TEMİZ FUTBOLMUŞ İSTEDİKLERİ! BAK SEN?

Ve Türk futbolunun karizması, değeri birden bire yerle bir oldu. Bundan en büyük zararı görecek olan da eğer Fenerbahçe olacaksa olsun, hiç itirazım yok. Ama infaz şimdi değil yargılanma bittikten sonra olsun. Bu can sıkıcı süreçte en mantıklı beklenti budur.

TEMİZ FUTBOLMUŞ İSTEDİKLERİ! BAK SEN?

TEMİZ FUTBOLMUŞ İSTEDİKLERİ... BAK SEN!!!

Konuya en sondan dalalım. Fenerbahçe UEFA’nın talebi doğrultusunda Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Şampiyonlar Ligi’nden men edildi. Tahkim Kurulu’na giden Fenerbahçe’nin talebi reddedildi. Bunun üzerine Fenerbahçe yönetimi Bank Asya Ligi’ne düşürülmek için Federasyona başvurma kararı aldı. Duygusal davranmaya, kafa bulandırmaya hiç gerek yok. Çok düz izah edeceğim; UEFA bu kararı neden aldı? Fenerbahçe şike soruşturmasında yer alan kulüplerden birisi olduğu için. Federasyon da benzer gerekçelerle bu karara boyun eğdi. UEFA Fenerbahçe’nin yerine Trabzonspor’u organizasyona dahil etti. Yani şike soruşturması dosyasında 3 maçı olan, soruşturma kapsamında başkanı kefaletle serbest bırakılmış ve tutuksuz yargılanan Trabzonspor’dan bahsediyorum. Yani Fenerbahçe’nin men edilme nedeni şike soruşturması ise, (ki öyle) aynı şüphe Trabzonspor için de söz konusu. Masumsa ikisi de masum. Şüpheliyse ikisi de şüpheli. Hiçbir kulüp hakkında verilmiş bir karar yok. İddianame bile yok. O zaman fark ne? Belki bu soruşturma sonucunda Trabzonspor suçlu bulunacak. Bu nasıl bir adalet, nasıl bir çözüm yoludur?   İşin aslı şu; UEFA 1 taşta 2 kuş vurdu! Fırsatı bulmuşken Türklere sağlam bir tokat attı. Geçmişte Türk takımları gerek sahada gerekse masa başında çok haksızlığa uğradı. 1988’de Galatasaray Neuchatel Xamax’ı 5-0 yendikten sonra kıyamet kopmuştu. Masa başında neler yapmıştı o “haçlı” zihniyeti? Ve Galatasaray’ın uğradığı bu haksızlığa en çok bir Fenerbahçeli olan Ali Şen karşı durmuş ve GS’nin hakkının teslim edilmesinde büyük rol oynamıştı. Buna benzer birçok örnek var. Sadece futbol değil, tüm branşlarda Türklerin başarılı olmaması için her türlü profesyonelliğe başvurmadılar mı? Amaç bu olduğu için çokta incelemediler zaten. Trabzonspor’un durumunu dikkate alma gereği duymamaları bundan. Dedim ya 1 taşla 2 kuş diye. Bulmuş böyle kuzu gibi federasyonu, başkanı içerde olan bir de Türkiye şampiyonu var. Meydan da boş… Attı Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden, söz de mesaj verdi dünyaya! Daha önceden Milan’a ve bir çok benzer takımlara yapamadığı için çizilen karizmasını düzeltmek için tam da fırsattı bu! Eğer amaç bu olmasaydı, şuanda iddia niteliğinde olan şike soruşturması sadece ölçü olarak alınmış olsaydı, Trabzonspor çağrılmazdı Fenerbahçe’nin yerine. Çünkü her iki kulüp de yargılanmayı bekliyor. Yani hedef kimin şampiyonlar liginde yer alacağı değil, atılan takımın kimliğiydi. Beşiktaş’ın Teknik Direktörü ve yöneticisi tutuklu ama Avrupa’da yoluna devam ediyor. Hatta tur bile atladı. Doğru olan da bu zaten. Ama doğru bu ise Fenerbahçe neden men edildi? Yani UEFA’nın kararında çok bariz bir tutarsızlık var.   