TİM ŞUBAT AYI İHRACAT RAKAMLARI MANİSA'DA AÇIKLANDI

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Şubat ayında ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,4 artışla 11 milyar 156 milyon dolar oldu. Şubat ayında en fazla ihracatı 1 milyar 642 milyon dolar ile otomotiv sektörümüz yaparken, kimyevi maddeler sektörümüz 1 milyar 393 milyon dolar ile ikinci, çelik sektörümüz ise 1 milyar 368 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı." dedi.

TİM ŞUBAT AYI İHRACAT RAKAMLARI MANİSA'DA AÇIKLANDI

TİM ŞUBAT AYI İHRACAT RAKAMLARI MANİSA'DA AÇIKLANDI

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Şubat ayında ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,4 artışla 11 milyar 156 milyon dolar oldu. Şubat ayında en fazla ihracatı 1 milyar 642 milyon dolar ile otomotiv sektörümüz yaparken, kimyevi maddeler sektörümüz 1 milyar 393 milyon dolar ile ikinci, çelik sektörümüz ise 1 milyar 368 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı." dedi.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

TİM, şubat ayı ihracat rakamlarını Manisa Organize Sanayi Bölgesi Lojistik Merkezi'nde düzenlenen toplantı ile açıkladı. Açılış konuşmasını yapan Manisa Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Sait Cemal Türek, "Bölgemizin yıllar içerisinde gösterdiği muazzam gelişmeyi ve ilerlemeyi üretim, ihracat ve istihdam verilerinden de görmek mümkündür. Yıllık bazda yaptığımız değerlendirme anketlerine göre, 2004 yılında 17 bin çalışan ve 4 milyar dolarlık dış ticaret hacmi bulunan Manisa Organize Sanayi Bölgesi, 2011 yılında ise 34 bin 600 kişilik istihdam ve 7 milyar 820 milyon dolar dış ticaret hacmi ile son 7 yılda istihdam ve dış ticaret hacmini ikiye katlayarak adeta devleşmiştir. 2011 yılında bölgemiz 4 milyar 300 milyon dolar ihracat, 3 milyar 520 milyon dolar ithalat gerçekleştirmiştir. 2010 yılına göre ihracatımız yüzde 20, ithalatımız ise yüzde 14 artış göstermiştir. Bu tabloda bizleri en çok mutlu eden ise bölgemizin 800 milyon dolar ihracat fazlası vermiş olmasıdır. Bölgemizin yarattığı dış ticaret hacmi ve istihdam ile Türkiye'deki OSB'ler arasında ilk sıralarda yer aldığını da bu vesileyle belirtmek isterim. 2011 yılında elektrik tüketimimiz yüzde 11, doğalgaz tüketimimiz yüzde 16, su tüketimimiz yüzde 9 artış gösterirken, enerji santralimizin tevsii yatırımının devreye girmesinden sonra buhar tüketimimiz de yüzde 61'lik bir artış gerçekleştirmiştir. Manisa'mız TİM'in açıkladığı 2011 yılı iller bazında ihracat rakamlarına göre yüzde 20'lik bir artış göstermiş ve Türkiye'nin en çok ihracat yapan yedinci ili olmuştur. Bu gelişimin 2012'de de artarak süreceğinin olumlu sinyallerini Ocak 2012 ihracat rakamları bize açıkça göstermektedir. Ocak 2012'de Manisa'mızın ihracatı yüzde 26 artarak, Türkiye ortalamalarının çok üstünde performans göstermiştir. Bizler bu başarının tüm yıl boyunca devam etmesini ve 2012 yılında Manisa'mızın yeni ihracat rekorları kırmasını bekliyoruz." dedi.

"MANİSA 2011 YILINDA EN FAZLA İHRACAT YAPAN YEDİNCİ İLİMİZ OLMUŞTUR"
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, Manisa'nın 2011 yılında en fazla ihracat yapan 7 il olduğunu belirterek, son 10 yılda ihracatını yüzde bin 632 arttırdığını söyledi. Ekşi, sözlerine şöyle devam etti: "2011'i çok iyi tamamlayan Manisa, 2012 yılına da iyi bir başlangıç yaptı. Ocak ayında ihracatını en fazla artıran ilimiz yüzde 26 ile Manisa oldu. Şubat ayında da Manisa'nın ihracatı yüzde 24 arttı. Manisa ilimiz tarım sektöründe Türkiye'nin can damarından biri. Bereketli toprakları ile Manisa çekirdeksiz kuru üzüm, kiraz ve kanatlı ürünlerin ihracatında ön sıralarda yer alıyor. Manisa ilimiz elektrik-elektronik sektöründe Vestel, Schneider Elektrik, makine ve aksamlarında Bosch, taşıt araçları ve yan sanayisinde İnci Akü, su ürünleri ve hayvancılıkta Keskinoğlu Tavukçuluk firmaları ile dünyaya açılıyor. Manisa Ar-Ge'ye, yeniliğe yatırım yapıyor, ihracatını her geçen gün katlıyor. Manisa ihraç ediyor, Türkiye kazanıyor."

