TAK TAK TÜBİTAK! KİMSE YOK MU?

TÜBİTAK artık topluma giderek yabancılaşan, kapısını kapayıp kendi kendine "bilimsel" çalışmalar yapan bir yer haline gelmiştir.

TAK TAK TÜBİTAK! KİMSE YOK MU?

TAK TAK TÜBİTAK! KİMSE YOK MU?   Barış Paksoy... 18 yaşında... İstanbul Erkek Lisesi öğrencisi. Hayatının hatasını yaptı ve Türkiye gibi bir ülkede, matematiğe gönül verdi!   Toplumun büyük bölümünün matematik bilgisinin para üstünü hesaplamaktan ibaret olduğu bir yerde, bilime gönül verirseniz hayal kırıklıklarınız çok olur!   Barış bir proje hazırladı, matematik projesi. Adı: “Ramanujan Asalların Genelleştirilmesi” Projeyi TÜBİTAK’ın lise öğrencileri için düzenlediği Ortaöğretim Öğrencileri Arası Araştırma Projeleri Yarışması’na gönderdi.   Barış yarışmadan iyi bir derece beklerken, bir e-posta geldi: “Seviye üstü çalışma olduğundan projeniz reddedildi.” !   Yani TÜBİTAK diyor ki, “Projeyi sen tek başına yapmış olamazsın! Senin yaşında biri bunu hazırlayamaz!” Barış cevap verdi, dedi ki; “Jüri önünde savunmamı yapayım, projenin bana ait olduğunu ispatlayayım.” TÜBİTAK reddetti!   Ve şimdi, 18 yaşında bir genç, belki de bir matematik dehası, bilimsel çalışmalar yapacağı yerde, “aklın yetmez” dendiği için, mahkemelerde hakkını arıyor. Akıl yaşta mıdır, başta mıdır hukuk karar verecek!   Böyle bir şey dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde olabilir allahaşkına? Siz bilimsel bir kurul olarak en başta bilmesi gereken değil misiniz ki, dünyanın bütün dehaları erken yaşta ürünler koymuştur ortaya. Newton’dan Gauss’a, Einstein’dan Barış’ın projesine merkez aldığı Hintli Ramanujan’a kadar hemen tüm bilim adamları erken yaşlarda bilime merak salmışlar ve teoriler üretmişlerdir. Sizin böyle gençleri teşvik etmeniz gerekirken aksine şevklerini kırmanız hangi seviyeyle açıklanabilir acaba? Yoksa Barış’ın da Ali Nesin’in kurucusu olduğu ve lise-üniversite öğrencilerine dünyaca ünlü matematikçilerle ders verdiği Matematik Köyü’nün bir öğrencisi olması mı etkili olduğu projenin reddinde? Öyle ya, TÜBİTAK, nedense Matematik Köyü’nün yaşaması ve daha çok öğrenciye daha iyi eğitim vermesi için hazırlanan tüm projeleri ve destek isteklerini reddediyor!   TÜBİTAK’ın kuruluş amaçlarından biri bilimsel çalışmaları özendirmek ve teşvik etmektir. Pırıl pırıl gençlerin çalışmalarını üstelik bir gerekçe bile göstermeden aksine neredeyse çalıntı suçlaması yapıp reddetmek değildir!   TÜBİTAK son yıllarda maalesef, bilimsel konularla değil, böyle skandallarla gündeme geliyor. Türkiye’nin en saygın kurumlarından biri, toplum nezdinde prestij kaybına uğruyor.   İki yıl önce de Bilim ve Teknik dergisinin kapağı ve kapak dosyası son anda değiştirilmişti. Darwin’in 200. doğum yılı nedeniyle derginin kapağı buna ayrılmış ve içeride de 15 sayfalık bir Darwin Dosyası hazırlanmıştı. Ama son anda gelen müdahaleyle dergi değiştirildi ve öyle basıldı. Derginin genel yayın yönetmeni de görevden alındı!   TÜBİTAK ile ilgili son yıllarda yasa değişiklikleri yapılıyor, kurumun siyasetin güdümüne girdiği iddiaları sıkça basında yer alıyor.   Yani artık TÜBİTAK kavramı insanlara bilimi değil, siyaseti, Darwin tartışmalarını, Matematik Köyü ile yaşanan polemikleri, projesi “seviye” açıklamasıyla reddedilen gençleri çağrıştırıyor.   Siyasetin güdümünde midir, ben orasını bilmem ama şunu biliyorum ki, Barış’a reva görülen uygulamalarla zaten yerlerde sürünen matematiğimiz bir adım ileri gidemez.   TÜBİTAK artık topluma giderek yabancılaşan, kapısını kapayıp kendi kendine “bilimsel” çalışmalar yapan bir yer haline gelmiştir.

Yazık, çok yazık!

Asım Uslu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.