Yarından sonra seçim.

Yarından sonra ne/neler olacak? Kimine göre sadece sıradan bir seçim, kimine göre de, seçimden çok daha öte bir tercih.

Yarından sonra seçim.

Yarından sonra seçim…

Yarından sonra ne/neler olacak? Kimine göre sadece sıradan bir seçim, kimine göre de, seçimden çok daha öte bir tercih… Referandum öncesi başlayıp 12 Haziran gününe dek süren, meydanlarda çok sesli, sanal ortamda sessiz ama çok kıyasıya bir mücadelenin galibi belli olacak. 12 Haziran, Türkiye’nin geleceğine yön verecek bir kırılma noktası olacak..! *** Türkiye siyasi geçmişinde iktidar olmuş her parti zamanla yıpranmış, bir sonraki seçimde ya zayıflamış ya da meclis dışı kalmış iken, bu gelenek, yaklaşık son 9 yıldır tek başına iktidar olan AK Parti ile yok oldu. Yıpranmak bir yana, girdiği her seçimden daha güçlü çıktı. 12 Eylül referandumunu da eklersek, gerçekten bir siyasi parti için çok önemli başarı denebilir. Bu başarının ardında neler olduğunu, 2001 kriz dönemi ve geçen son 9 yılı düşünerek, hafızamızı iyi yoklayarak anlayabiliriz. *** 2001’de, ülkede cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşanmış, gecelik repo faizi yüzde bin 700’e çıkarken, Borsa 7000’lere düşmüş ve adeta çakılmıştı. Memur maaş alamamış, 21 banka batmış veya hortumlanarak batırılmış, esnaf kepenk indirmiş, kapanan işletmeler yüzünden kahvehaneler işsizlerle dolmuştu. Gazetelerde, televizyonlarda her dakika zam haberleri... Piyasalarda tam bir güven bunalımı… Önünü göremeyen Türkiye, IMF’den para dilenen bir ülke haline gelmişti. O dönemin en üzücü sonuçlarından biri de, borcundan dolayı bunalıma girip canına kıyanlar… Yıkılan yuvalar… 2001 krizinin ekonomik, sosyal ve siyasal faturası bu ülkeye çok pahalıya mal oldu. Krizin neden olduğu ruhsal çöküntünün etkileri ise hala zihinlerde yerini koruyor. Yeri gelmişken; o dönemde henüz çocuk yaşta olan ve bu seçimde ilk kez oy kullanacak 1.5 milyon genç nüfus olduğu ifade ediliyor. *** Bu hatırlatmanın ardından, 2001 yılı sonrasına bakalım: Her alanda enkaza dönmüş bir ülkeyi devralan AK Parti hükümeti, uyguladığı ekonomi modeliyle kısa zamanda piyasalara güvenin gelmesini sağladı. Özelleştirmeler başta olmak üzere çeşitli şekillerde sağladığı kaynaklar ve mali disiplinle ekonomik verileri iyileştirdi. Bürokratik çok sayıda engeli kaldırarak, yatırımların ve istihdamın önünü açtı. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan, turizme, hayatın her alanında ortaya koyduğu yeniliklerle 2001 krizinin etkilerini büyük ölçüde sildi. Halkın korkulu rüyası haline gelen enflasyon tek haneli rakamlara indi. Bir zamanlar kapısında dilendiğimiz IMF’ye bugün ihtiyaç duymadan yoluna devam eden bir Türkiye’deyiz. Kimileri görmezden gelse de, bugün artık geçmişte hayal gibi gözüken hızlı trenlerimiz, ambulans helikopterlerimiz, uçaklarımız var. Gelişen savunma sanayimiz, her geçen yıl artan milyarlarca dolar ihracatımız var. Bugün artık, büyüyen ve güçlenen, komşularıyla barışık, dünyada itibarını her geçen gün arttıran Türkiye var. Sayısız değişim, dönüşüm ve yenilik… *** Seçim meydanlarında ve siyasi kulislerde iktidar partisinin eleştirildiği