SMS BAĞIMLILIĞI

Yeni nesli çemberi altına alan bir bağımlılıkla karşı karşıyayız. SMS bağımlılığı.

SMS BAĞIMLILIĞI

SMS BAĞIMLILIĞI

Yeni nesli çemberi altına alan bir bağımlılıkla karşı karşıyayız.

 

SMS bağımlılığı… **   Cep telefonları hayatımızın bir parçası haline geldi. Buna bir itirazım da, ön yargım da yok. Ancak özellikle lise ve hatta ilköğretim çağındaki gençler, telefonu normal bir iletişim aracı olarak değil, neredeyse sadece yazışmak için kullanıyorlar.   Nerede bir genç görsem, elinde bir telefon, başparmakları sürekli hareket halinde… Otobüste, dolmuşta, yürürken, televizyon seyrederken, yemek yerken, ders çalışırken… Hatta derste bile mesaj attığını söyleyen tanıdığım öğrenciler var… Tuşları ezberlemişler, telefona bakmadan mesaj atıp duruyorlar.   GSM şirketleri bu çılgınlığın tam ortasındalar. Onlar da “cep”lerini düşünüyor. Sürekli yeni kampanyalar yapıyorlar… Her yöne 3500 mesaj, 5000 mesaj, 10.000 mesaj! Bir arkadaşımın kızı liseye gidiyor. Bir ay boyunca tüketmek için satın aldığı 10.000 mesajı, 3 haftada bitirdiğini söyledi, ağzım açık kaldı! Günde ortalama 300 mesaj atıyorlar! Bu onlar için hayatın doğal bir parçası haline gelmiş. **   Oysa doğal değil, bir bağımlılıkla karşı karşıyayız. Zaten iletişim konusunda sorunları olan bir toplum olarak, sözlü ve yüz yüze iletişimi büsbütün unutan nesiller yetiştirmeye başladık. Parkta oturan gençler görüyorum, aynı masada beş kişiler örneğin, birbirleriyle değil başka bir yerdeki birileriyle yazışarak “konuşuyorlar.” Evet, bu yaptıklarına “konuşmak” diyorlar üstelik!   Artık SMS ile çıkmaya başlayıp SMS ile ayrılıyorlar! Asansör düğmesine bile başparmağıyla basan gençler görüyorum çevremde! **   Bu bir bağımlılıktır ve bu bağımlılığa karşı önlem almamız lazım diye düşünüyorum. Bu kişiler yüz yüze konuşurken, sıklıkla tekliyorlar, kendilerini ifade etmekte zorlanıyorlar. Doğal çevreden giderek kopmaya başlıyorlar. Sürekli gözleri telefonda, mesaj bekliyorlar, SMS ile küsüp SMS ile barışıyorlar… “Sevgi dokunmaktır” diye öğrenmiştik biz, şimdiki nesil sevgiyi telefon tuşlarına dokunarak bulma arayışında. Sevincini iki nokta bir parantezle ifade ediyorlar, onlar için üzüntü ters parantezden ibaret artık! Tabi son model telefonları olanlar hazır duygu suratlarını kullanıyorlar! **   Bu bağımlığın farkına varmalı ve önlem almalıyız. Gelecekte kendini ifade edemeyen, dünyadan tamamen kopuk, dışlanmış veya kendini dışlamış bireylerden oluşan bir toplum yaratmamak için geç kalmadan önlem almalıyız. Görev birçok kişi ve kuruma düşüyor. GSM şirketleri örneğin, ucu bucağı olmayan kampanyalarını gözden geçirmeliler veya bu kampanyalar daha sağlıklı temellere oturtulmalı, belki de sınırlamalar getirilmeli.   Biz yetişkinlere çok görev düşüyor. Duyarlı, akıllı ve mantıklı davranmalıyız. Yasaklamadan, itici olmadan, kırmadan dökmeden bilinçlendirmeliyiz çocuklarımızı. Yazışmaya değil konuşmaya özendirmeliyiz. Mesaj yüklemesi için verdiğimiz paranın belki iki katını verip konuşmaya özendirmeliyiz. Bu sorunun farkına varıp kafa yormalıyız hep birlikte. Yoksa kısa bir süre sonra sorduğumuz soruların yanıtını cep telefonumuza mesaj olarak gönderen bireylerden oluşan bir nesille yaşamak zorunda kalacağız!   Asım Uslu 

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.