SAHHAD SAYMANI ÇEKER: "SAĞLIK HAKKI ORTADAN KALDIRILMIŞTIR, HAYIRLI UĞURLU OLSUN."

Manisa Sağlık Hakkı ve Hasta Hakları Derneği, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan değişikliklerle ilgili açıklama yaptı.

SAHHAD SAYMANI ÇEKER:

SAHHAD SAYMANI ÇEKER: “SAĞLIK HAKKI ORTADAN KALDIRILMIŞTIR, HAYIRLI UĞURLU OLSUN.”

Manisa Sağlık Hakkı ve Hasta Hakları Derneği, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan değişikliklerle ilgili açıklama yaptı.

SAHHAD adına konuşan Çeker, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sağlık Hakkı ortadan kaldırılmıştır, hayırlı uğurlu olsun. Evet, artık Sosyal Güvenlik Kurumu “Her Türlü Sağlık Hizmetini” ödeme kapsamı dışına çıkarabilecektir.  Emekli milletvekillerinin emekli maaşlarını 8 Bin TL’ye çıkartmak için TBMM’de 23 Aralık gece yarısı kabul edilen emekli sandığı kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 6262 sayılı torba kanun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda da değişiklikler içermektedir.

Yapılan değişiklik ile 5510 sayılı kanunun 64. maddesi “Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetlerine” ‘d’ bendi eklenmiştir. 5510 sayılı kanunun 64. maddesi: Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır:
- Estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri
- Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen, tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri,
- Yabancı ülke vatandaşlarının Genel Sağlık Sigortalısı sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkların finansmanı SGK tarafından karşılanmıyor.
Eklenen ‘d’ bendi,
- 63. maddeye göre yöntem, tür, miktar ve kullanım sürelerinin belirlenmesi sonucunda kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin kapsamı dışında bırakılan sağlık hizmetleri.

Bu, SGK’nın isterse bir tedaviyi, Estetik amaçlı olmasa da, Sağlık Bakanlığı tarafından izin veya ruhsat verilmiş olsa da, her türlü sağlık hizmeti ödeme kapsamından çıkarılabilecek demektir.

Bu açıkça paran yoksa öl demektir.

Bu, paralı sağlık hizmeti için bir başka milat daha demektir.

Gayet açık bir ifade ile SGK sağlık hizmetleri ve yapılan tıbbi tedavilerin finansmanını karşılamak için mali etkililiğe bakılacaktır. Maliyeti yüksek sağlık hizmetlerinin faturasını ödeyemeyeceğini, ödeyebilmek için sağlık teminat paketini yani sağlıkta kasko ile tamamlayıcı sigorta uygulamalarının başlayacağını ifade etmektedir.
SGK tarafından getirilen uygulamalarla; ilaç katılım payı, muayene katılım payı, Reçete katılım payı, eşdeğer ilaç farkı adı altında hastalardan 4 çeşit katılım payı alınmaktayken kanunda yapılan değişikliğin diğer bir genel gerekçesinde ise sağlık masrafları konusunda vatandaşların daha bilinçli hale getirilmesi, akılcı ilaç kullanımının yaygınlaştırılması ve israfın önlenmesi için beşinci cepten ödeme farkı getirilerek, aile hekimlerinin yazdıkları reçete dahil üç kalem ilaca kadar 3 TL, üç kalemden fazla her bir kutu için 1 TL getirilmiştir. Ayrıca katılım paylarını önceki basamaklardan sevkli olmaması durumunda 10 katına kadar artırmaya SGK yetkili olup, yatan hastaların sağlık hizmetleri bedelinin %1’ine kadar katılım payı kurum tarafından alınabileceği belirtilmektedir.
Sonuç olarak TBMM’de çıkarılan 6262 sayılı kanun ve 5510 sayılı kanunda yapılan değişiklik ile sağlıkta katılım payı ve ilave ücretten sonra artık sağlık teminat paketi daraltılıp kasko dönemi ile tamamlayıcı sigorta uygulamaları başlanacaktır. SGK tarafından mali etkililiğe bakılarak her türlü sağlık hizmeti ödeme kapsamı dışına çıkarılabilecektir.

Kanun değişikliğinin gerekçesinde; “Sağlık hizmetleri ile yapılan tedaviler, mali etkililik ve verimlilik gibi yönlerden ele alınarak yapılan değerlendirme sonucunda ödeme kapsamına alınmakta veya alınmamaktadır.” belirtilmektedir.

Mali etkililik ve verimlilik… Bu iki kavram bir kanuna gerekçe yapılmaktadır.

Öyle anlaşılmaktadır ki bundan böyle SGK bir tedaviyi kapsam dışı veya kapsam içi değerlendirmesi yaparken “Mali etkililik ve verimlilik…” değerlendirmesi yapacak eğer çok açık bir ifadeyle “kurtarmıyorsa” kapsam dışı diyebilecektir.

Yaşlılar, özürlüler, kronik hastalığı olanlar o tedaviye olan ihtiyaçları açısından değil “Mali etkililik ve verimlilik…” açısından ele alınacaktır.

Şeker hastası bir emekli vatandaşın, özürlü bir çocuğun yapılacak tedavisinde mali etkililik aramak her şeyden önce ayıptır, günahtır, rezilliktir.

Bu Allah'tan korkmazlıktır.

Bu paran kadar sağlık anlayışıdır.

Bu yanlıştan biran önce dönülmelidir.

Kendilerine % 60 olmadı % 45 zamları gece yarısı demeden yapanlar söz konusu kronik hastalar, yaşlılar, engelliler olunca neden bu kadar acımasız olmaktadırlar?

Bu sorunun cevabını tüm kamuoyu vicdanına ve tarihe not düşmek açısından başta hükümet olmak üzere bütün milletvekillerine soruyorum.

Saygılarımla.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.