"AVRUPALILAR NİHAYET KARAR AŞAMASINA GELDİLER"
Avrupalıların nihayet karar aşamasına geldiklerini kaydeden Büyükekşi, "Yunanistan için bir yola girildi. ABD ekonomisinde ise toparlanma ve sınırlı da olsa beklentilerde iyileşmeler var. ABD genişletici para politikalarını kuvvetlendirerek sürdürüyor. Daha önce ABD Merkez Bankası FED çok düşük faiz oranlarının 2014 yılsonuna kadar sürebileceğini açıklamıştı. FED'in daha fazla parayı piyasaya vermesi bekleniyor. Avrupa genelinde borç sorununa ilişkin olumlu bir hava esiyor. Ancak kaygılar ve risklerin halen devam ettiğinin de altını çizmek gerekli. Avrupa Birliği, 2011 yılı son çeyreğinde yüzde 0,5 küçülerek resesyona girdi. 2012 yılının ilk iki çeyreğinde bu küçülmenin sürmesi beklenmekte. Sonrasında ise bir iyileşme ve büyüme bekliyoruz. AB ülkelerinden Yunanistan için sevindirici gelişmeler yaşanıyor. AB, Yunanistan konusunda nihayet borçların yeniden yapılanması ve ikinci yardım paketi aşamasını geçti. Euro Bölgesi Maliye Bakanları, Yunanistan'ın borcunu 2020 yılına kadar milli gelirin yüzde 120 oranına düşürecek, önlemler üzerine uzlaştılar. Aksi halde sonu gelmez iflaslar, sosyal ve politik krizler yaşanacaktı. Yunanistan ve AB şimdilik dipsiz kuyuya düşmemek için bir irade ortaya koydular. AB liderleri ayrıca mali disiplini güçlendirmek üzere bir anlaşma üzerinde uzlaştılar. Fakat İngiltere ve Çek Cumhuriyeti'nin taraf olmamaları nedeniyle anlaşma AB düzeyinde değil, hükümetler arası düzeyde olacak. AB'ye üye ülkelerin kamu maliyelerine yeni ve kapsamlı yetkiler getirecek olan bu anlaşmanın 5 yıl içinde AB Hukuk Sistemi'ne entegre edilmesi öngörülüyor. Diğer taraftan AB Komisyonu, üye ülkelerdeki makroekonomik dengesizlikleri belirlemek amacıyla 14 Şubat'ta ilk uyarı mekanizması raporunu yayınladı. Komisyon, Belçika, Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İtalya, Macaristan, Slovenya, İspanya, İsveç ve İngiltere'yi risk altında buldu, gerekli önlemler için uyardı. Ekonomileri alarm veren Yunanistan, Portekiz ve Romanya ise zaten ekonomik gözetim altında olduklarından bu kategoride yer almıyor." diye konuştu.

"ÇİN VE DİĞER GELİŞEN ÜLKELERDE İKTİSADİ FAALİYETLERDE ZAYIFLAMA SÜRMEKTEDİR"
Türkiye ihracatı için Avrupa pazarının can olduğunu kaydeden Büyükekşi, "Avrupa'da dip noktaya ulaşıldığını ve çıkışın başladığını söyleyebiliriz. Ama dünyanın geri kalanında da hala parçalı bulutlu bir görüntü var. Dünyada mali piyasalar bol likiditenin yarattığı iyimser bir sürece girdi. Bu geçici iyimserliğin kalıcı olması için mutlaka dünya genelinde büyüme ile desteklenmesi gerekmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri hareketli günler geçirirken, Çin'de ve diğer gelişen ülkelerde iktisadi faaliyetlerde zayıflama sürmektedir. Ortadoğu'daki gelişmeler ve İran konusunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle petrol fiyatları beklentilerin üzerinde oluşmaktadır. Bu yılın baz senaryolarında petrol fiyatı 100-105 dolar/varildir. Bu fiyatın aşılması yeni küresel dengesizliklere yol açabilecektir. Küresel ticaretin, üretim ve yatırımın çalkantılı bir dönemden geçtiği şu günlerde Türkiye yakaladığı büyüme oranı ve dış ticaret rakamları ile dünyanın en çok ilgi çeken ülkelerinden biri konumuna ulaştı. Dünya ekonomileri resesyon tehlikesi ile karşı karşıya gelirken, Türkiye ihracat ve büyüme verileri ile dünyaya örnek olmaya devam ediyor. 2011 yılında hedeflediğimiz ekonomik göstergelerin gerçekleştiğini gördük, 2012 yılına umut ve motivasyon ile girdik. Meclisimizin düzenlediği ve Türkiye'de en fazla ihracat yapan bin firmayı kapsayan İhracatçı Eğilimi Anketi'nin son sonuçları ihracatçılarımızın önümüzdeki döneme dair pozitif beklentilerini sürdürdüklerini gösteriyor." şeklinde konuştu.

