PKK FÜZELERE BİLE SAHİP!

TOBB Başkan Yardımcısı ve Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Koşmaz, ekonomik gelişmeler ve yükselişe geçen terör olayları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Koşmaz, "Ayrıca PKK füzelere bile sahip. Karadan mayınlarla, havadan füzelerle saldırma hazırlıkları içerisinde." dedi.

PKK FÜZELERE BİLE SAHİP!

KOŞMAZ: "PKK FÜZELERE BİLE SAHİP!"  

TOBB Başkan Yardımcısı ve Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Koşmaz, ekonomik gelişmeler ve yükselişe geçen terör olayları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Koşmaz, “Ayrıca PKK füzelere bile sahip. Karadan mayınlarla, havadan füzelerle saldırma hazırlıkları içerisinde.” dedi. TOBB Başkan Yardımcısı ve Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın Eylül ayı olağan meclis toplantısında Avrupa’da yaşanan ekonomik sıkıntılar başta olmak üzere, Türkiye ekonomisi, Suriye sorunu ve son aylarda yükselişe geçen terör olayları konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Tezcan Ödemiş başkanlığında yapılan Eylül ayı olağan meclis toplantısında söz alan TOBB Başkan Yardımcısı ve Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, konuşmasına Avrupa’da yaşanan krize dikkat çekerek başladı. Euro bölgesindeki krizin aşılamadığını belirten Koşmaz, ‘Euro bölgesindeki borç krizi aşılabilmiş değil. Burada çok büyük belirsizlikler var. Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliğinin Genişlemeden Sorumlu Eski Komisyon Üyesi Günther Verheugen’in sunuşunu izledim. O toplantıda aldığım notları başlıklar halinde sizlerle paylaşmak istiyorum. Verheugen’in söylediği gibi krizin bu kadar büyüyebileceği Avrupa ülkeleri tarafından tahmin edilemiyordu. Ama öyle boyutlara ulaştı ki şimdi önünü almak için neler yapılabilir, nasıl yapılabilir Avrupa Birliği ülkeleri adeta çaresizlik içinde diye değerlendirmesine başlıyor. Ve Avrupa Birliğinin kuruluş sözleşmesinde bir ülke başka bir ülkeyi finanse edemez ve kurtaramaz kuralına uyarak da, ülkeler başka bir ülkeye yardım yapamıyorlar. Dolaylı olarak bir havuza para gönderemiyorlar. Bildiği gibi Avrupa Birliğinde iki önemli ekol var. Bir Fransız ekolü, bir de Alman ekolü. Almanya bu maddeye dayanarak uzun süre direndi ve hala devam ediyor. Avrupa istikrar mekanizmasını Almanya ancak kendi yüksek mahkemesinin onayı ile katılabilme iznini aldı. Fakat işler yine de oldukça zor görülüyor. Çünkü yapısal açıklar olmaması lazım. Azaltılması lazım. Yani gari safi milli gelirin binde 5’inden fazla olmaması lazım. Bu nasıl sağlanabilecek bu ciddi bir soru olarak ortada duruyor. Bugün eskiye göre durum biraz daha iyi görünüyor. En riskli olan Yunanistan sadece bütçe kısıtlamalarına dayanan politikalarında uygulanmasında oldukça zorlanacak gibi görünüyor. Yunanistan 2020 yılında bile gerçek bir iyileşme gösteremeyecek şeklinde de çok ciddi yorumlar ve tespitler var. Avrupa Birliğinde genel esneklikler önümüzdeki dönem içerisinde olabilir diye bekleniyor. Tabi ki eğer ülke borçları krizini yönetebilirlerse. Aksi takdirde bu esneklikler de söz konusu olmayacak. Dolayısıyla kriz biraz daha ekonomi üzerinde baskısını artıracak. Ve yine nasıl büyüme sağlanılacak? Ne kadar büyüme olacak? Bunun nasıl sağlanılacağı da yine ortada duran önemli sorulardan biri. Bu net olarak ortaya konulmadan geleceğe yönelik daha gerçekçi, daha doğruya yakın tahminler yapmanın zor olduğu dile getiriliyor. Ayrıca da 2014-2021 yılları arasındaki Avrupa Birliği bütçesinin ne olacağı çok önemli. Çünkü devletler tarafından ne kadar yardım geleceği henüz belli değil. Bu kaynakların yönetilebilmesi oldukça önemli. AB kurumları endişe içinde ve psikolojileri bozulmuş durumda. Ekonomik ve siyasi alanlarda çok zor bir rekabet döneminin başlayacağını herkes söylüyor. Ekonomi ve siyasi alanda dünya devleri ile karşı karşıya gelineceği de ayrıca ifade ediliyor’ dedi. Avrupa ile ilgili ekonomik değerlendirmenin yanı sıra ülkemizdeki son ekonomik gelişmeleri de değerlendiren TOBB Başkan Yardımcısı ve Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, “Öncelikle ilk 9 ayda ekonomik büyümenin ancak % 3 dolayında olacağı artık netleşmiş gibi. Çünkü birinci üç ayında, ikinci üç ayında büyüme rakamlarını dikkate alırsak ve üçüncü çeyrekte de farklı bir gelişme olmadığı için % 3 civarında bir büyüme gerçekleniyor. Burada da bazı harcamalarda kontrolsüz artışların olduğu dikkati çekiyor. Özellikle TOKİ ve benzeri bazı kurumlarda. Diğer taraftan da Merkez Bankası faizleri de aşağı çekmek istiyor. Ve de bunun sonucunda da kredi faizlerin daha aşağı inmesi düşüş yapılması, bunun sonucunda da piyasalarda biraz rahatlama olması gibi bir düşünce içinde. Fakat ekonomik büyüme için bu faiz üzerindeki ufak düzenlemelerinde yeterli olmadığını söyleyebiliriz. 