PROTESTOCU ÖĞRENCİLERE UZAKLAŞTIRMA CEZASI

Geçtiğimiz yıl Celal Bayar Üniversitesi'ne (CBÜ) Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın gelmesini protesto eden öğrencilerden ikisi üniversiteden uzaklaştırma cezası aldı.

PROTESTOCU ÖĞRENCİLERE UZAKLAŞTIRMA CEZASI

PROTESTOCU ÖĞRENCİLERE UZAKLAŞTIRMA CEZASI

Geçtiğimiz yıl Celal Bayar Üniversitesi'ne (CBÜ) Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın gelmesini protesto eden öğrencilerden ikisi üniversiteden uzaklaştırma cezası aldı.

Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi bir grup öğrenci 23 Aralık 2010'da, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Manisa Celal Bayar Üniversitesi'ne gelmesini protesto etti. Protesto sırasında slogan atan öğrencilerin yanına üniversite rektörü Mehmet Pakdemirli geldi. Kameraların önünde yaşanan tartışmalar sırasında Rektör Pakdemirli, öğrencileri, "Atatürk'ten sen görev alamazsın, görev aldıysan ben de sizi okuldan atarım. Cumhuriyeti savunacak biri varsa o da benim. Ben rektörüm. Siyasi slogan atarsanız üniversiten atarım sizi. Derhal dağılıyorsunuz. Emniyet görevlileri, slogan atarlarsa kimliklerini toplayın, ben rektör olarak taahhüt ediyorum, hepsini üniversiteden atacağım" demişti.

Rektörlük, olayla ilgili soruşturma başlattı. TGB'li öğrencilerin ifadesini aldı. Soruşturma sonucunda Manisa TGB temsilcisi Erdem Özdemir, iki yarıyıl, TGB'li öğrenci Burak Ünlü de bir yarıyıl okuldan uzaklaştırma cezası aldı. Özdemir'in 25 Temmuz'da eline ulaşan ve Rektör Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli'nin imzasını taşıyan belgede, Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin ilgili maddelerine göre iki yarıyıl uzaklaştırıldığı belirtildi. Konuyla ilgili açıklama yapan TGB'li Özdemir, "Bülent Arınç'ın üniversitemize ziyaretinde kendisini anayasal haklarımızı kullarak protesto etmek istedik. Orada rektörün müdahalesi ile karşılaştık. Rektörle tartışmamız kamuoyunda geniş yer buldu. Bu tarihten sonra Rektörlük giriş kapısı önünde yaklaşık 300 üniversiteli arkadaşımız ile birlikte bir eylem gerçekleştirdik. AKP'nin üniversitelere müdahalesini eleştirmek amacıyla bu eylemi yaptık ve Rektörün tutumunu yorumladık. Eylemlerimizde üniversitenin, Rektör Pakdemirli'nin özel mülkü olmadığını kendisine hatırlattık. O tarihten sonra gelişen ilk refleks 11 Mayıs'ta gerçekleşti. Yaklaşık 50 TGB'li arkadaşımız ve yöneticileri ifade vermek üzere dekanlıklarca çağırıldı. Her arkadaşımıza yaklaşık 5-6 soru sormuşlardı, bana 14 soru yönelttiler. Bu eylemi kimin teşvik ettiği, öğrencileri kışkırtıp, kışkırtmadığım, telefon numaramdan attığım mesajlara kadar çeşitli sorular vardı. Bundan sonra 25 Temmuz tarihinde bir tebligat aldım. Tebligatta Yüksek Öğretim Kurumu'ndan 2 yarı yıl uzaklaştırma cezası kararı verildiğini öğrendim. Şimdi son savunmamızı istiyorlar. Son savunmamı da yolladım." dedi.

Bundan sonraki süreci hukuki yollardan aramaya devam edeceğini belirten Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: "Üniversitenin kendi özel mülkü olduğunu savunan bir Rektör ve dediğini yapan bir Rektör olduğunu gösterdi. Ama Rektörlük seçimleri öncesinde kendisinin bazı açıklamaları var. Açıklamasında 'Muhalif sesleri susturmak için disiplin ceza yönetmeliği kullanılmamalıdır. Disiplin soruşturması Rektörlüğün kendi makam ve icraatlarını savunmak, muhalifleri susturmak için bir silah olarak kullanılmamalıdır. Öğrenciler fikirlerini özgürce beyan edebilmeli bu amaçla toplanıp konuşmalar yapabilmelidir' bunlar Rektör Pakdemirli'nin seçimler öncesinde yaptığı açıklamalar. Ama Rektör olunca bu açıklamaları unutmuş olacakki bizde kendi fikrini söylemeye çalışan gençlerdik. Orada anayasal haklarımızı kullanmaya çalışan gençlerdik. Ama böyle gerici şiddetle karşılaştık. Her istediklerini yapabileceklerini zannediyorlar. AKP kendi atadığı rektörlerle üniversiteleri kendi denetimleri altına almış durumda. Bugün nasıl ki Atatürk'ü savunan komutanlarımız, aydınlarımız Silivri zindanlarında yatıyorlar Atatürk'ü savunan gençler de Rektörün ifadesiyle 'Atatürk'ten görev aldıysan sizi üniversiteden atarım' diyor ve dediğini yapmış oluyor. Biz konuyu idari mahkemeye taşıyacağız. Önce yürütmenin durdurulmasını daha sonra kararın iptalini isteyeceğiz. Bu bir sindirme operasyonu sinsice öğrenci kıyımı yapılmakta. Bunu bu şekilde yorumluyoruz." Erdem, hukuki süreç hakkında; "Hukuki olarak sonuç alamazsak, mahkeme kararı iptal etmediği takdirde kitlesel eylemlerimiz de olacaktır mutlaka" dedi.

KONU İLE İLGİLİ HABERLER

PROTESTOCU ÖĞRENCİLERLE REKTÖR PAKDEMİRLİ'NİN TARTIŞMASI

REKTÖR PAKDEMİRLİ PROTESTO EDİLDİ

REKTÖR'ÜN PEŞİNDELER

ASIM USLU - KENTİMİN REKTÖRÜ

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.