SOYKIRIM YALANI!

Büyük devletlerin amaçları değişmez, yöntemleri değişir. Ermeni meselesinde de böyle olmuştur.

 SOYKIRIM YALANI!

ASIM USLU- SOYKIRIM YALANI!

Büyük devletlerin amaçları değişmez, yöntemleri değişir. Ermeni meselesinde de böyle olmuştur. ** Ermeniler tıpkı Sırplar, Yunanlılar ve Bulgarlar gibi Osmanlının çöküş sürecinde bağımsızlık hayallerine kapılmışlar ve batılı büyük devletlerin maşası olarak hareket etmişlerdir. Batılı devletlerin yöntemi bellidir. Önce bu milletlere isyanlar çıkartmışlar, sonra da arabulucu rolüne soyunarak Osmanlıyı parçalamışlardır. Yalnız Ermenilerin adını saydığımız diğer milletlerden bir farkı vardı. Ermeniler Osmanlı topraklarının hiçbir yerinde nüfus olarak çoğunluğu oluşturmuyorlardı. Buna rağmen diğerlerinden çok daha acımasız eylemlere girişmişlerdir. ** 1774Küçük Kaynarca Antlaşması… Bu antlaşma ile birlikte Ruslar ilk kez Osmanlının iç işlerine karışmaya başladılar ve Ermenileri heveslendirdiler. 1856Paris Antlaşması… Bu antlaşma ile Osmanlı ülkesinde yaşayan Hristiyanlar, Ruslar ile birlikte 5 büyük devletin daha, İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya ve İtalya’nın da himayesine girdiler. 1878Berlin Antlaşması… Osmanlı-Rus Savaşından sonra imzalanan bu antlaşma ile ilk kez Ermenilerin ismi zikredilerek Osmanlının onlar ile ilgili reform yapması karara bağlandı. 61. Maddeyle birlikte Osmanlı, Ermenilerin emniyet ve huzurlarını korumayı taahhüt etti. ** 1887… Ermeni terör örgütü Hınçak kuruldu. 1890… Ermeni terör örgütü Taşnak kuruldu. ** 1890… Erzurum’da Ermeni ayaklanması çıktı. 1890… Kumkapı’da Hınçak örgütü gösteri düzenledi. 1894… Sasun ayaklanmasını çıkardılar. 1895… Anadolu’nun 25 ayrı yerinde irili-ufaklı ayaklanmalar çıkardılar. 1895… Zeytun’da Ermeni ayaklanması çıktı. 1896… Van’da yüzlerce insanın ölümüyle sonuçlanan ayaklanma çıkarıldı. 1896… Taşnak Örgütü, Osmanlı Bankası’na baskın düzenledi 1905… Taşnak örgütü padişah II. Abdülhamit’e suikast girişiminde bulundu, Abdülhamit şans eseri kurtuldu, 26 kişi öldü. 1909… Adana’da hem de 31 Mart olayının tam da ertesi günü büyük bir Ermeni ayaklanması çıktı. Binlerce Türk ve Ermeni hayatını kaybetti. ** Bu arada siyasi suikastlardan da geri durmadılar. 1921… Eski sadrazam Talat Paşa, bir Ermeni terörist tarafından Berlin’de öldürüldü. 1921… Eski sadrazam Sait Halim Paşa, bir Ermeni terörist tarafından Roma’da öldürüldü. 1921… Eski Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Ermeni teröristlerce Tiflis’te öldürüldü. Lozan görüşmeleri sırasında İsmet Paşa’ya suikast girişiminde bulunuldu. ** Amaç belliydi… Ermeni isyanlarını bastırmak isteyen Osmanlı Devleti’ne karşı Batılı devletler, Ermenilerin yanında yer aldı, Ermenilerin zulme uğradığını iddia etti! Birinci Dünya Savaşı’nda, Doğu Anadolu’da Ermeniler Ruslar tarafından silahlandırılıp Türklere karşı tehdit haline getirildi. Osmanlı Devleti de tehcir kararını alarak bölgedeki Ermenileri zorunlu göçe tabi tuttu. Tehcire ayrıca döneceğiz, sonraki gelişmelere bakalım… ** Lozan Antlaşmasıyla sınırlar belirlendi ve 1964’e kadar Ermeni sorunundan kimse bahsetmedi! Ne zaman ki, Kıbrıs sorunu alevlendi ve Türkiye Avrupa Birliği yolunda ilk adımlarını attı, tekrar düğmeye basıldı! 1964… Moskova’nın güdümündeki Ermeni patriği 1915 tehcirinin 50. Yılı dolayısıyla yaptığı açıklamayla Türkiye’ye neredeyse savaş ilan etti! Aynı yıl… Lübnan’da oturan ABD güdümündeki Ermeni patriği de savaş ilanına katıldı! O tarihten itibaren başta ABD ve Fransa olmak üzere dünyanın dört bir yanında Ermeni soykırımı anıtları dikildi! 1973-1994 yılları arasında sistematik olarak onlarca Türk diplomatı başta Fransa olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde şehit edildi!(Yalnızca Fransa’da 8 saldırı, 17 ölü!) ** 1990… Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti bir bağımsızlık bildirgesi yayınladı ve bu bildirgenin 11. Maddesinde “Ermeni soykırımının Türkiye tarafından tanınması” ve Batı Ermenistan’ın-ki bu Doğu Anadolu oluyor- Bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti’nin emelleri olduğu belirtildi! 