"2001 YILI 4. ÇEYREK SONUÇLARINA GÖRE İHRACATÇILARIMIZ 2012 YILI İÇİN YÜZDE 7.2 ORANINDA BÜYÜME ÖNGÖRMEKTE"
İhracatçı Eğilimi Anketi sonuçlarına da değinen Büyükekşi, "2011 yılı 4. çeyrek sonuçlarına göre ihracatçılarımız 2012 yılı için yüzde 7,2 oranında büyüme öngörmekte. İhracatçılarımız 2011'de yüzde 8,6 büyüme olacağını tahmin etmişlerdi. Gelinen noktada yüzde 8,5 civarında gerçekleşmesi beklenen büyüme rakamları, ihracatçılarımızın ülkemizin büyümesini ne kadar doğru okuduklarını gösteriyor. Bu yıl, ilk defa TİM büyüme konusunda net olarak iyimserlik ortaya koydu. Akabinde ekonominin büyük oyuncularının peş peşe açıklamalarını gördük. Türkiye ekonomisi yüksek büyüme patikasında. Türkiye'nin ihracatçıları üretime, yatırıma, ihracata ara vermeden, hız kesmeden devam etmek istiyor. Türkiye'nin ihracatçıları böyle şevkle çalışırken, 'ithalatın sebebi ihracattır' şeklindeki yanlış bir şehir efsanesi ihracatçılarımızın şevkini kırıyor. İthalatın sadece yüzde 28'i ihracata yönlendirilmektedir. Yani ithalat ile ihracat bağı çok güçlü değil. Türkiye'de ithalatın yüzde 72'si iç tüketime gidiyor. Bu veri, her şeye rağmen ihracat yapanlara koca bir alkışı, takdiri gerektirmektedir. İhracat arttıkça Türkiye'ye net döviz girdisi sağlanacağı gerçeğini hiçbir kişi ya da zümrenin inkar edemeyeceğini düşünüyoruz. Türkiye'nin ihracatçıları 2011 yılında yurtdışından aldıkları 58 milyar dolarlık girdiyle 135 milyar dolar ihracat yaparak ülkemize 77 milyar dolarlık net döviz girdisi sağladılar. Türkiye'nin ihracatçıları 2012 yılına 150 milyar dolar ihracat hedefi ile girdi. Ülkemize 86 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlamayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz 2023 hedeflerimizden biri olan ithal bağımlılık oranımızı düşürme ile örtüşmektedir. Bu hedeflerimiz Türkiye'nin dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almasını amaçlamaktadır. Hedefe giden yolda önümüze engeller çıkar ama ihracatçı engelleri yılmadan aşar. İthalat bağımlılığımızı azaltmak için yeni teşvik politikaları ihtiyacının tekrar altını çiziyoruz. Alacağımız yapısal önlemler sayesinde iç piyasada ara malı üretimini artırmak mümkün olacak. Dünya ekonomilerinde çarkların sıkıştığı bir dönemde Türkiye büyüyor, istihdamını artırıyor. Türkiye ekonomisi mevcut ekonomi politikalarını bu hızla devam ettirdiği takdirde işsizlik doğal düzeyine ulaşacaktır. Ekonomik büyüme bu hızla devam ettiği takdirde inanıyoruz ki Türkiye ideallerine çok daha yakın olacaktır. Türkiye bizim öngördüğümüz gibi yüzde 7'ler düzeyinde büyürse ve Avrupa Birliği de son on yıldaki ortalama hızı yüzde 1,2 ile büyürse 2022 yılında AB ile aynı seviyeye geliyoruz. Bu noktada bizler dış ticaret ve cari açıkla ilgili tartışmaların da daha sağlıklı bir zeminde yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ekonomik gelişmelerin ihracatçı üzerinden gölgelenmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir noktaya daha değinmek istiyorum. Kurların aşağı yönlü hareket etme ihtimali var. Parasal genişlemenin olumsuz sonuçları olacak. Bu dönem de Merkez Bankası'nın aktif olmasını istiyoruz. Nasıl ki dolar-TL kur seviyesi 1,90'ı aştığında Merkez Bankası bütün gücüyle müdahale ettiyse, kur 1,75'in aşağısına doğru hareketlendiğinde yine aynı şekilde Merkez Bankası tüm gücüyle müdahale etmeli. 1,90 olduğunda yapılan müdahaleyi destekledik. Aynı şekilde 1,75'in altına inişlerde de yine aynı müdahaleyi bekliyoruz." dedi.

