SELÇUK ÖZDAĞ, ÖZGÜR ÖZEL'İ TOPA TUTTU

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, kendisini ağır sözlerle eleştiren CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel'i topa tuttu.

SELÇUK ÖZDAĞ, ÖZGÜR ÖZEL'İ TOPA TUTTU

SELÇUK ÖZDAĞ, ÖZGÜR ÖZEL'İ TOPA TUTTU

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, kendisini ağır sözlerle eleştiren CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’i topa tuttu.

“İdeolojik hedeflerine ulaşamayanlar için her yer zindan her yer karanlıktır” diyen Özdağ, “Ben Kılıçdaroğlu’nu eleştirdim diye Özgür Özel yalan yanlış beyanlarda bulunmuş. Benim referandumdaki ‘Evet’ kampanyasına verdiğim destekten dolayı milletvekilliği ile ödüllendirildiğimi iddia eden Özel’e soruyorum; bunu ispat etmeyen müfteridir, yalancıdır” dedi.

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’ın, kendisini ağır sözlerle eleştiren CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’e yanıtı gecikmedi. Kılıçdaroğlu’nu eleştirdiği için Özel’in verdiği demecin yalan yanlış beyanlarla dolu olduğunu belirten Özdağ, “Ben AK Parti’nin milletvekiliyim Kemal Kılıçdaroğlu ise CHP’nin Genelbaşkanıdır. CHP Genelbaşkanı Kılıçdaroğlu her demecinde, ‘Gençlerin arkasındayız’ dediği için bende kendisi ile ilgili verdiğim demeçte; ‘Hangi gençlerin arkasındasınız? Çevre konusunda duyarlı olan, hassasiyet gösteren, çevreyi tahrip etmeyen, insanların rızkı ile oynamayan, insanların hürriyetini tehdit etmeyen, insanların geleceğini karartmak istemeyen, yakmayan, yıkmayan, öldürmeyen gençlerin mi arkasındasınız yoksa yakan, yıkan, parçalayan, Türkiye’nin değerleri ile hesaplaşmak isteyen marjinal gurupları mı arkasındasınız’ sorusunu sordum. Kılıçdaroğlu çıkıp hangi gençlerin arkasında olduğunu söylesin. Kılıçdaroğlu da gençlere çağrıda bulunup evlerine dönmelerini söylesin. Unutulmamalıdır ki sokaklarla iktidar olunmaz. Ancak ve ancak sandıkla iktidar olunur, rolleri de halk dağıtır. Bundan doğal ne var. Özgür Özel, bana cevap veriyor. CHP Genelbaşkanını tenkit edemeyiz, eleştiremeyiz öyle mi? CHP Genelbaşkanı tartışılamaz mı? Onlar Recep Tayyip Erdoğan’a, Devlet Bahçeli’ye, Selahattin Demirtaş’a veya bir başka siyasetçiye ağızlarına geleni söyleyecekler ama AK Partili bir siyasetçi bunlara bir şey söyleyemeyecek öyle mi?” dedi. 

"BUGÜN DARBECİLER YARGILANIYORSA YAPTIKLARIMIZ DOĞRUDUR"
İdealleri ve davasından hiçbir zaman taviz vermediğini belirten Özdağ, “Bir diğer konu; demokrasi hür fikirlerin rejimidir. Eşitliğin rejimidir. Demokrasi farklı fikirlere tahammül etme rejimidir. Demokrasi fikirlerin çarpışması sonucu doğan hakikat şimşeğinin adıdır ama bunlar fikirler çarpışmasın istiyorlar. Ben Büyük Birlik Partisi’nde MKYK Üyesi olarak Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkan Danışmanı olarak 17 yıl çalıştım. Her seçimde aday oldum, aday adayı oldum. 1987 yılında merhum Yazıcıoğlu ile cezaevinden çıktıktan sonra dostluğumuz daha da kuvvetlendi. 1992 yılındaki Milli Mutabakat Metni’ni beraber hazırladık. 1993 yılında Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşunda aktif rol oynadım. Muhsin Yazıcıoğlu 2009 yılında vefat ettikten sonra partide bir genel başkanlık yarışması oldu. Yalçın Topçu genel başkan olur olmaz da istifa ettim.  Üniversitede doktora yaparken haksız yere kaydım silindi. Uzun yıllar mahkemelerde hakkımı aradım. Danıştay saldırısından sonra yapılan yürüyüşte bir demeç verdim gazetelere manşet oldu ancak anayasa teminatı altında olmama rağmen ve genel başkan yardımcısı olmama rağmen rektörü eleştirdiğim için disiplin yönetmeliğini gündeme getirdiler oysa üniversite hocalarının siyasi partilerde görev alabilmelerine ilişkin karar 1999 tarihinde çıkmıştır. Rektör burada keyfi davranarak YÖK kararını anayasanın üstünde görmüştür. Beni üniversite hocalığından uzaklaştırdılar mahkeme kararı ile geri döndüm. Danıştay lehime karar verdi ancak üniversite yönetimi farklı bir kılıfla yine beni uzaklaştırdı. Tekrar işsiz kaldım. Bu süreçte Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın tevasuflarıyla İzmir Basın Yayın Enformasyon Bölge Müdürlüğü’ne getirildim. Orada çalışırken Türkiye tarihi bir referandum sürecinden geçiyordu. İrfan Sönmez, İrfan Ulu, Nihat Eren gibi arkadaşlarımızla birlikte ‘Bağımsız ülkücüler Platformu’ adıyla bir platform kurarak ‘Evet’ kampanyası yürüttük. Türkiye’de siyasetin önünün açılacağının, hak ve özgürlük alanlarının genişleyeceğinin buna bağlı olduğunu gördük ve yola çıktık. Haklılığımız ortaya çıktı 12 Eylül’cüler, 28 Şubat’çılar, Ayışığı, Balyoz, Ergenekon gibi darbe girişiminde bulunanlar bugün yargılanıyorlar” dedi. 