iki konu var. Biri cari açık, diğeri ülke bölünüyor safsatası… Üretim planlamamız yerine oturdukça, ihracat artışımız devam ettikçe cari açığımız da zamanla kapanacaktır. Bunu çözülemeyecek bir sorun olarak hiç görmüyorum. ‘Demokratik Açılım’ konusunda ise; ülkedeki terör sorununun yıllarca silahlı mücadeleyle çözülemediği açıkça ortada. Bu kanlı örgütün elinden propaganda malzemelerini almak, Kürt kökenli vatandaşların demokratik ve makul taleplerine cevap vermek, sözde değil özde kardeşliği pekiştirecek adımlar atmak, bölünmeyi değil aksine daha güçlü birlikteliği sağlar. Kürt kökenli biri olarak önemle, altını çizerek şunu söyleyebilirim: Kürtler bu topraklarda hiçbir ayrım olmadan kardeşçe, bir arada, huzur ve refah içerisinde yaşamayı arzuluyorlar. Kürtler hiçbir zaman bu ülke için tehlike olmadı. En büyük tehlike: Türkçülük ve Kürtçülük..! Irkçılık..! *** Yukarıda yazdıklarımı okuduktan sonra taraflı bir yazı kaleme aldığımı düşünenler olabilir. Herkesin siyasi tercihine, duruşuna, görüşüne saygı duyarım ancak, bana bu yönde yapılacak bir eleştiriyi de önemseyeceğimi söyleyemem. Her zaman doğrunun tarafı oldum, doğru yapılan her işi de destek verdim. Bu anlamda, son 9 yılda ülkeye yapılan hizmetleri görmezden gelmem söz konusu olamaz. Bunları bir başka parti yapmış olsaydı görmezden gelmez, yine yazardım. Mevcut iktidarın bana göre elbette hataları da olmuştur. Hala yanlış bulduğum uygulamalara devam edilmektedir. Örneğin, seçim öncesi siyasi partilere yapılan hazine yardımı; bir çok ülkede olmayan, milletvekillerine 2 yılda emekli olma hakkı. Artık milletvekilliği emeklilik makamı olmaktan çıkarılmalıdır. Zaten parasız birinin bu ülkede milletvekili olması mümkün değil. Bir de üstüne kıyak emeklilik… *** 12 Eylül referandumunda “Evet” diyen AK Parti bir tarafta, “Hayır” diyen CHP, MHP ve BDP diğer tarafta yer aldı. 12 Haziran öncesi siyasi tabloya baktığımızda durum aslında farklı değil. Yine bir tarafta AK Parti, diğer tarafta sessiz ittifak. Ortaya çıkan ses kayıtları, Manisa’da şahit olduğumuz; CHP’lilerin MHP’yi, MHP’lilerin de CHP’lileri alkışlaması bunu açıkça gösteriyor. Yeni dönemde bir koalisyon hükümeti oluşturma çabaları çok net şekilde göze çarpıyor. Bazı medya organları da bu oluşumu destekleyici yayınlarıyla düşüncemi destekliyor. ***  9 yılda yaptığı hizmetleri referans alarak, 12 Haziran’da halkın da yeterli desteğini alırsa AK Parti, yeni dönemde yine tek başına iktidar olacak. Yapılan kamuoyu yoklamaları da bu sonucu gösteriyor. AK Parti’nin hedefi, Meclis’te yeni anayasayı oluşturabilecek sandalye sayısına ulaşmak. MHP’nin baraj altı kalması durumunda ise, AK Parti rekor bir sayı ile mecliste temsil edilecektir. Her iki durumda da, bana göre ülkede artık bir kırılma noktası yaşanmış demektir. Bu kırılma neyin kırılması diye merak edenler için ifade edeyim: Ergenekon, darbeler, özerklik, statüko, üstünlerin hukuku, kan emici sermaye grupları vs… ***  Yarından sonra, yani 12 Haziran’da x partinin veya partilerin değil, Türkiye’nin kazanacağı bir seçim olması dileğiyle…

Özcan Aydın


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.