RUHSAT VERMEDE VAHİM SONUÇ

17 Ağustos Marmara Depreminin 13. yılında bir açıklama yapan Manisa İnşaat Mühendisler Odası Başkanı Cemil Kora, Türkiye genelinde yapı ruhsatı verme yetkisine sahip toplam 3 bin 649 belediye, il özel idaresi ve organize sanayi bölgesinin bulunduğunu belirterek, bunlardan sadece 234'ünün yapı ruhsatını odaya verdiğini söyledi ve bu durumun çok vahim olduğunu kaydetti.

RUHSAT VERMEDE VAHİM SONUÇ

RUHSAT VERMEDE VAHİM SONUÇ

  17 Ağustos Marmara Depreminin 13. yılında bir açıklama yapan Manisa İnşaat Mühendisler Odası Başkanı Cemil Kora, Türkiye genelinde yapı ruhsatı verme yetkisine sahip toplam 3 bin 649 belediye, il özel idaresi ve organize sanayi bölgesinin bulunduğunu belirterek, bunlardan sadece 234’ünün yapı ruhsatını odaya verdiğini söyledi ve bu durumun çok vahim olduğunu kaydetti.   Manisa İnşaat Mühendisler Odası Başkanı Cemil Kora, Marmara depreminin 13. Yılı nedeniyle basın açıklaması yaptı. Kora, “Van Depreminin hemen ardından 26 Ekim 2011 tarihinde Başbakan Erdoğan’ın ‘Artık şehirlerimizde kaçak yapı, gecekondu, bu binaları biz yıkacağız’ söylemiyle başlatılan çalışmaların sonucu olarak Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun 16 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kamuoyunda Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen Yasa ise, bırakınız geçmiş dönemde yapılan bilimsel çalışmaların gereklerini dikkate almayı, henüz bir sene önce yürürlüğe giren Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planındaki hedefleri bile karşılamamaktadır. Sürekli olarak mevzuat eksikliklerinden yakınan sorumluların bizatihi kendilerinin hazırlayıp yürürlüğe koydukları Yasa ve Yönetmelikler, özleri itibariyle insan hayatından çok her tür hizmetin piyasalaştırılmasını sağlamayı hedeflemektedir. Bu nedenle büyük puntolarla kamuoyuyla paylaşılan yeni yasalar, yönetmelikler veya mevcut mevzuat üzerinde yapılan değişiklikler, yaşanan sorunların kaynağına müdahale etmediği için çözüm sunamamakta, aksine yeni ve daha büyük sorunlar yaratmaktadır. Yapılan tüm bilimsel çalışmalar, sağlıklı bir kentleşme için yerleşme ve yapılaşma süreçlerinin risk yönetimini içerecek biçimde yenilenmesi gerekliliği ortaya koymaktadır. Öte yandan göz yumulan kaçak yapılar veya projesine aykırı yapılar, imar afları, parçacıl planlamalar ve plan tadilatları nedeniyle ülkemizdeki yapı stokunun sorunlu olduğu bir gerçekliktir. Kentsel Dönüşüm Yasası, tüm bu gerekleri karşılamaktan uzak olup uygulama alanlarının sınırsız tutulması nedeniyle başta metropol kentlerimiz olmak üzere tüm ülkemizi bir rant alanı haline dönüştürebilecektir. İktidarın yeni hedefi yapım sürecinin denetimine ilişkin kuralların düzenlendiği Yapı Denetim Yasası’nı değiştirmektir” dedi.   GÜÇ SORUNLARA YOL AÇILACAK Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yapılan bazı değişiklikleri ve bu değişikliklerin yol açtığı sorunlar hakkında bilgi veren Cemil Kora, “Bürokrasiyi azaltma gerekçesi altında yapılan Yönetmelik değişikliği ile; projelendirme, onay ve ruhsat süreçleri parçalanarak içinden çıkılmaz bir noktaya getirilmiş, Odamız tarafından verilen ve projelere imza atan, şantiye şefliği ya da fenni mesullük üstlenen kişilerin mühendis olup olmadığının yanı sıra mesleki faaliyette bulunma hakkının olup olmadığını da kontrol etmeye yarayan belge kaldırılmış, yerine bu kişilerin taahhütnameleri konulmuştur. Meslek odalarının üyeleri üzerindeki denetimini dışlayan bu düzenleme esasen kamunun güvenilir mimarlık ve mühendislik hizmeti almasını engellemektedir ve değiştirilmediği müddetçe de yapıların projelendirme ve üretim süreçlerinde giderek artan telafisi güç sorunlara yol açmaya devam edecektir” dedi.   234’Ü YAPI RUHSATI GÖSTERDİ Türkiye genelinde yapı ruhsatı verme yetkisine sahip toplam 3 bin 649 belediye, il özel idaresi ve organize sanayi bölgesinin bulunduğunu belirten Kora, “Mevzuat zorunlu kılmasına rağmen bu idarelerden sadece 234’ü odamıza yapı ruhsatlarını göndermiştir. Az sayıda idareden odamıza iletilen yapı ruhsatlarından elde edilen bilgiler ile üye kayıtlarımızın karşılaştırmalı incelemesinde, Türkiye genelinde gönderilen toplam 2723 “yeni” yapı ruhsatında; Yaklaşık 60 kişinin proje müellifi, şantiye şefi ya da fenni mesul olarak imza attığı yaklaşık 115 yapı ruhsatının iptal edilmesi gerekiyor. Odamız bu tespitlerini Bakanlık ve idarelere iletmiş ve gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Bu durumda arsasına yapı ruhsatı alan ve inşaa ettirmeye başlayan 115 vatandaşımız mağduriyet yaşayacaktır. Bilgi edinilemeyen 3 bin 415 idare tarafından verilen yapı ruhsatları açısından bakıldığında ise sorun daha vahimdir. Zira mühendis olup olmadığı dahi bilinmeyen kişilerce proje üretilmesi ya da fenni mesullük üstlenilmiş olması olasılığı yüksektir. Mühendislik hizmetinin niteliğini yükseltmek yerine meslek odalarını işlevsizleştirerek sahte mühendisliğin önünü açan bu düzenlemelere imza atanlara soruyoruz; Deprem riskini mühendislik hizmeti almamış yapıları çoğaltarak mı azaltacaksınız? Siyasi iktidarı tercihini bilimden ve insandan yana kullanmaya, ülkemizin deprem gerçeğine uygun ulusal bir deprem politikası belirlemeye ve daha da önemlisi bu politikaları bir an önce hayata geçirmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.