YUNT-DER 'İN KONUĞU MANİSA CUMHURİYET BAŞSAVCISI OLDU

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Enis Yavuz Yıldırım, 22 yıldır hakimlik ve savcılık mesleğini yürüttüğünü ifade ederek, Manisa'nın görev yaptığı 7. il olduğunu belirtti.

YUNT-DER 'İN KONUĞU MANİSA CUMHURİYET BAŞSAVCISI OLDU


YUNT-DER ’İN KONUĞU MANİSA CUMHURİYET BAŞSAVCISI OLDU

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Enis Yavuz Yıldırım, 22 yıldır hakimlik ve savcılık mesleğini yürüttüğünü ifade ederek, Manisa’nın görev yaptığı 7. il olduğunu belirtti.

Yunt-Der ile tanıştığında bir hususun kendisini memnun ettiğini dile getiren Yıldırım, belirli bir bölgede grup köylerin bir araya gelip, tek çatı altında toplanması ve bir sivil toplum kuruluşu oluşturmasının kendisini mutlu ettiğini söyleyerek, derneği kuranlara teşekkür etti. Manisa’da 2012 yılında yaklaşık 17 bin olayın Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettiğini kaydeden Yıldırım, “Bu emniyet ve jandarma bölgesinden gelenlerin toplamıdır. İlimizde bir Cumhuriyet Başsavcısı, bir Cumhuriyet Başsavcısı Vekili ve 17 Cumhuriyet Savcısı intikal eden olaylara bakıyor. 17 bin olayın yaklaşık yüzde 50’si takipsizlikle sonuçlandıysa, yüzde 50’si de hakkında da kamu davası açılmış ve ilgili ceza mahkemelerinde yargılamalar yapılmıştır. ” dedi. 
Toplumun en az bilgi sahibi olduğu konunun yargı konusunu olduğunu dikkat çeken Yıldırım, bunun iki sebebi olduğunu belirterek, “Birincisi yargının yüzü soğuktur, çok fazla bilmeyi arzu etmeyiz. Bir diğeri de biz yargı mensupları çok fazla konuşmayı sevmeyiz. Yargıyla ilgili konular genelde televizyondan izlediğimiz, gazetelerde okuduklarımızla sınırlıdır. Ondan dolayı bu tür sohbetlere her zaman ihtiyacımız var. Çünkü hukuk hayatımızın her alanında var. Adalet her zaman hepimize lazım olacak bir kavram. Zaman zaman toplumun beklentilerini karşılamaktan uzak kalabilir, zaman zaman kişisel beklentileri karşılamaktan uzak kalabilir. Ama varlığına olan ihtiyaç hiçbir zaman tartışılmaz” dedi. 
Vatandaş suça muhatap olduğu zaman, suç mağduru olduğu zaman bulunduğu yere göre jandarmaya, polise ya da doğrudan savcılığa getirdiğini ifade eden Yıldırım, “Halk arasında yanlış bir bilgi var. Önce savcılığa gidilmez, emniyete ve jandarmaya gidilir diye. Bulunduğunuz yere göre emniyete, jandarmaya gidebileceğiniz gibi doğrudan savcılığa da gelebilirsiniz. Çünkü, emniyete, savcılığa da gitseniz soruşturmanın esas sahibi cumhuriyet başsavcılığıdır. Jandarma ve emniyet olayla ilgili cumhuriyet başsavcılığına bilgi vermek zorunda. İlgili savcının iznini alarak soruşturmaya devam eder. 
Cumhuriyet Savcılığının Ceza İnfaz Kurumlarına da baktığını söyleyen Yıldırım, “Manisa Açık ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 1000’e yakın hükümlü ve tutuklu misafirimiz olarak kalıyor. Ceza İnfaz Kurumunda da yıllardır algılanan, bilinen ceza infaz sisteminin çok dışında bir infaz sisteminin olduğunu söylemek istiyorum. Biz yargı olarak, adalet olarak artık hükümlülerin dört duvar arasında barındırmaktan ibaret infaz anlayışının dışına çıktık. Biz artık insanları artık dört duvar arasında tutalım, hükümlüleri cezaları infaz edildikten sonra serbest bırakalım diye bir arayışın içerisinde değiliz. Biz, infazda temel hedef olarak kişi cezaevine geldiği günden tekrar toplumun içerisine gireceği zamana kadar, bu topluma en sağlıklı şekilde nasıl entegre edebiliriz, onun planlanmasıyla çalışıyoruz. Bu konuda teknik altyapımız, personel alt yapımız, geçmişe kıyasla son derece üst düzeyde” dedi. 
Birçok konuda uzmanların sayısının artması dolaysıyla Ceza İnfaz Kurumlarında birebir hükümlü tutuklulara, psikologlar, sosyologlar, sosyal hizmet uzmanları aracılığıyla eğitim maksatlı çalışmalar yaptıklarının altını çizen Cumhuriyet Başsavcısı Yıldırım, “Cezaevine girdikten daha iyi bir şekilde topluma faydalı olacak bir şekilde çalışmalarımız var. Meslek edindirme kurslarımız var. Bu noktada Milli Eğitimle, Halk Eğitimle, İŞKUR ile çeşitli kurumlarla işbirliği yapıyoruz. İş ve meslek edindirme kursları açıyoruz. Genellikle suç işleyen insanları ödüllendiriyor muyuz? gibi sorularla karşılaşıyoruz. Bizim temel anlayaşıyımız şudur. Ceza İnfaz Kurumu’ndan kişi ister 5 sene yatar ister, 10 sene yatar. Çıktıktan sonra o kişi bu toplumun gerçeğidir. Yine sizin çocuklarınızla, sizin ailelerinizle aynı sokaklarda yaşayacaklar. Dolaysıyla biz bu gerçeğe sırtımızı dönme lüksüne sahip değiliz. Biz varsa bir takım yanlışlıkları, bunları düzeltip, bu toplumun güvenilir bir bireyi haline getirmek çabası içerisindeyiz” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.