2013’te petrol fiyatları yüksek seyretmeye devam ederse, yani bu yıl da olduğu gibi olursa, büyüme % 4’ün altında olacaktır. Maalesef bu görünen bir gerçek. Hatta ekonomi ve maliye bürokratları bunu şimdiden bu şekilde ön görüyorlar” diye konuştu. Son aylarda tırmanan terör olaylarına da değinen Bülent Koşmaz, “Hepimizin de izlediği gibi, hepimizin de üzüldüğü gibi, canımızın yandığı gibi PKK saldırılarında artış var. Bunun sebepleri üzerinde araştırma yapıldığında bazı noktalar dikkatleri çekiyor. Mesela terör örgütü politikacılarla veya politik kurumlarla yapılan görüşmelerden ümidini kesmiş olabilir. Ve sonucunda da bu tip olaylara baş vurmuş olabilir. Ayrıca örgütün içerisinde bir yönetim krizi var. Yaklaşık 465-470 gündür örgüt ile Abdullah Öcalan arasında hiçbir görüşme olmuyor. Bu da çok dikkat çekici bir durum. Tabi bir başka dikkat edilmesi gereken konu. 2013 yılında yapılacak olan yerel seçimler öncesinde PKK bölgedeki etkinliğine artırmak amacıyla bugünden baskı ve terör olaylarını uyguluyor olabilir. Yine bölgeden bir başka dikkat edilmesi gereken durum. Eğer vali göreve davet etmedikten sonra asker olaya müdahale edemiyor. Ama bu arada bu güvenliği sağlamak sadece jandarmayla, polisle sağlamak hiç mümkün görünmüyor. Ayrıca ciddi bir istihbarat sıkıntısı olduğu söyleniyor. Bir örnek vermek istiyorum. İnsansız hava aracı ithal etmemiz konusunda bize karşı duruldu, bloklar oluşturuldu. Bunun üzerine hükümet insanlı hava aracı ithal edelim diye bir girişimde bulundu. İhale yapıldı. Ve bu ihaleyi alan ithalatçı firma da Nisan ayında teslim etmesi gereken insanlı hava araçlarını hala teslim etmiş değil. Bu da istihbarat açısından çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Suriye ile yaşanan duruma gelecek olursak. Çünkü bizim en az yurt içinde yaşadığımız terör kadar başımızı ağrıtacak konulardan biri bu. Tabi Suriye’de olayın konumu oldukça farklı. Olaya müdahil olan ülkeler var. Rusya, Suriye’yi kaybetmek istemiyor. Çin, ABD’nin bu bölgede etkin olmasını engellemeye çalışıyor. Ayrıca İran ile Suriye arasındaki dostluk ilişkilerini biliyoruz. Ve bütün bu düşüncelere baktığımız zaman Suriye’de durumun 5, belki de 10 yılda değişmeyeceği tahminleri yapılıyor. Diğer taraftan operasyon konusunda ABD parasal ve askeri destek vermek istemiyor. Askeri müdahale olursa da 500-600 bin askere ihtiyaç duyulacağı ve bu askerin en az 5 yıl Suriye’de kalması gibi uzmanların bir değerlendirmesi söz konusu. Biliyorsunuz daha önce Suriye ile 900 km’lik bir güvensiz sınırımız var. Irak’la da zaten problemlerimiz var. İran’la da sorunlarımız var. Bunları bir araya getirdiğiniz zaman toplam 1.800 km’lik güvensiz bir sınırımız oluyor. Bu önümüzdeki dönem içerisinde tehlikenin dünden daha büyük olduğunu gösteriyor. Bu PKK için avantaj. Ayrıca PKK füzelere bile sahip. Karadan mayınlarla, havadan füzelerle saldırma hazırlıkları içerisinde. Asker risk almak istemiyor. Ama polis ve jandarma da bu işin altında gelmesi mümkün değil. Son olarak müzakere sürmeli. Fakat seçim öncesi hükümet bu bir riski alabilir mi? Gerçekten zor bir risk. Hiç kimse seçim öncesi böyle bir riski almak istemez. Belki içinizi kararttım. Ama gerek Avrupa’da yaşanan ekonomik durum gerekse Türkiye’de yaşanan ekonomik gelişmeler ve terör olaylarının tespiti bu şekilde” diye konuştu. Eylül Ayı Meclis Gündem maddeleri, Meclis üyeleri tarafından oy birliği ile kabul edilirken, toplantının son bölümünde Gaziantep’te yaşanan hain terör saldırısı sonucunda 16 sivil toplum örgütünün teröre karşı verdiği ‘Tek Ses’ mesajının yer aldığı ve ortaklaşa ziyaretlerin yapılarak, Gaziantep halkının acılarına ortak olunan görüntülerin yer aldığı Cd Meclis üyeleri tarafından izlendi.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.