TÜRK EĞİTİM-SEN, BAKAN ŞAHİN'İN KARNE NOTUNU AÇIKLADI

Türk Eğitim-Sen Akhisar Temsilciliği Başkanı Ercan Yaşar, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in karne notunu yaptığı basın açıklaması ile açıkladı.

TÜRK EĞİTİM-SEN, BAKAN ŞAHİN'İN KARNE NOTUNU AÇIKLADI

TÜRK EĞİTİM-SEN, BAKAN ŞAHİN'İN KARNE NOTUNU AÇIKLADI

Türk Eğitim-Sen Akhisar Temsilciliği Başkanı Ercan Yaşar, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in karne notunu yaptığı basın açıklaması ile açıkladı.

 

Türk Eğitim/Sen Akhisar Temsilciliği Başkanı Ercan Yaşar, yönetim kurulu üyeleri Dilek Cangür, Bahri Kulakçı, Nusret Aytekin, Hakan Şen ve üyeler ile birlikte basın açıklaması yaptı. Yaşar, "Karne dönemleri pek çok aile için stres kaynağı olabilmekte. Karnenin, bir sonuç gibi görünse de aslında sürecin bir parçası olduğunu baştan kabul etmek lazım. Ailesinin tepkisinden korkan pek çok çocuk notlarını saklayabilmek için değişik yöntemlere başvurabiliyor, bu tarz olaylarla sık sık karşılaşabiliyoruz. Kısaca çocuğunuzun notlarını sizden saklamaması için onlarla açık, iletişime dayalı bir ilişki kurmanız şart. Eğer okul sürecinin başından itibaren çocuğunuzla güven ve saygıya dayalı bir ilişki geliştirirseniz, karne notlarını bir ara değerlendirme olarak görürseniz, ortaya çıkabilecek sorunları birlikte aşabileceğinizi hissettirebilirseniz, karne notlarının hayatın sonu gibi algılanmamasını sağlayabilirsiniz. Bir psikolog olarak düşük karne notlarında tavrınız şu olmalıdır diye düşünüyorum; şimdi karşımızda bir sorun var ama bu çözümlenebilir. Peki çözüm yollarımız neler olabilir? Buna birlikte bakalım. Bir de karne sürecinde özellikle ödül ceza yöntemlerinden kaçınmak gerekli. Sakin, sağduyulu, çözüm odaklı ve pozitif yaklaşın. Lütfen çocuğunuzu ümitsizliğe sevk etmeyin." dedi.

Türk Eğitim-Sen olarak 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının başkent dışındaki il ve ilçelerde bundan sonra sadece okullarda yapılacağı talimatını veren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Emin Zararsız hakkında Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını kaydeden Yaşar, şunları kaydetti: "Sendikamız ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'na 11 Ocak 2012 tarih, 817 sayı ve Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı konu işleminin yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay'da dava açtı. İlk olarak terör eylemleri gerekçe gösterilerek 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları iptal edilmiş, daha sonra Van depremi gerekçe gösterilerek önce 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları iptal edilmiş, son olarak da bu işlem ile 19 Mayıs kutlamaları bir anlamda iptal edilmiştir. Gelinen noktada kafalarda soru işareti ve gelecekle ilgili kaygılarımız artmıştır. Aziz Valentin Günü'nü (St. Valentine's Day) Sevgililer Günü olarak kutlamaktan, Noel'i Taksim ve Kızılay meydanlarında coşku ile kutlamaktan rahatsız olmayarak her türlü tedbiri alanların milli bayramlarımızdan 'çocuklarımız üşüyor', 'derslerinden geri kalıyor' gibi gerekçelerle rahatsızlıklarını ilan edenlerin takdirini aziz milletimize bırakıyoruz."

