bilindiği üzere Sayın Recep Tayyip Erdoğan AK Parti’yi ilk kurduğu dönemde siyasi yasaklı ilan edilmişti. Anayasa’nın tekrar yenilenerek değiştirilmesi, ardından da 367 garabeti gibi dayatmalarla karşılaşmıştı AK Parti. Daha sonra 27 Mayıs e-muhtırasıyla ciddi bir şekilde terbiye edilmek istendi. Ama gücünü milletinden alan bir AK Parti gerçeği tüm bunlara meydan okudu. Tüm bunların yanında ciddi bi şekilde ekonomik krizlerle mücadele edildi. Daha sonra 17-25 Aralık paralel yapının darbe girişimiyle ciddi şekilde sıkıştırılmak, millet iradesi üzerinde vesayet konulmak istendi. Hemen bunun ardından 6-8 Ekim Kobani olayları gündeme geldi. Bir iç savaş, Türk-Kürt kavgası çıkartmak istediler başaramadılar, başaramayacaklar. Şimdi 20 aydır görevde bulunan Sayın Başbakanımız ve Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu halen de görevlerine devam ediyor. 22 Mayıs’ta bir kongre kararı alındı. Bu kararı Sayın Davutoğlu’nun kendisi almıştır ve karar MYK ile Merkez Karar Yönetim Kurulunda değerlendirildi. Sayın Davutoğlu’nun kendisi parti içerisinde kalacak ve Milletvekilliğine devam edecek. AK Parti’nin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. AK Parti’nin birlik ve beraberliği aynı zamanda Türkiye’nin de birlik ve beraberliği. Türkiye’nin birlik ve beraberliği Türk Dünyası’nın, Arap Dünyası’nın, mazlum ve masum Afrika’nın, Balkanların birlik ve beraberliği” dedi.
ÖNCELİĞİMİZ YENİ ANAYASA
Öncelikli işlerinin Yeni Anayasayı çıkartmak olduğunu belirten Özdağ sözlerine şöyle devam etti, “Mevcut Anayasa vesayetçiler tarafından dayatılan bir Anayasa. Bizim bir an önce bu Anayasa’yı değiştirmemiz gerekiyor. 22 Mayıs'ta kongre yapacağız. Ebedi davalar fani şahıslar üzerine bina edilmez. şahıslar öncülük, sözcülük, liderlik ve önderlik yaparlar. İnsanların nefesleri sayılıdır. Daha sonra da ebedi Dünya’ya intikal ederler. Devlet adamlarının ve siyasetçilerin yaptıkları hizmetler için tarihçiler, siyasal bilimciler hüküm verir. Geçmişte Fatih ile ilgili olduğu gibi, daha sonra Mustafa Kemal ile sonra İnönü ile Celal Bayar'la Menderes'le ve Özal'la olmuş olduğu gibi de Sayın Ahmet Davutoğlu'nun 20 aylık başbakanlığı için de tarihçiler mutlaka değerlendirmeler yapacaklar. Önümüze bakmamız gerekiyor. Mevlana'nın çok güzel bir sözü var, 'Dünkü günün sabahı dünde kaldı cancağızım, bugün yeni bir sabah, yeni bir şeyler söylemek lazım.' AK Parti bu badireleri atlatacaktır. AK Parti'nin bunca badire atlattıktan sonra 22 Mayıs'ta yapacağı kongrede bir genel başkanla, daha sonra görevlendirilecek bir başbakanla beraber yine aynı şekilde Türkiye'nin zenginliğini, özgürlüğü demokrasisini zirveye taşımak, insan hak ve özgürlüklerini genişletmek, fikir ve inanç hürriyetini batı standartları seviyesine çıkarmak için gayret sarf edeceğinden eminim. Bizler de bunu bir parçasıyız. Çünkü mecburuz ve mahkumuz. Geleceğe uzanmak mecburiyetindeyiz. Eğer birlik ve beraberliğimize zarar verirsek, Türkiye bizi affetmez, millet bizi affetmez, tarih bizi affetmez ve dahası Allah bizi affetmez. O nedenle hep beraber bulunduğumuz demde, bulunduğumuz anda anı değerlendirmek ve hizmet etmekle görevliyiz."