1991… Ermenistan bağımsızlığını kazandı. 1995… Ermenistan Cumhuriyeti Anayasası kabul edildi. Bu anayasanın 13. Maddesine göre, Türkiye’de bulunan Ağrı Dağı Ermenistan arması üzerinde yer aldı! ** Mücadelelerinin diğer ayağı da parlamentolardan Ermeni soykırımının olduğuna dair kararlar geçirtmekti. 1995Rusya, sözde Ermeni soykırımını tanıyan bir karar kabul etti. 1996Yunanistan Parlamentosu, aldığı bir kararla 24 Nisan tarihini “Türkler tarafından Ermenilere yapılan soykırımı anma günü” olarak kabul etti! 1998Belçika senatosu, soykırım ile ilgili kararı kabul etti. 1998Fransa2000İsveç2000Lübnan2002Kanada2003Arjantinİsviçre2004UruguaySlovakyaHollanda… ABD’de de her yıl bunun gündeme geldiğini ve bütün dünyanın ABD başkanının ağzından çıkacak sözcüklere odaklandığını hatırlatalım. ** Amaç bellidir… Soykırım yalanını kullanarak eski bir oyunu yeni senaryolarla sahneye koymak! ** Peki 24 Nisan 1915’de ne oldu? Önce şunu söyleyelim, o gün bir tek Ermeni bile öldürülmedi! Tehcir Kanunu o tarihten sonra çıktı! 15 Nisan 1915’de Van’da Ermeni ayaklanması başladı. 24 Nisan’da Osmanlı Hükümeti isyancıların İstanbul’daki elebaşlarını tutukladı! Yani o gün katliam değil tutuklama var! ** Gelelim tehcire… Osmanlı toprağında Rus silahlarıyla Osmanlı’ya silah doğrultan Doğu Anadolu’daki Ermeniler zorunlu göçe tabi tutuldu. Göç edenlerin büyük çoğunluğu Avrupalı devletlere sığındı.   Atatürk’ün sözlerini aktaralım,”Bize karşı yapılmış iftiraların aksine, tehcir edilmiş olanlar hayattadır ve bunların çoğunluğu şayet İtilaf Devletleri bizi tekrar harp etmeye zorlamasaydı evlerine dönmüş olurlardı.”  Atatürk’ü bir Ermeni de doğruluyor, üstelik Lozan döneminin Ermeni Heyeti Başkanı! Ermeni lider Boghos Nubar, Fransa Dışişlerine yazdığı mektupta 6 ila 700 bin Ermeni’nin tehcir edildiğini, bunların 390 bininin hayatta olduğunu, diğerleri hakkında henüz bilgi alınamadığını söylüyor! Gelelim 1,5 milyon yalanına! Osmanlı resmi rakamlarına göre o dönemde toplam Ermeni nüfusu o kadar değildi! O dönem dünyadaki toplam Ermeni nüfusu 3 milyondu ve bunların 1,3 milyonu Osmanlı sınırlarında yaşıyordu. 1914’de Osmanlı nüfusu 18,5 milyondu ve bu nüfusun 1,3 milyonu Ermeni’ydi, bunların da 636 bini Doğu Anadolu’da yaşıyordu. Bunların da en az yarısının tehcir sonrası hayatta olduğunu bizzat Ermeni Temsil Heyeti lideri söylüyor! Ermeni soykırımı iddialarına kaynak oluşturan kitap Mavi Kitap isimli kitaptır. Bu kitap 1916’da basıldı ve bunun üzerinden yalanlar üretildi. Kitabın yazarlarından Arnold Toynbee, 1966’da kitabın propaganda amacıyla hazırlandığını itiraf etti! ** Büyük resmi görelim… Tehcir sırasında hem Ermeniler hem Türkler büyük acılar çekmiştir. Bununla yüzleşmeli, bu ülkenin kökeni ne olursa olsun tüm yurttaşları barış içinde yaşamalıdır. Öte yandan soykırım denen yalanın da neden ortaya atıldığını ve bu yalanın hangi amaçlar doğrultusunda ve kimler tarafından gerçeğe dönüştürülmek istendiğini de görmeliyiz. Bakınız Amerikalı tarihçi Prof. Justin Mc Carthy, birçok kişi, lobi ve ülke tarafından aforoz edilme pahasına bu konuyla ilgili ne diyor:  “Halkın yüzde sekseninin hayatta kaldığı bir soykırım olmaz. Nüfusla ilgili bilgiler yayınlanmadan önce de bunun soykırım olmadığı belliydi. Çünkü İstanbul, İzmir ve Edirne’deki Ermeniler tehcir edilmediler ve hayatta kaldılar. Türkler Ermenilerin yaşadığı bölgeye 1071 yılında geldi ve 1915 yılına kadar burada birlikte yaşadılar. Şimdi biz ‘Türkler katliam yapmak için 900 yıl düşündüler’ mi diyeceğiz. O sırada Türkler Ermenileri öldürmüştür ama Ermeniler de Müslümanları, Türkleri öldürmüştür. Ortada bir savaş vardı, soykırım değil.”   Tüm insanlığa düşen, acıları paylaşmaktır, yalanları değil!    Kaynak; 1. Ermeni Meselesi, Bilal Şimşir, Bilgi Yayınevi 2. Malta Sürgünleri, Bilal Şimşir, Bilgi Yayınevi 3. ‘Ermeni Soykırımı’ İddiaları, Derleyen: Mustafa Çalık, Cedit Neşriyat   Asım Uslu   asimuslu@manisahaberleri.com  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.