Ya Federasyon? Bir Galatasaraylı olan sitemizin başyazarı Asım Uslu, diğerleri gibi zil takıp oynamadı, önceki gün çok tarafsız, çok güzel bir yazı yazdı. “Televole Federasyonu” tabiri de “cuk” diye oturdu konuya. Şimdi ben ne desem acaba bu Federasyona? Kötü niyet yok ama son derece acemi, son derece dirayetsiz ve de cesaretten yoksunlar. UEFA bunu istiyor diye karşı çıkmadıkları gibi ülkenin rezil olmasına seyirci kaldılar. Hatta Trabzonspor’un şampiyonlar ligine dahil olacağını basından öğreniyorlar. Kontrol tamamen UEFA’da… Elin “Haç”lısı seni alt etmek için bulduğu her fırsatın üzerine atlarken sen ona meydanı açıyorsun, buyur diyorsun. O da buyuruyor, seni rezil ediyor. “Benim iç soruşturmam henüz iddia aşamasında” demiyorsun, diyemiyorsun. Üstelik bu iç soruşturma sadece bir takımı değil 7-8 takımı ilgilendiriyor. Senin liglerin çökmek üzere! Sen ise UEFA’nın karşısında sağlam duramıyor, onu ikna etmek bir yana çabalayamıyorsun bile. Farkında bile değilsin işin vahametinin. Bugün tam bir kaos var…  Bütün bunlara tamam da, şu Fenerbahçe’nin ve diğerlerinin hiç mi suçu yok? Belki vardır, henüz bilmiyoruz. Şike yaptı diyebilen bir babayiğit var mı? Kahvehane sohbeti yapmıyoruz, yazıyoruz. Bu hükme şuan iddianameyi hazırlayan savcı da dahil hiç kimse varamamış. İddialar var zaten iddia makamının görevi de bu. Şuan bütün her şey iddia ediliyor. Yani hüküm yok. Üstelik 100 küsür yıllık bir kulübün geleceği söz konusu. Öyle kolay mı kesip atmak? Bugün milli takımlara giden sporcuların üçte biri Fenerbahçe’den.  Türkiye’de hakkında dava açılanların yüzde 56’sının beraat ettiği bir yargı sistemi de ortadayken nasıl kesin kanıya varabiliriz? Kimiz ki biz? Diyelim ki Fenerbahçe veya iddianamede adı yer alacak kulüplerin yöneticilerinin şike yaptığı kesinleşti ve hüküm giydiler. Hiç biri babamızın oğlu değil, herkes cezasını çeker. Kulüpler de bundan nasibini alır. Ancak benim isyanım bu süreçte zil takıp oynaması yetmiyormuş gibi bir de ahkam kesenlere. Temiz futbolmuş istedikleri. Peh peh peh… Ben onlara Ayşe Teyze’nin ACE’sini öneriyorum. İşin şakası bir yana Fenerbahçe hiçbir takımı 8-0 yenmedi! Ortada şikeyle elde edilmiş bariz bir skor varsa yargı inceliyor. Yani zaten yargılanma süreci başlamış. Tutuklanmış olanlar var. Türk adaleti işliyor. UEFA’ya mailler atıp memleketi rezil etmenin, elin Coni’sinin kucağına oturup, ülkeyi gammazlamanın alemi ne? Meselenin aslı şu;   Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun 14 Nisan 2011’de Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdikten sonra hukukun bu işe olan bakış açısı ciddi şekilde değişti. Futbolda son derece olağan ya da çok küçük cezai müeyyideleri olan diyaloglar birden bire ağır suç haline geldi. Doğrusu da bu zaten. Yanlış olan belki geçiş sürecinin çok sert olmasıydı. Bugün futbol sektörü bu ani geçiş sürecinde ciddi sancılar yaşıyor. Ve Türk futbolunun karizması, değeri birden bire yerle bir oldu. Bundan en büyük zararı görecek olan da eğer Fenerbahçe olacaksa olsun, hiç itirazım yok. Ama infaz şimdi değil yargılanma bittikten sonra olsun. Bu can sıkıcı süreçte en mantıklı beklenti budur.   

Murat Yalçın


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.