Atanamayan öğretmenler için Şubat'ta 44 bin atama istediklerini ifade eden Yaşar, "Bakan Dinçer göreve geldiği günden bugüne topu topu 11 bin öğretmen ataması yapmıştır. Hiç kimse 11 bin öğretmen atayarak başarılı olduğu ve eğitim-öğretimin sorunlarını çözdüğü iddiasında bulunmamalıdır. Gerçek başarı hükümete gerekirse rest çekip söke söke hakkı olan atama sayısını almaktır. Bunun için de mangal gibi bir yüreğe, cesur ve kararlı adımlara ihtiyaç vardır. Bu noktada Türk Eğitim-Sen olarak bakanlığın Şubat ayında 44 bin atama sözünü yerine getirmesini, 2012 yılında da toplam 100 bin öğretmen ataması yapmasını istiyoruz." diye konuştu.

MEB'in şubat ayında sağlık ve eğitim özür grubu tayinlerini yapmasını beklediklerini kaydeden Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bilindiği gibi MEB Teşkilat Kanunu'yla özür grubu atamaları yılda bir defaya düşürüldü. Özür grubu atamalarına üç ay kala yapılan bu değişiklik tayin bekleyen binlerce öğretmeni şoke etti. Bunun üzerine Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın önünde özür grubu mağdurları ile birlikte büyük bir eylem yaptık. Eylemimizin ardından Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile yaptığımız görüşmede, Bakan bu yıla mahsus olmak üzere özür grubu atamalarını Şubat ayında yapacağının sözünü verdi. Ancak bu görüşmeden yalnız bir gün sonra Milli Eğitim Bakanlığı sadece eş grubu özrünün yapılacağını duyurdu. Yani Bakan Dinçer sözünde durmayan ikinci Milli Eğitim Bakanı oldu. Oysa sağlık ve eğitim özrünü yok saymak her şeyden önce anayasadaki eşitlik ilkesine aykırıdır. Özür grubu tayinlerini bir bütün olarak görmeyip, bu şekilde ayırmak tarihe not olarak düşülmesi gereken bir durumdur. Kanser hastası öğretmenin boşa harcayamayacağı dakikalara ihtiyacı varken ya da eğitimini sürdürmek için önünde fırsatı olan bir öğretmenin aylarca zaman kaybetmesi büyük bir adaletsizlikten; Bakan Dinçer'in bunları göz ardı ederek, sadece iller arası eş durumu tayin hakkı vermesinin haklı hiçbir gerekçesi olamaz. Diğer yandan il içindeki öğretmenler görmezden gelinerek bu haktan yoksun bırakıldı. Bizler parçalanan aileler birleşsin istiyoruz. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı eğitim özrünü özür grubundan çıkaran bir taslak hazırladı. Kendisi de akademisyen olan Bakan Dinçer'in yüksek lisans ve doktora yapmak isteyen öğretmenlere niçin böylesine düşmanca tavır sergilediğini bir türlü anlayamadık. Buradan Sayın Dinçer'e sesleniyoruz: Sayın Bakan; yaptığınız yanlıştan dönün. Özür grubu mağdurlarını bir bütün olarak görerek, hepsine tayin hakkı verilen ve öğrenim özrünü özür grubu arasından çıkaran taslağı rafa kaldırın. Ek ödeme adaletsizliği en çok öğretmenler ile akademisyenleri vurmuştur. Eşit işe eşit ücret düzenlemesinde öğretmenleri, akademisyenleri ve diğer çalışanları yok sayan hükümet, yüksek unvanlıları, kalburüstünü gözeten bir uygulama yapmıştır. Öğretmen, akademisyen, hizmetli, memur, teknisyen kısacası eğitim çalışanlarının tamamı bu ülkenin büyümesinden kendisine düşen payı alamamış, maaşları enflasyon karşısında erimiş, ücretleri girdilere yapılan zamlar karşısında kuşa dönmüştür. Tüm bunların üstüne ek ödemelerde yapılan adaletsizlik onlarpşar, "Bakan Dinçer göreve geldiği günden bugüne topu topın cebini iyiden iyiye boşaltmıştır. Tüm bunlar yaşanırken, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer eli kolu bağlı oturmakta, olan bitene sesini çıkarmamaktadır. Biz isterdik ki, Bakan Dinçer ağırlığını koysaydı ve eğitimcilerinden ek ödemeden yararlanmasını sağlasaydı. Milli Eğitim Bakanı Dinçer'in kendi personeline sahip çıkmayan, onların hakkını aramayan, eğitim çalışanlarının maddi koşullarını düzeltmek için girişimde bulunmayan bir yaklaşım içinde olması acı bir durumdur. Kendi çalışanını sahiplenmeyen bir Bakanın eğitim camiasının dümenine geçmesi çok açık söylüyoruz ki, eğitimciler için talihsizliktir."

