SAYIN BAKAN; ÇAL DAĞINA, GEDİZ'E GELİN, KATLİAMI DURDURUN!

CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Gediz havzasıyla ilgili yapılan girişimlerin yetersiz olduğuna dikkat çekerek Veysel Eroğlu'na seslendi: "Sayın Bakan; Çal dağına, Gediz'e gelin, gerçekleri kendi gözlerinizle görün ve artık bu katliamı durdurun."

SAYIN BAKAN; ÇAL DAĞINA, GEDİZ'E GELİN, KATLİAMI DURDURUN!

SAYIN BAKAN; ÇAL DAĞINA, GEDİZ’E GELİN, KATLİAMI DURDURUN!

CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Gediz havzasıyla ilgili yapılan girişimlerin yetersiz olduğuna dikkat çekerek Veysel Eroğlu’na seslendi: “Sayın Bakan; Çal dağına, Gediz’e gelin, gerçekleri kendi gözlerinizle görün ve artık bu katliamı durdurun.”
Hasan Ören’in konuyla ilgili açıklaması şöyle: “Gediz Havzası Koruma Eylem Planı 10. Değerlendirme Toplantısının yapıldığı basına yansımıştır. Basında çıkan haberlerden, önceki 9 toplantı gibi, bu toplantıdan da bir sonuç çıkmadığı anlaşılıyor.
Bu toplantılarda, sorunları bilen ve bölgeyi tanıyan, Manisa Milletvekillerinin bulunmamasını anlamak mümkün değildir. Sadece bürokratlarla yapılan salon toplantılarından sonuç alınamadığı görülmektedir. Manisa için hayati önem taşıyan konularda Milletvekillerinin bulunması, görüşlerini dile getirmesi sorunların çözümüne siyasi destek verilmesi açısından olumlu olacaktır. Çünkü siyasi sorumluluk sahibi Milletvekillerinin Manisa’nın yararını gözeteceklerine inancım tamdır.

