TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI MANİSA'DA MASAYA YATIRILDI

Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi Hakan Okçal, Manisa'da katıldığı bir toplantında gazetecilerin, Güney Kıbrıs'ın Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı yapması konusunda sorduğu soruya, "Biz bir kere Kıbrıs Cumhuriyeti isimli bir devleti kabul etmiyoruz. AB ile ilişkilerimiz neredeyse donmuş durumda, belki böylece Avrupa Birliği devletleri aklını başına toplamış olacak." yanıtını verdi.

TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI MANİSA'DA MASAYA YATIRILDI

TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASI MANİSA’DA MASAYA YATIRILDI

Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi Hakan Okçal, Manisa’da katıldığı bir toplantında gazetecilerin, Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı yapması konusunda sorduğu soruya, “Biz bir kere Kıbrıs Cumhuriyeti isimli bir devleti kabul etmiyoruz. AB ile ilişkilerimiz neredeyse donmuş durumda, belki böylece Avrupa Birliği devletleri aklını başına toplamış olacak.” yanıtını verdi.

Dışişleri Bakanlığı’nın dış siyaseti her türlü imkan ve araçtan yararlanarak daha etkin biçimde tanıtmak, çeşitli katmanlarda daha geniş biçimde tartışılmasını sağlamak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında Manisa’ya gelen Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi Hakan Okçal ve Genel ve Ekonomik İlişkiler Dairesi Şube Müdürü Ferit Orçun Başaran, Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürlüğü Aday Meslek Memuru Alper Atak, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) işadamlarıyla bir araya geldi. Toplantıya Manisa Vali Yardımcısı Necmettin Yalınalp, MTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun, MTSO Meclis Başkanı Tezcan Ödemiş ve MTSO’ya üye işadamları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan MTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun, “Balkanlar, coğrafi, siyasi, ekonomik açıdan olduğu kadar, tarihi ve kültürel bağlar bakımından da bizler için öncelik taşımaktadır. Neslimizin bu bölgedeki varlığı yeni dünya düzenin çok öncelerine 14 yy.’da, Çinpe Kalesi’nin fethine kadar dayanmaktadır.  Yugoslavya’nın dağılması ile Balkanlar'daki tüm dengeler sarsılmış ve bu süreçte ortaya çıkan istikrarsızlık uluslararası barış açısından da tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Bölge 1990’lı yıllarda tahripkar savaşlara ve etnik temizliğe maruz kalmış ve ancak uluslararası müdahale sonunda bugünkü barış ve istikrar ortamı sağlanmıştır. Karadağ’ın 2006, Kosova’nın da 2008 yılında bağımsızlıklarını ilan etmeleri ile balkanlarda yeni bağımsız devletlerin sınırları kesinlik kazanmıştır. Ülkemizin balkanlara yönelik politikasının temel amaçlarını, tarihi, kültürel ve insani bağlarının da bulunduğu bölge ülkeleri ile ikili ilişkileri her alanda en güçlü düzeyde tutmak, mevcut barış ve istikrar ortamını güçlendirmek şeklinde özetlemek mümkündür. Bu bölgedeki mevcut barış ve istikrarın bizler açısında önemli olmasının  nedenlerinden başlıca ikisi şunlardır: Öncelikle dünya ticareti gelişiyor ve bu gelişime paralel olarak taşınan yükün hacmi de artıyor. Maliyet ve zaman avantajı ise rekabette öne geçmek adına önem kazanıyor.  Ve bu rekabet artık firmalarımızın özelinden çıkarak ülkelerarası ulaştırmayı ülke politikası haline getiren ülkeler için ulusalararası rekabete dönüştürmüş durumda. Manisa olarak bizim en çok ihracat yaptığımız bölge yüzde 85’lik gibi bir payla Avrupa, Balkanlar da Avrupa’ya açılan kapımızdır, ülkemizin Batı ve Orta Avrupa ile karayolu bağlantısı bu bölgeden geçmektedir. Yine önümüzdeki günlerde şirketleşmesi tamamlanacak olan ülkemizin ilk inter model demiryolu taşımacılığı olacak batı anadolu lojistik organizasyonlar da taşımalarını  bu bölgeden geçen 4 numaralı koridor üzerinden yapacaktır. Bu taşımaların  kesintisiz işlerliğini sağlamak.  İş dünyası olarak ülkemizin bu bölge ile olan politikalarından en önemli beklentimiz olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

“TÜRKİYE’NİN HER KÖŞESİNDEN MEMUR ALINMAKTADIR”

Dışişleri Bakanlığı’nın eskiden kapalı kutu olarak göründüğünü belirten Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi Hakan Okçal, “Bu konuda pek çok eleştiri alırdık. Dışişleri Bakanlığı Türkiye’nin değişimine ayak uydurmuş bir teşkilattır. Şuanda çok geniş bir şekilde memur almaktadır. Dışişleri Bakanlığı’na öğrencilerin teşvik edilmesi konusunda temaslarımız olacak. Türkiye’nin her köşesinden memur alınmaktadır. Bakanlığın, 5 bin 700 kadar bürokratik kadroları vardır. Bunların bin 700’ü Ankara’da, 4 bini ise yurtdışında görev yapmaktadır.” diye konuştu.

