SEZEN AKSU VE "HADI GÜLÜMSE"

Sezen Aksu yeni albümüyle hayranlarının karşısında...

SEZEN AKSU VE

SEZEN AKSU VE "HADI GÜLÜMSE"

Sezen Aksu yeni albümüyle hayranlarının karşısında...

Albümün adı “Öptüm”   Sezen Aksu bildiğiniz gibi Türk popüler kültüründe bir fenomendir. Ancak son iki yıldır başka bir şekilde meşgul etti gündemi. Önce “demokratik açılım” ile ilgili görüşleri, sonrasında referandum öncesi duruşunu açıklaması, birçok hayranının tepkisine yol açmış, hatta “İzmir’de Sezen Aksu Sokağı’nın adı değişiyor” haberleri gündeme düşmüştü.
Şaşırmamalı, hayrete düşmemeli Sezen’in tutumları karşısında. “Öptüm” den önce “günaydın” öpücüğünü almış olmalıydık aslında...                                                              **   Ne zaman Sezen Aksu şarkısı çalınsa kulağıma, onun “Gülümse” albümü gelir aklıma... Sezen Aksu’nun “Gülümse” albümü çıktığında başımızda kavak yelleri esiyordu...   Bence en iyi albümlerinden biridir. O zaman da çok tutulmuştu, ilk günler neredeyse yok satıyordu. Ezbere biliyordum albümü:   A- 1. Hadi Bakalım 2.Tutsak 3. Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam 4.Gülümse 5. Güllerim Soldu   B- 1. Vazgeçtim 2.Herşeyi Yak   3.Namus 4. Seni Kimler Aldı 5.Değer mi   Gençlik heyecanlarımızın, aşklarımızın içinde onun şarkıları vardı. İnternetin, uydu yayınlarının, cep telefonlarının olmadığı, yani insanın daha ‘sosyal bir varlık’ olduğu zamanlardı... Hislerimize tercüman olacak sanatçıların az olduğu yıllardı.   Çay partilerimiz vardı bizim, alkolsüz içeceklerimizi yudumlayıp, sevgililerimizi beklediğimiz, onlarla geçirdiğimiz sınırlı zamanın kıymetini bildiğimiz senelerdi. Daha naiftik, daha yalın, daha samimi… Kentin yollarını arşınlayıp sohbet etmek bile bir keyifti bizim için. Kaygılarımız değil hayallerimiz vardı. Kavgalarımız değil umutlarımız... Herkesin birbirini tanıdığı bir şehirde kaybolmazdık hiç. “Ulaşılamıyor” olmazdık. Ekrana değil gözlere bakarak paylaşmanın ayrıcalığını yaşadık, ceplerimiz telefon, araba anahtarı, cüzdanla değil ama umutla doluydu. Yüreğimiz sevgiyle. 20. yüzyıl çocuğu olmak güzeldi…                                                              **   İşte Sezen de o güzelliklerden biriydi bizim için... “Hadi bakalım, kolay gelsin, bir acayip zor yarış “ diye başladığında, bu yüzyıl için çok komik hareketlerle dans eder, duygusal şarkılarına ise ‘tutsak’ olurduk. Kızıl saçlarının arasından seni kimler aldı dedi mi, giden sevgiliyi hatırlar, içlenir, yüreğimiz çarpardı.   Oysa şimdi “seni kimler aldı Sezen” demek geliyor içimden... Seni kimse almadı, sen hep aynı Sezen’din biliyorum. Ama dedim ya, biz seksenler gençliğiydik, sevdiğimiz her şeyi, herkesi çok seviyorduk, fazla anlamlar yüklüyorduk. Büyürken yakalandık çünkü sana.   Büyürken tanıdıkları yol arkadaşı gibi gelir insana, büyükken tanıdıkları ise durak arkadaşıdır yalnızca, herkesin kendi yolunda gittiğini bilirsin.   Bir kitap okursunuz, çok beğenirsiniz, sonra yıllar geçer, bir daha okursunuz, farklı şeyler görürsünüz, yeni şeyler fark edersiniz. Oysa kitap aynı kitaptır, değişen biziz. Aynı tatları alamamamız ya da farklı tatlar bulmamız doğaldır. Okul arkadaşınızı yıllar sonra gördüğünüzde bakarsınız ki, bıraktığınız gibi değildir hiçbir şey.   Sezen de öyleydi işte… Öylesine içimize almıştık ki onu, rol model olmuştu birçok konuda. Yalnız şarkıları değil, değer yargıları da önemliydi bizim için. Yaşam tarzı, şarkı sözlerinde aradığımız bulduğumuz mesajlar… Onu olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi seviyorduk. O yüzden hayal kırıklıklarımız da büyük oluyor.   “Vazgeçtim” diyorsam yani, Sezen’den değil bendendir sebebi... “Güllerim Soldu”ysa kaldırımlarda, benim büyümemdendir.   Şarkı hep aynı şarkı, Sezen hep aynı Sezen... Yüklediğim anlamları silmeliyim ben. Bakış açımın değiştiğini, yüzyıl atladığımı görmeliyim. O hep aynı yerdeydi, benim gerimde kaldı artık.  “Her şeyi Yak”’ maya gerek yok, hiçbir şeyi hatta… Yoldaşlıktan durak tanışıklığına dönebilmeliyiz. Durakta kalıp hep aynı otobüsü bekleyenlere, el sallamayı bilmeliyiz.   Ona değil kendimize sormalıyız. “Değer mi” demeliyiz. Değer miydi? Diyebilmeliyiz. Kendimize dönüp sorgulamalıyız asıl... Sevdamız bitmediyse, kavgamız da bitmemiştir. Kendi yolumuzda gitmeliyiz. Acı da olsa, olanı olduğu yerde bırakmayı bilmeliyiz.                                                              **   Seksenler güzeldi, doksanlar da... Yalnız biz değil ülkemiz de, vatanım da daha güzeldi…   Bizi büyüten şarkıları söyleyenlere kızmamalıyız. Onlar bize türküler değil, ninniler söylemiş çünkü… Uyanmalıyız. Uyanmalı ve önümüze bakmalıyız. Sezen’in güçlü sezgilerinin olduğunu sezerdim gençliğimde, şimdi ise sezgilerini sezdirmediğini görüyorum. Suçlamıyorum onu, hatayı onda değil, kendimizde aramalıyız.   İçten gülümserdik seksenlerde, gözlerimize bulaşırdı… Güldüm mü, yüreğine inerdim sevdiğimin, Ülkemi coşkuyla, geleceğimi umutla severdim.   Şimdi? Bak bir dünyaya… İnsanlığa… Yarına… Geleceğe… 21. yüzyıla bir bak bakalım… Bak ta gülümse, Hadi Hadi Gülümse!!!...

Tuna Ersöz


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.