Toplantının ardından yapılan yetkililerin yaptıkları açıklamalara baktığımızda 10. Toplantı sonunda da bir arpa boyu yol alınmadığı görülmüştür. Çünkü artık Orman ve Su İşler Bakanlığı üst düzey bürokratları, Vali ve diğer yetkililer; sabırlarının taştığını, görevini yapmayan belediye başkanlarının ve OSB yönetimlerinin cezalarını çekecekleri yönünde tehditkar ifadeler kullanmaya başlamışlardır.
Bürokratlar, Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun 31 Aralık 2012 tarihi itibariyle Gediz nehrinin temizlenmiş olacağı sözünü verdiğini hatırlatarak, arıtma yapmayan, belediye ve OSB’lere sert eleştirilerde bulunmuşlardı.
Ancak gelinen noktada “Gediz’de balık tutmanın artık bir hayal olduğunu” herkes görmektedir. Çünkü Hükümetin Gediz’i temizleme girişimlerinin önündeki en büyük engel, yine AKP’li belediyelerdir.
AKP’li hiçbir belediye 10 yıldır bir tane bile arıtma tesisi yapmamıştır. AKP’li Turgutlu Belediye Başkanı Serhat ORHAN’ın, “Bana hiçbir güç arıtma tesisi yaptıramaz, ben arıtma tesisine para harcayacak kadar enayi değilim” sözü AKP’lilerin duyarsızlığının en açık ifadesidir. 
Bu sözler karşısında, Bakanlığın ve Valiliğin bu zihniyetteki belediye başkanlarına ve OSB yöneticilerine nasıl bir ceza vereceğini açıkçası merak ediyorum. AKP’li belediye başkanları görevini yapmadığı için görevden alınacak mıdır? Yoksa kabak yine CHP’li belediyelere mi patlayacak? 
Gediz’i kirletenlere karşı savaş başlatılmalıdır. Belediyelerin ve Organize Sanayi Bölgelerinin arıtma tesislerini yapmaları ve etkin olarak kullanmaları için gerekli maddi ve idari destek devlet tarafından sağlanmalıdır. AKP’li Turgutlu Belediye Başkanı gibi arıtma tesisi yapmaya yanaşmayanlar ise bakanlık yetkililerinin söylediği gibi cezalandırılmalıdır.
Gediz’i Kurtarmak İçin Çal Dağı Nikel Madeni Kapatılmalıdır
Bunun yanında Gediz havzası ve nehri için büyük tehlike olan Çaldağı Nikel Madeninde ağaç katliamı da tüm hızıyla devam etmektedir.
Sülfürik asitle nikel madeni çıkarılan Turgutlu Çal dağındaki maden işletmesi, faaliyete devam ettiği sürece Gediz havzasının korunması ve nehrin kirliliğinin önlenmesi için yapılacak çalışmaların başarıya ulaşma şansı yoktur. Çünkü nikel madeni işletmesi orada durdukça Gediz nehri kirlenmeye devam edecektir. Sadece belediyelerin OSB’lerin arıtma tesisi yapmaları Gediz nehrini temizlemeye yetmeyecektir. Bu nedenle öncelikli olarak, Manisa ve Turgutlu’nun geleceği için büyük tehdit oluşturan nikel madeni işletmesi kapatılmalıdır.
Üç ayda bir gelip “Gediz Havzası Koruma Eylem Planı Toplantısı” yapan Orman ve Su İşleri Bakanlığı bürokratlarının yollarının üzerindeki Çal Dağına uğrayıp ağaç katliamını yerinde görmelerini çok isterdim.
Sadece toplantı için gelen Sayın Bürokratlar, klimalı lüks toplantı salonlarından çıkıp etrafa bakarlarsa, Gediz neden kirlendiğini, yüzbinlerce ağacın nasıl katledildiğini, maden işletmesinin, Turgutlu’ya ve Manisa’ya nasıl zarar verdiğini kendi gözleriyle göreceklerdir. İnanıyorum ki gerçekleri gördüklerinde verilen izinlerin altındaki imzalarını geri çekip, maden işletmesini derhal kapatacaklardır.
Araştırma Önergelerim TBMM’de neden reddedildi?
Gediz nehrinin kirliliği ve Çal dağı nikel madeninin çevreye verdiği zararların araştırılması için TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması için verdiğim iki önergemde ne yazık ki AKP Milletvekilleri tarafından reddedilmiştir.
Bu sorunların gündeme getirilmesi için TBMM Araştırma Komisyonu kurulmasından neden korkuluyor anlamak mümkün değildir. TBMM’de her siyasi partiden milletvekilinin içinde bulunduğu komisyon kurulup, Gediz’in kirliliği, Çal dağı nikel madeninin çevreye verdiği zararlar yerinde görülürse, çözüm için mutlaka katkı sağlanacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak hangi parti getirirse getirisin çevre ve doğanın korunması, ağaç katliamının durdurulması konusunda yapılacak her türlü çalışmaya destek vereceğimizi belirtmek isterim. 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu görevini yapmalıdır
Manisa tarımsal üretiminin temelini oluşturan Gediz havzasının korunması ve Gediz nehrin kirliliğinin önlenmesi konusunu zaman zaman gündeme getirmekteyim. Manisa Milletvekili olarak sorumlu olduğumu düşündüğüm çevrenin ve doğanın korunması, önemsediğim konuların başında geliyor.
Çal dağı nikel madeni, Gediz nehri kirliliği ile açıklamalarıma kulaklarını tıkayanları, masa başında imza atmaktan başka iş yapmayanları Çal dağına ve Gediz’e davet ediyorum.
Bu işin siyasi sorumlusu olan Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu’nu görevini yapmaya davet ediyorum.
Sayın Bakan; Çal dağına, Gediz’e gelin, gerçekleri kendi gözlerinizle görün ve artık bu katliamı durdurun.”

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.