SAĞLIK HAKKI PANELDE ELE ALINDI

Manisa Sağlık Hakkı Meclisi tarafından Sağlık Hakkı Paneli düzenlendi. CHP Manisa Milletvekili Eczacı Özgür Özel, TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu ve Sağlık Hakkı ve Hasta Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Abidin Kaplan konuşmacı olarak katıldı.

SAĞLIK HAKKI PANELDE ELE ALINDI

SAĞLIK HAKKI PANELDE ELE ALINDI

Manisa Sağlık Hakkı Meclisi tarafından Sağlık Hakkı Paneli düzenlendi. CHP Manisa Milletvekili Eczacı Özgür Özel,  TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu ve Sağlık Hakkı ve Hasta Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Abidin Kaplan konuşmacı olarak katıldı.

Kültür Sitesi Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen ve CHP Manisa Milletvekili Eczacı Özgür Özel,  TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu ve Sağlık Hakkı ve Hasta Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Abidin Kaplan’ın konuşmacı olarak katıldığı panele ayrıca Sağlık Hakkı Meclisi üyesi olan sendika, oda, siyasi parti, dernek, vakıf temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Hükümetin Sağlıkta Dönüşüm Programının sonucu olarak sağlık çalışanları ve vatandaşların sağlıkta yaşadıklarına dikkat çekildiği toplantıda, her vatandaşın hakkı olan sağlık hakkının ticarileşmesin ayrıntıları anlatıldı.  Panelin açılış konuşmasını yapan Manisa Tabip Odası Başkanı Yüksel Pabuşçu, sağlıkta işlerin paralı duruma geldiğini belirterek, devletin sağlıkta ödediği 100 liranın 76 lirasını geri alır duruma geldiğini kaydetti. Devletin geri aldığı bu paranın tüm vatandaşların cebinden çıktığına işaret eden Pabuşçu, ayrıca katkı payı ödememek için eczanelerden ilaç alanların sayısının yüzde 42’ye çıktığının altını çizdi.

BAKŞİ, KAMU HASTANE BİRLİKLERİ’NİN MANİSA’DA CEO’SU OLACAKMIŞ
Hükümetin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yasalaştırdığı Kamu Hastane Birlikleri’nin Manisa’da CEO’sunun AKP Milletvekili adayı Sait Han Bakşi’nin olacağı söylentilerine dikkat çeken CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, “Kendisi müteahhittir. İşini de güzel yapar. Kendisi sağlık sektöründe olmamasına rağmen CEO aradıkları için hastanenin başına getireceklermiş.” görüşünü dile getirdi. Sağlık hakkının anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken Özel, “Sağlık hakkı bugünlerde unutturulmaya çalışılan anayasal haktır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 25. maddesinde belirtilen hakları olduğunu söylüyor bu madde. Ekonomik sosyal ve kültürel haklar sözleşmesinde 12. maddesinde sağlık hakkının üzerinde tartışılamayacak bir öneminin olduğunun üzerinde duruyor. Sağlık Türkiye’de anayasal bir hak. 56. maddesinde herkes sağlıklı ve dengeli bir alanda yaşama hakkına sahiptir diyor. Bunu yapmayan anayasal suç işliyor. Devlet bu görevini kamu kurum ve kuruluşlarını denetleyerek yerine getirir diyor. AKP iktidara geldikten sonra 56. maddede değişiklik yaparak GSSS gücünü oradan almasını sağladı. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirebilmesi için genel sağlık sigortası kurar diyor. Devletin işlevi meselesinde 18 ay askeri işlevi var. 19. yy ekonomik işleve dönüyor. 20. yy ise sosyal bir beklentiye dönüyor. Anayasamızın 2. maddesi sosyal bir hukuk devleti olduğunu söylüyor. 60. madde herkesin GSS hakkına sahip olduğunu, devletin bu güveliği sağlayacak tedbirleri aldığını söylüyor. Sosyal devlet bir eşitsizliği kabul ediyor aslında ve bunun düzeltilmesi gerektiğini öngörüyor. Klasik liberalizme ait bir kelime. Sosyal güvenliğin sağlanması, işsizliğin önlenmesi, emeğiyle yaşayanların korunması, yaşam düzeylerinin yükseltilmesini öngörüyor.” dedi.

SAĞLIK HAKKI BİR HAK VE SAVUNULMASI GEREKİR
Türk Tabipleri Birliği (TTB)  Merkez Konseyi Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu da, sağlık hakkının bir hak olduğu ve savunulması gerektiğinin altını çizerek, Sağlıkta Dönüşümle birlikte yaşanan sürecin, sağlık hakkının bir tüketici hakkı olarak yedirilmeye çalışıldığının ve bu durum karşısında vatandaşın da hekimin de çaresiz olduğunu dile getirdi.  Bilaloğlu, hükümetin sağlıkta yaptığı dönüşümle ilgili vatandaşın memnuniyetini yüzde 73 olarak açıkladığını, Ankara Tabip Odası’nın geçtiğimiz aylarda yaptığı ankete göre ise yüzde 40 civarında çıktığını vurgulayarak ortada büyük bir kandırmacanın yaşandığını vurguladı.

Yine Ankara Tabip Odası’nın 1 yıl önce hekimler üzerinde yaptığı bir ankete dikkat çeken Bilaloğlu  “Bu ankete göre; gelecekten umut taşıyor musun? Sorusuna hekimlerin yüzde 7,3 evet demiş. Halk yeterli hizmet alıyor mu sorusuna evet diyen hekim sayısı ise yüzde 13. Bu eğer doğruysa çok ciddi 30 sorun var demektir.” dedi. Nefes alma hakkına gerek olmadığı gibi sağlık hakkı gibi bir hakka da gerek olmadığına işaret eden Dr. Bilaloğlu, “Sağlığımızı hak meselesine getiren şey kapitalist toplumdur.  Bu çağda bu düzende sağlık haktır ve hak olarak savunulmalıdır. Son 30 yılın öyküsüdür bu.  Biz, sağlık hakkının doğuştan kazanılmış yaşamla başlayan bir hak ücretsiz ulaşılabilmelidir derken yıllar içerisinde parayla elde edilen bir hakka dönüştü. Bu AKP meselesini aşar. Onu memuriyetle bu işe görevlendirir. Kendisine yakışanlar bu memuriyete girerler. Bir tüketici, bir müşteri hakkı olarak nasıl bu ülkeye ‘yedirebiliriz’ diye uğraşılır. O süreci yaşıyoruz.” dedi.

SAĞLIK HAKKI MECLİS 11 MARTTA ANKARA’DA
Türkiye Sağlık Hakkı Meclisi’nin 11 Mart tarihinde Ankara’da toplanacağını da hatırlatan Bilaloğlu, sağlığın bir hak olduğunu yüksek sesle söylemek için sadece sağlık çalışanlarının değil siyasi parti, meslek örgütleri sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların desteğine de ihtiyaç duyulduğunun altını önemle çizdi.  Son konuşmacı Sağlık Hakkı ve Hasta Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Abidin Kaplan ise, sağlığın 1980 yılı darbesiyle birlikte nasıl sistemli bir şekilde paralı duruma getirildiğini örneklerle anlattı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.