YALNIZLIK

Azımız Bahamalar gibi birbirine kenetlenmiş, bir arada... Çoğumuz Kıbrıs gibi ortadan ikiye bölünmüş arayışta...

YALNIZLIK

YALNIZLIK...   İnsanı mutsuz eden yalnız olmak değil, yalnız kalmaktır... Yalnız olmak bir tercihtir çünkü, yalnız kalmak kederli…   İnsan bir adadır, çevresinde yalnızlık deniziyle kuşatılmış... Ne kadar kulaç atsak uzaklaşamayız adadan, kaçamayız kendimizden.   Kimimiz adamıza kimseyi yanaştırmak istemeyiz, kalın surlarla çeviririz çevresini, başlarına nöbetçiler dikeriz, geleni tartmadan, bize acı verip veremeyeceğini ölçmeden almayız içeri. Kimimizin, her gelene açıktır kapısı, kabul ettikten sonra tanımayı severiz.   Yaşamımız boyunca adamıza bir yığın insan gelir gider. Çoğu geçicidir, bir uğrayıp giderler kendi denizlerine. Onları kıyıda ağırlarız yalnızca; doğamızı, havamızı, tutkularımızı, hırslarımızı, hazlarımızı ve kederlerimizi tanımadan yollarız onları; kimi iş arkadaşımızdır, kimi komşumuz, kimi de zorunluluktan görüşmek zorunda kaldığımız bir yığın insan. Yığınla ifade ederiz onları, tek tek bizim için bir önemleri yoktur, bir daha görmediğimizde merak bile etmeyiz.   Kimileri dostlarımızdır... Adanın her yerine götürürüz onları. Vahşi hayvanları da gösteririz, meyve bahçelerini de. Ağırlarız onları, gitmelerini istemeyiz. Kıyıda oturup yıldızlara bakarken, içimizi dökeriz. Ruhumuzu alabildiğine kuşatan yalnızlığımızı paylaşırız. Adamızı nasıl değiştirebileceğimizi, nasıl koruyacağımızı, nasıl daha verimli hale getirebileceğimizi sorarız, sorgularız, dinleriz, değerlendiririz. Bir gün kızıp gitse de, küsse de ya da biz onu kovsak bile onlar hep dostumuz olarak kalır.   Bir de aşklarımız vardır, Her gelenin son gelen olduğunu sandığımız...   Her yeni aşkta tekrar düzenleriz adamızı, eski aşklardan kalan izleri temizleriz, her yeni gelenle cennet sayarız adamızı. Dostlarımızdan bile esirgediğimiz yerlere götürürüz onları. Dizinde ağlar, koynunda güleriz. Yalnızlık denizimiz mutluluk deryasına dönüşür. Bedenlerimiz bütünleşince ruhlarımızın da birleştiğini hisseder, yalnız olmadığımız sanrısına kapılırız. Oysa yalnız olmak değil yalnız kalmaktır insanı mutsuz eden, çekip gidince anlarız... Aşklarımız böyledir, ya talan eder adamızı, ya cennet. Ya tarumar oluruz yıkılmış surlarımızın önünde, ya da bahtiyar…   Hayat bir tutunma mücadelesidir... Kimimiz, yalnızlığımıza tutunup, yalnız bırakılmaktan korunuruz... Kimimiz dostlarımız ve aşklarımıza tutunup yalnız olmanın kaçınılmazlığından kaçmaya çalışırız...   İnsan bir adadır... Azımız Bahamalar gibi birbirine kenetlenmiş, bir arada... Çoğumuz Kıbrıs gibi ortadan ikiye bölünmüş arayışta...   Ama hepimiz yalnızlık deniziyle çevrelenmiş; Bazen durgun, bazen med-cezir…

Tuna ERSÖZ


Etiketler; #yalnızlık

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.