Sahibinden satılık gazete manşeti

Medyanın da, siyasetin de karakteri zayıfladı.

Sahibinden satılık gazete manşeti

Murat Yalçın

Sahibinden satılık gazete manşeti!

 

Medyanın da, siyasetin de karakteri zayıfladı…

Haber şu; MHP ilçe Başkanı Ömer Bozkurt ve ilçe yönetimi istifa dilekçesini, İlçe Seçim Kuruluna teslim etti. Bozkurt ve beraberindeki yönetim, daha sonra BDP'nin desteklediği bağımsız milletvekili adayı Kemal Aktaş'ın seçim bürosuna giderek BDP'ye katıldıklarını bildirdiler. BDP seçim bürosunda gazetecilere açıklama yapan Bozkurt, ''Bundan sonra düzen partilerinde değil, artık halkımın yanında olmak istiyorum. Artık yolumuza BDP'de ile devam edeceğiz'' dedi. Yok yok… Bu kadarı fazla!  Siyasette çeşitli transferlere şahit oluyoruz ama bunu mideler kaldırmaz. Bu geçişte samimiyet yok, yalan çok! Olay taaa Van’da olmuş, bizi ne ilgilendirir demeyin. Aslında buradan çıkarılacak çok önemli bir sonuç var, o da şu; Artık siyaset yapabilmek için neredeyse omurganızı aldırmanız gerekiyor. Evet, aynen böyle… Siyaseti hizmet için yapan birçok kişi var, lafım onlara değil zaten. Ama durum bu! Görmezlikten de gelsek durum maalesef bu…   Alın bir haber daha… Karaman'da Fenerbahçe'nin lig şampiyonluğu havai fişek gösterileri ve yüzlerce araç konvoyunun geçişi ile kutlandı. Fenerbahçe taraftarı 24 yaşındaki Cemal Deveci Ak Tekke Cami önünde bir cüzdan buldu. Cüzdanı havaya kaldırarak 'Kaybeden ya da düşüren var mı ?' diyerek seslenen Deveci, sahibi çıkmayınca çevrede güvenlik önlemi alan polis ekiplerine teslim etti. Bu haber “Örnek Fenerbahçe taraftarı” başlığıyla verildi. Hem de manşetten. Bu haber farkında olmadan bize bir şeyi anlattı. Artık dürüstlük ayrıcalık haline gelmiş. Neydik ne olduk…    Ya basın sektörü… 12 Haziran’a günler kala son durum şu; Bazı gazetelerin manşetleri satılıyor! Parayı veren manşeti kapıyor! Bir tek şu ilan eksik; “Sahibinden satılık gazete manşeti!” Bu nedir biliyor musunuz? Bu çok utanç verici bir durumdur. Bunun izahı yok! Bunu yapanları ateş bile yakarken utanacak. Bir an evvel kül edip, kurtulmak isteyecek onlardan… Fotoğraf çok net, olan biteni ne siz yiyorsunuz ne biz. Ama onlar yediğimizi hatta vatandaşın, okuyucunun da yediğini zannediyorlar. Anlıyorsunuz değil mi? Gazetecilik yerle bir olmuş artık, umurlarında değil. Yalakalık artık sıradanlaşmış. Bir gazetenin her yeri satılık olur mu hiç? Reklam alanları bellidir. İstediğin kadar al! Manşet bir gazetenin namusudur! Manşet satılır mı hiç? Satıyorlar… Parayı verene satıyorlar... Sınır nedir peki?  Ne kadar para kazansalar artık satmayacaklar? Yani yalakalık ne zaman son bulacak? Ne zaman, “Tamam, artık yalakalık yapmama gerek yok!” diyecekler? Onlara sadece bir şeyi hatırlatıyorum; Hatuniye Cami’nde her gün bir cenaze namazı var. Bir varsın bir yoksun. Bu kadar basit, bu kadar yalın ve bu kadar net her şey… Yani ölüm ani, dünya fani... Bu 3 günlük dünyada nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilmeye ne gerek var? Biraz daha az paran olsun, ama onurundan, duruşundan ve önemlisi omurgandan hiçbir şey eksilmesin. İnsanlar sen öldüğünde arkandan dua etsin ve Fatiha’yı biraz içten okusun. Ama sen böyle satarsan olmaz ki…     Önemli not: Bu yazıda herhangi bir kurum veya kişi kastedilmemiştir. Üstüne alınmak isteyenlere ise herhangi bir sınırlamamız yoktur… 

 

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.