"NE DÜN, NE BUGÜN, NE DE YARIN ASLA TAVİZ VERMEDİM"
Davasından asla taviz vermediğini belirten Özdağ, “Referandum kampanyasına katıldığımdan dolayı Büyük Birlik Partisi’ne ihanet ettiğim, davama ihanet ettiğim için milletvekili oldum demek iftiradır başka da bir şey değildir. Kimsenin kimseye iftira atmaya hakkı yoktur. Siyaset seviyeli yapılmalıdır. Ben Büyük Birlik Partisi’ndeyken hangi ideallere, hayallere sahipsem bugünde aynılarına sahibim. Hayallerim; üniter yapısı içerisinde Türkiye’nin bütünlüğüdür, mutluluğudur, huzurudur, refahıdır, kalkınmışlığıdır, hiçbir şekilde ne etnik ne dini köken ayrımı yapılmadan herkesin bu ülkede refah seviyesini yükseltmesi ve özgürlüğü yaşamasıdır hayallerim. Herkesin herkesi tahammül edebileceği bir Türkiye inşa etmektir hayalim. Vazgeçilmezlerin dün olduğu gibi bugünde bellidir bunlar; tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek istiklal marşıdır. Resmi dilin Türkçe olmasını istiyorum ama geri kalan dillerin de bu ülkede yaşatılmasını istiyorum. Hiçbir dilin inkar edilmemesi gerektiğini de hayat felsefemin ortasına koyuyorum” dedi.

"BUNU İSPATLAMAYAN MÜFTERİDİR, YALANCIDIR"
Özdağ, “Unutulmamalıdır ki referandumda beraber çalıştığımız arkadaşlarımızdan hiçbiri milletvekili değildir. Avukat İrfan Sönmez, Ahmet Ulu, Rahmi Songun, Musa Serdar Çelebi, Nihat Eren, Avukat Hasan İlter ve daha nice arkadaşla birlikte yola çıktık ve birlikteyiz. Onların içerisinde bir tek ben milletvekili oldum. Bugün eğer birileri çıkıp da o kampanyayı yürüttüm diye bu milletvekilliği rüşvet diye verildi diye iddialarda bulunuyorsa bunu ispat etmeleri gerekiyor. bu yanlıştır bu yalandır, iftiradır. Eğer öyle olsa diğerlerine neden verilmemiştir? Arınç’ın tevasuflarıyla mazim nedeniyle, MHP ve ülkücü hareketten dolayı idamla yargılandığım için Büyük Birlik Partisi’nde genel başkan yardımcılığı yaptığım için, Manisa’da 2 dönem aday adayı ve aday olduğum için ve Manisa’da tanındığım için, Sayın Arınç’ın da Başbakan tarafından Bursa’da oyları yükselteceğine inandığı için Bursa’ya gönderilmesi üzerine Manisa merkezden aday gösterildim. Bu benim 37 yıllık müktesebatımın karşılığıdır, kaderimin karşılığıdır. Ben kadere iman ediyorum kadere iman edenler kederden emin olurlar. Geçmişimde utanacağım hiçbir şeyim yoktur. O nedenle Özgür Özel’in söylediklerinin hiçbiri doğru değildir. Benim hakkımda farklı söylemler yaratmaya çalışıyorlar. Bu söylemlerle de burada yükselen AK Parti’nin yükselişini gölgelemek istiyorlar. Unutmasınlar ki ne yaparlarsa yapsınlar AK Parti’nin yükselişini kesemezler. AK Parti her yerde dün olduğu gibi bundan sonra davar olmaya devam edecektir” dedi.  

"DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM MUTLULUK İÇİNSE BU ERDEMLİKTİR"
Özel’e tavsiyelerde de bulunan Özdağ, “Özgür Özel, siyasi etikten dolayı bundan sonra konuşmadıklarını konuşacağını söylüyor. Benimle ilgili kim ne biliyorsa çıkıp anlatsın anlatmayan müfteridir, iftiracıdır. Unutmayın ki Selçuk Özdağ siyasi ahlak ve kurallar çerçevesinde siyaset yapmaya devam edecektir. CHP’yi de MHP’yi de, BDP’yi de tenkit ederim gerekirse kendime de özeleştiride bulunurum. Eğer düşüncelerimizde değişim ve dönüşüm varsa, bu değişim ve dönüşüm insanların mutluluğu içinse, refahın yükselmesiyle ilgiliyse bu erdemliliktir. Ben o erdemliliği taşıyorum. Özgür Özel’i insan hak ve özgürlüklerini anlamaya, hukuk devletini anlamaya, demokrasiyi anlamaya davet ediyorum” dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.