Requiem

Fark ettim ki, nasırlarım iyileşmiş seninle...

Requiem

Requiem   Fark ettim ki, nasırlarım iyileşmiş seninle...   Yabancılaştığım duygulara rastladım yine bu akşam... Varlığının ağırlığını yokluğunun boşluğunda anladım. Unutturduğun sızılara döndüm, yıktığın duvarları ördüm. Karşı balkonumdan keman sesleri geliyor yine bu akşam ve ben kendimi sönmüş bir yıldızın kütlesinden daha ağır hissediyorum. Sensizim, yalnızım ve ümitsiz… Anladım ki, seninle nasırlarım iyileşmiş, acılarım küllenmiş, yelim durulmuş, yağmurum dinmiş. Sen benim, yıllarımız içinde, eksilerimi artılamış, bölünmüşlüğümü suratıma çarpmışsın. Oradan oraya savrulurken ayakta ve dik durmamı sağlamışsın. Güçlü olmamı... Öylesine güçlü kılmışsın ki beni, zayıflığımı unutmuşum. Bu geçici ayrılık, zayıflığımı hatırlattı bana, savrulmuşluğumu, bölünmüşlüğümü. Nasırlarıma gitti ellerim ve öncene döndüm, sensizliğime, kimsesizliğime...   Keman sesleri yüreğime ulaşıyor, taşıt sesleri arasında, sensizliğin ortasında. Seni ilk gördüğüm günü anımsıyorum, bir eylül akşamında. Keman çalıyordun ve gözlerin uzaklarda, okyanus derinliğindeydi. Hem yakınımdaydın hem orada değildin. Bir kahve içimi oturduğum o soğuk binada, kalbime oturuverdin, gitmemecesine... Uzaktan sevdim seni günlerce, umutsuzca. Umudum gerçeğe döndü sonra ve sen benim hayatımı değiştirdin. Ne zaman keman çalsan kusursuz bir Goya tablosu gibi izliyordum seni. Hayatımın içinde ama bu evrenin dışındaydın. Hem okyanus gözlerinde hem ulaşılmazımdaydın. Ağzından çıkan her sözcük yepyeni anlamlara bürünüp geliyordu kulağıma. Her dokunuşun yeniden doğuşu müjdeliyordu. Her bakışın soluk alışım oluyor, gözlerinden akan her damla yıkılışım...   Seni kendimden sıyrılıp sevdim ben, tüm kalkanlarımı eritip, yalınlığımla sevdim. Müziğin büyüsünü senin güzelliğinle harmanladım. Yarını düşünmeden. Gerçekliği umursamadan. Her başlangıcın bitişinin olduğunu,  gelenin giden de olduğunu unutarak… Çünkü unutturmuştun bana sızılarımı. Hayata tutunamayışımı, eksilmelerimi, düşüşümü unutturmuştun. Bitmez sanmıştım o yüzden. Sanmıştım.   Sen gittiğinden beri keman dinlemedim. Klasik müziği, senin sevdiklerini yani, Mozart’ı, Bach’ı dinlemedim. Seni dinlemedim aslında. Duyumsamak istemedim. Bu kentte kaç balkonda keman çalan biri vardır ki? Biri benim karşımda işte. Karanlığın içinden ulaşıp uyutmuyor beni. Kalbimde uyuttuklarımı uyandırıyor. Uzaklaştığımı sandığım uçuruma sürüklüyor beni. Senin uçurumun dibinde olduğun, beni beklediğin sanrısına kaptırıyor. Havalanarak varmalıyım yanına. Süzülerek konmalıyım dizlerine. Beni beklediğini biliyorum. Beni sevdiğini biliyorum. Beni istediğini biliyorum. Sana bir an önce kavuşmalıyım. Ama bir araca gereksinimim var. Çığlığımın ortasında bir sükuna... Ve sen öldüğünden beri dinlemediğim Mozart’ın Requiem’ini alıp koynuma, Sana varıyorum...

 

TUNA ERSÖZ
 


Etiketler; #requiem

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.