"Norm kadro fazlası öğretmenler mağdur edilmesin" diyen Yaşar, "Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü'nün başlatmış olduğu norm kadro fazlası öğretmenlerin atanması işlemleri eğitim camiasının tepkisini çekti. Aynı zamanda birçok sorunu da beraberinde getirdi. Bu uygulama birçok çelişki ve hukuksuzluklarla dolu. Norm tespitlerinde çelişkiler ve birçok yanlışlıklar mevcut. Sınıf öğretmenleri ve anasınıflarının atamalarının bir güne sıkıştırılmış olması, ilan edilmeyen boş kadrolar kafalarda soru işaretlerine sebep oldu. Öğretmenler başka ilçelere atandılar. Aileler parçalandı. Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü'nü bu yanlışından dönmeye davet ediyoruz. Aksi takdirde bütün bu yanlışlıkları mahkemeye taşıyacağımızı bilmelerini istiyoruz. Tüm bu sorunların gölgesinde 2011-2012 eğitim-öğretim yılının ilk yarılını tamamlıyoruz. Öncelikle tüm eğitim çalışanlarına gösterdikleri gayretten dolayı teşekkür ediyor, öğrencilerimize başarılar diliyoruz. Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e de ilk karnesini veriyoruz. Ancak Bakan'ın karne notları umut verici değil. İşte Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in karne notları; yeterli sayıda öğretmen ataması yapılması 0, derslik ve öğretmen açığının kapatılması 0, ücretli öğretmen çalıştırarak insanları sömürme 100, öğretmen ihtiyacı ile ilgili çelişkili bilgiler verme 100, verdiği sözü tutma becerisi 0, bağış alan okul müdürlerine soruşturma açma 100, okul müdürlerini kaynak yetersizliği sorunu ile baş başa bırakma 100, teşkilat yasası ile adaletsiz uygulamalara imza atma 100, performans yönetim sistemi ile eğitimcileri bezdirme, onlara haksızlık yapma 100, eğitimin sorunlarını çözmede kararlılık ve beceri 0, milli bayramlara sahip çıkma, 19 Mayıs'ı benimseme 0, ataması yapılmayan öğretmenlere 'başka iş bulsunlar' gibi ilginç bir öneride bulunma 100, rotasyon uygulaması ile eğitim çalışanlarını yerinden etme becerisi 100, eğitim çalışanları ile ilişkiler 0, eğitim çalışanlarının maddi ve özlük haklarının iyileştirilmesi 0, öğretmenlerin kaç gün tatil yaptığı hakkında bilgi sahibi olma 0, eğitimci olmayan yönetici atama 100, eğitim çalışanlarına sahip çıkma 0, kazanılmış haklara aykırı uygulamalar 100, geçici görevlendirmeleri iptal etme becerisi 50, İl Milli Eğitim Müdürlüğü atamalarında başarı gösterme 20. Görüldüğü üzere Bakan Dinçer'in karne notları çok zayıf. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in en iyi dersi ise geçici görevlendirmeleri iptal etmesidir. Bakan sadece bu dersinde kısmen başarılı olmuştur. Ancak Bakan'ın bununla ilgili ciddi eksikleri vardır. Şayet Sayın Dinçer ikinci dönemde de aynı performansı gösterirse sınıfta kalacaktır. Türk Eğitim-Sen olarak Bakan'dan ikinci dönem derslerine çok çalışmasını ve başarılı olmasını hem kendisi, hem de ülkemizin eğitim hayatı için istiyoruz."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.