ŞUBAT AYINDA İHRACATIN EN FAZLA ARTTIĞI ÜLKELER
İhracat rakamlarını açıklamadan önce ülke ve il bazında rakamları değerlendiren Büyükekşi, "Şubat ayında ihracatımızı en fazla artırdığımız ülkeler arasında ön plana çıkanlar Irak, ABD, Suudi Arabistan, Libya, Mısır, Azerbaycan, Cezayir ve Fas oldu. Irak'a ihracatımız şubat ayında yüzde 52, ABD'ye yüzde 33, Suudi Arabistan'a yüzde 34, Hollanda'ya yüzde 24 artış gösterdi. 'Arap Baharı' nedeniyle geçen sene sıkıntı yaşadığımız pazarlar bu sene normale dönüyor. Libya'ya yaptığımız ihracat şubat ayında yüzde 169, Mısır'a yaptığımız ihracat yüzde 159, Fas'a yaptığımız ihracat yüzde 135 artış gösterdi. Lübnan'a şubat ayında yüzde 58 ihracat artışı yakalanırken, Cezayir'e ihracatımız yüzde 33, Tunus'a ihracatımız ise yüzde 71 arttı. Şubat ayında AB ülkelerine ihracatımız yüzde 4 geriledi. Afrika ülkelerine ihracatımız yüzde 96, Ortadoğu bölgesine ise ihracatımız 6 artış gösterdi. Dolayısıyla Avrupa'da yaşadığımız kayıpları alternatif pazarlardaki büyüme ile kapatmış olduk. Türkiye, ihracatta yakaladığı eksen genişlemesi sayesinde artık dünyadaki krizlere karşı daha dayanıklıdır. İller bazında baktığımızda, en fazla ihracat yapan ilk 10 ilimiz arasında ihracatını en fazla artıran il yüzde 47 ile Gaziantep oldu. Gaziantep'i yüzde 28 ile Ankara, yüzde 24 ile Manisa, yüzde 22 ile Adana, yüzde 21 ile Kocaeli, yüzde 9 ile İzmir ve İstanbul, yüzde 2 ile Denizli, yüzde 1 ile Bursa izledi. Hatay'ın ihracatı ise şubat ayında yüzde 18 geriledi." diye konuştu.

ŞUBAT AYI İHRACAT RAKAMLARI
Büyükekşi, şubat ayı ihracat rakamlarına ilişkin şunları söyledi:
"Şubat ayında ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,4 artışla 11 milyar 156 milyon dolar oldu. Şubat ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 642 milyon dolar ile otomotiv sektörümüz yaparken, kimyevi maddeler sektörümüz 1 milyar 393 milyon dolar ile ikinci, çelik sektörümüz ise 1 milyar 368 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Tarım sektörlerimiz şubat ayında 1 milyar 544 milyon dolarla toplam içinde yüzde 14,6 pay alırken, 9 milyar 353 milyon dolar ihracat gerçekleştiren sanayi sektörlerimizin payı yüzde 83,8 oldu. Madencilik ürünleri sektörümüz ise şubat ayında 258 milyon dolar ihracat ile toplam ihracattan yüzde 4,9 pay aldı. Şubat ayında en fazla ihracat artışını yüzde 224,2 ile savunma sanayi sektörümüz, yüzde 88,3 ile tütün sektörümüz ve yüzde 50,7 ile gemi ve yat sektörümüz yakaladı."

2012 yılı şubat ayı ihracat rakamlarının açıklanmasından sonra Manisa'da 2011 yılında sanayi ve tarım sektörlerinde en fazla ihracat yapan ilk üç firmaya başarı ödülü verildi. Sanayi sektöründe ilk üçe giren firmalar sırasıyla Vestel Dış Ticaret A.Ş., Bosch Termoteknik San. ve Tic. A.Ş. ve Schneider Elektrik San. ve Tic. A.Ş. olurken; tarım sektöründe ise ilk üçe giren firmalar Keskinoğlu Tavukçuluk Damızlık İşl. San. Tic. A.Ş., Özgür Tarım Ürünleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile Tuğrul Tarım ve Petrol Ürünleri Tic. ve San. A.Ş. oldu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.