“TÜRKİYE ÇOK FARKLI NOKTALARA GELDİ"

Balkanlar’ın büyük istikrarsızlıklardan, savaşlardan geçtiğini hatırlatan Okçal, “Balkanlardaki politikamız aynen Orta Doğu’da olduğu gibi o bölgenin önce barış ve istikrara kavuşması yönündedir. Bizim hiçbir ülkeye farklı muamelemiz yok. Türkiye, 70’lerdeki Türkiye değil artık. Bugün sözüne güvenilir, sözü dinlenir, bölgesinde aktif, krizlere müdahale eden bir ülkeyiz. Türkiye artık eskisi kadar fakir bir ülke değil. Şuanda artık kalkınmanın belli bir aşamasına varmış, dışarıya fazla göç vermeyen, dünyanın dört bir yanında vatandaşlarını görebileceğiniz bir ülke konumuna geldik. Türkiye belki Avrupa’da ön yargılı bir şekilde karşılanıyor ama daha geniş bir coğrafyaya baktığınızda hiç aşağlık kompleksine kapılmaya gerek yok, Çin’de de Hindistan’da da, Latin Amerika’da da baktığınızda Türkiye bölgesinde kuvvetli, etkin bir ülke olarak tanınıyor. O bakımdan ülkemizle gurur duyuyoruz. Bunları laf olsun diye söylemiyorum. 1970’lerin sonundan 2011’lere geldiğimizde Türkiye çok farklı noktalara ulaştı. Hepimizin katkısı var bunda.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE ARTIK SÜPER LİGDE OYNUYOR”

Bugün dünyada büyük bir kriz yaşandığını kaydeden Okçal, konuşmasına şöyle devam etti: “Özellikle komşumuz Yunanistan’da ve Avupa’da. Eskiden bizim takdir ile uzaktan baktığımız ülkeler küçülürken Türkiye Cumhuriyeti’nin dış teşkilatı büyüyor. Geçen sene 15 tane büyükelçilik açtık, bu  sene de 10 tane açacağız. Vatandaşlarımız nereye gitse Türk Bayrağı’nı görüyor artık. Güvenlik konseyine 2 sene üyelik yaptık. 1950’den beri güvenlik konseyine girememiştik. Önemli noktalara Türk yetkililer yerleşmeye başladı. Dünyanın birinci sınıf ülkelerini bir araya getiren G-20’nin asli üyesi oldu. Bizim oradaki etkimiz ve gücümüz artmaya başladı. Türkiye artık süper ligde oynuyor.”

“KIBRIS KONUSUNDA TAVİZ VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Toplantında son olarak gazetecilerin, Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı yapması konusunda sorduğu soruya yanıt veren Okçal, “İlişkilerimiz hareketli değildi, durmuş durumdaydı. Son dönemde yaklaşık 35 fasıl açılmadı. Rum kesimi, Yunanistan gibi bazı ülkeler fasılları açamadı. Biz bir kere Kıbrıs Cumhuriyeti isimli bir devleti kabul etmiyoruz. Kıbrıs Cumhuriyeti isimli devlet 1960’tan beri bizim için bir devlet değil. Dolayısı ile Kıbrıs’ın dönem başkanlığını kabul etmiyoruz. Kıbrıs konusunda taviz vermemiz mümkün değil. İlişkilerimiz donarsa belki böylece Avrupa devletleri aklını başına toplamış olacak. Her aşamada önümüze farklı bir engel çıkarılıyor. Avrupada krizler bir bir patlarken biz dünyanın 3. büyük büyüme oranını yakaladık. Biz Avrupa Birliği’ne girdiğimiz takdirde İslam alemi ile batı alemi arasındaki çatışmanın bitmiş olduğu gösterilecek. Avrupa Birliği’nin bir Hristiyan birliği olmadığı, demokratik her topluma hitab eden bir birlik olduğu gösterilecek.” şeklinde konuştu.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.