SİSTEM DAR GELİYOR
Başbakan Davutoğlu'nun göreve devam etmemesinin başkanlık sistemi ile ilişkisi olup olmadığı yönündeki soruyu da cevaplandıran Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü;
"Tabi ki Türkiye'de sistem, gömlek dar geliyor. Bu sistemin değişmesi icap ediyor. Geçmişte Atatürk ve İnönü, Kurtuluş Savaşı'nı verdiler. 9 cephede beraber dövüştüler. Ardından birisi cumhurbaşkanı, birisi başbakan oldu. Çok ciddi kavgalar yaşadılar. Bu dönem içerisinde böyle kavgalar yok, fikir ayrılıkları oldu. İslam zaten fikirde birlik istemez itikatta birlik ister. Biliyorsunuz Atatürk ölüm döşeğinde İnönü ile görüşmek istememişti. Celal Bayar- Menderes mücadelelerini biliyoruz. Aynı zamanda Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlarıyla olan mücadelesini ve kendisinin atadığı başbakanla mücadelesini biliyoruz. Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu üyesiyken, Demirel şöyle demişti, 'Ben başbakandım, cumhurbaşkanları ile didiştim. Daha sonra cumhurbaşkanı oldum. Bir bayanın Sayın Çiller'in atanmasına vesile oldum, onunla didiştim. Şimdi de Sayın Recep Tayyip Erdoğan büyük ihtimal cumhurbaşkanı olacak, daha sonra birisi başbakan olacak ve onunla didişecek. Sistem böyle bir şey, bunun değişmesi lazım.' Onun için bir didişmeye sebebiyet veren bir sistem varsa, bunun değişmesi gerekiyor, Türkiye'ye başkanlığın gelmesi icap ediyor."
KAOSA GEREK YOK
Türkiye'nin başkanlık sistemine doğru ilerlediğine işaret eden Özdağ, "Bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bir yandan Suriye'de çok ciddi iç karışıklıklar var ve oradaki karışıklıklar bizim ülkemizi de tetikliyor. O nedenle bugün Türkiye'de bir kaosa gerek yok. Türkiye'nin artık bir başkanlık sistemine doğru gitmesi gerekiyor. Hedefimiz başkanlık sistemini getirmek, bunu da kamuoyuyla paylaşacağız. Yeni Anayasa değişiklik teklifimizi Meclise sunacağız. Şu an yazılım aşamasında. Bunu Anayasa Komisyonunda da değerlendireceğiz. Büyük bir ihtimalle tüm maddelerin topyekün geçeceğine inanıyorum. Ben burada MHP’li ve CHP’li Komisyon üyelerinin, Milletvekillerinin sağduyusuna inanıyorum. Türkiye'nin zenginleşmesi, özgürleşmesi, birinci sınıf devlet olabilmesi başkanlık sisteminden geçecek. MHP’nin Kurucu Başkanı Alparslan Türkeş’te Başkanlık sisteminin geçilmesini istiyordu. Turgut Özal, Süleyman DemirelBaşbakan ve Cumhurbaşkanıyken aynısını söylüyordu. Demek ki Türkeş’te, Demirel’de, Özal’da haklıymış. Türkiye’nin bir Başkanlık sistemine ihtiyacı var. " değerlendirmesinde bulundu.






 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ergun1071 - 8 ay önce
akp MKYK sında 2 kişi Davutoğlu için oy kullanmış.....biriside ihaleci Selçuk ....yani Selçuk ardında bülentin olması bir işe yaramaz.....BUNDAN SONRA ER KİŞİ NİYETİNE .....SİYASİ MEVTASIN
Avatar
Zekeriya YILDIZ - 8 ay önce
Dünya mazlumlarının umudu…
En güçlü kale,
Çok belalılara muhatap oldu…
Çok zorluklar atlattı…
Dünün sabahı dünde kaldı…
Ebedi davalar ve fani şahıslar…
Şahıslar öncülük, liderlik yaparlar…
İnsanların nefesleri sayılı…
Allah(cc) birlik ve beraberliğinizi bozmasın.
Birlik ve beraberlik içinde,
Merhamet medeniyetine!