Yetmez ama evet

Yetmez ama evet

Yetmez ama evet

Yetmez ama evet

Ligin lideri olursan, beklentiler de büyük oluyor. Senden lider gibi oynaman bekleniyor. Olmadı mı? Nasıl lider deniyor. Ama sen bunların hiç birine kulak asma. Bildiğin yolda devam et. İster lider gibi oyna, ister yalandan oyna ama nasıl oynarsan oyna sahadan puansız ayrılma. Diyorlar ki Karşıyaka şöyle, Karşıyaka böyle… Hacizler, kaçanlar, olaylar olaylar… Ama maç öncesinde dediğim gibi daha doğrusu Murat Yalçın kardeşimin yazımın başladığında yaptığı düzeltme gibi onun adı Karşıyaka… Eksik de olsa, parasız da kalsa bir camia. Bu yüzden de hafife almak büyük hata olurdu. Öncelikle böyle bir hataya başta Teknik Direktör Reha Erginer ve ekibi düşmedi. Her yanı sorunlarla dolu, kafası karışmış, morali bozulmuş bir takımı bir de ben ezeyim şanım yürüsün, tarihe geçeyim denmedi. Belki herkes ezici bir üstünlük, ezici bir skor bekliyordu. Ortadaki tablo da bunu destekliyordu. Ama belli ki Reha hocanın gaza gelecek hali yoktu. Bu yüzden de maça temkinli başladılar, kontrollü oynamaya çalıştılar. Biraz stres yaptılar. Biraz da heyecana kapıldılar. Belki de saha da ege derbisinin havasına tek başlarına girdiler. Derbinin stresi Manisaspor’un oyununu da etkiledi. (Gerçi ben bu maçı derbi olarak görmüyorum ama, toplum baskısı bize de böyle yazdırıyor işte. Neyse bu derbi meselesinin açıklaması uzun sürer.) Bir türlü istenilen oyun ortaya konmadı. Manisaspor’u diğer takımlardan bir gömlek ayıran ve şuan ki konuma taşıyan bol pas yapma, orta sahayı kontrol altına tutma özelliği sahaya bir türlü yansımdı. Orta alana sıkışan, pozisyonu olmayan bir maçın içinde bulduk kendimizi. Tribünlerdeki heyecan olmasa, sıkıntıdan çatlayacak hale geldik. Tam bu sırada, skorboardda 35 rakamı yandığında, tribünlerden Göztepe sesleri yükseldiği anda Kahe’nin farkını gördük. Sıkışmış oyunda Benjamin’in muhteşem ortasına öyle bir yükseldi ki kafayı öyle bir çaktı ki, Necati baka kaldı. Sanki golü kafasıyla değil, eliyle attı. Çünkü öyle bir noktaya bıraktı ki topu, elliyle atsa o top o nokta zor giderdi. İşte klas oyuncu, lider oyuncu diyorlar ya. İşte o tabir böyle futbolcular için kullanılıyor. İşler kötü giderken, sahada bocalarken, kilitlenen oyunu açamazken, böyle oyuncular sahneye çıkıyor. Böyle oyuncular ile de maç kazanılıyor. Gelelim maçın hakemi Özgür Yankaya’ya… Maç boyunca yaptığı en bariz hata düdüğünü geç çalması. Böyle olunca da insan ister istemez çıldırıyor. Kırmız kartlık pozisyon da bile düdüğünü çalmak için bekledi. Neyi bekledi, neden bekledi anlamak mümkün değil. Madem hareketi kırmızı kart olarak görüyorsun, cart diye çalacaksın düdüğü. Beklersen, rakipte haklı olarak isyan ediyor. Bir de penaltı itirazları var. Bence devam kararı doğru. Ama şurada sorun var. Karşıyaka 10 kişi kaldıktan sonra daha bir saldırgan, daha bir istekli oynadı. Mansiaspor tam aksine sanki sahada eksilen takım ruhunu aldı. 90’ın artılarından bulunan pozisyonlar ise normaldi. Onların atılamaması ise anormaldi. Tribünler tıklım tıklımdı. Manisa da şenlik havası vardı. Ama bu şenlik havasının ne yazık ki sadece bu maça özel bir şenlik havası olduğunun bilinmesi  insanı üzüyor. Gönül istiyor ki, bundan sonra her maçta böyle tribünlerde dolu olsun. Böylesine coşku olsun.  Bu maç için oynanan futbol zorlu ikinci yarı için yeterli değil. Ama sonuç yeterli.  Bundan sonra nasıl oynadığının değil, ne kadar puan aldığına bakıldığını düşünecek olursak, bence mesele yok.    

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.