ÖZGÜR ÖZEL'DEN GEZİ SORUŞTURMASIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Gezi Parkı olaylarının ardından bazı eczacılar hakkında soruşturma açıldığını söyledi. Özel, "Hükümet bir kez daha her geçen gün otoriterleşen siyasi duruşunu gözler önüne sermiştir. Bu kez cadı avında sıra eczacılarımıza gelmiştir ve ipe sapa gelmez sebeplerle bu sefer yıldırılmak istenen meslek örgütü eczacılarımızdır." dedi.

ÖZGÜR ÖZEL'DEN GEZİ SORUŞTURMASIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

ÖZGÜR ÖZEL’DEN GEZİ SORUŞTURMASIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Gezi Parkı olaylarının ardından bazı eczacılar hakkında soruşturma açıldığını söyledi.  Özel, “Hükümet bir kez daha her geçen gün otoriterleşen siyasi duruşunu gözler önüne sermiştir. Bu kez cadı avında sıra eczacılarımıza gelmiştir ve ipe sapa gelmez sebeplerle bu sefer yıldırılmak istenen meslek örgütü eczacılarımızdır.” dedi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in açıklaması şöyle: “Bilindiği gibi, Sağlık Bakanlığı Gezi Parkı direnişi sırasında yaşanan olaylarda yaralanan, olayların ve biber gazının etkisi ile zor durumda kalan vatandaşlarımıza ilaç temin ettiği gerekçesi ile eczacılarımıza da soruşturma başlatmış ve hükümet bir kez daha her geçen gün otoriterleşen siyasi duruşunu gözler önüne sermiştir. Bu kez cadı avında sıra eczacılarımıza gelmiştir ve ipe sapa gelmez sebeplerle bu sefer yıldırılmak istenen meslek örgütü eczacılarımızdır.

Eczacılarımız ve doktorlarımız bir yemine bağlı olarak insan sağlılığı için çalışmaktalar ve evrensel sağlık hakkını her durumda temel öncelik olarak kabul etmektedirler. Eczacılarımız, mesleğe ilk adım attıkları andan itibaren;

“insan hayatına ve sağlığına saygı göstereceklerine, kazandıkları bilgi ve becerileri dil, din, ırk ve sosyal sınıf farkı gözetmeksizin tüm insanların hizmetine sunacaklarına, meslek yaşamlarının ana hedefinin, doğruluk, bilimsellik ve insan sevgisi olacağına, meslek deontolojisinin tüm kurallarına uyarak eczacılık mesleğinin onurunu koruyacaklarına ve yücelteceklerine “ ilişkin namus ve vicdan yemini etmekteler ve bu yeminlerine sadık kalarak hizmet etmektedirler. Bu yemin, eczacılarımızın Gezi olayları gibi bir meselede, doğrudan insanlara acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumda, hiçbir şekilde duyarsız kalamayacağını apaçık ortaya koymaktadır. Çünkü, eczacılık yeminine sadakat bir eczacının birinci görevidir.

Üstelik; bugün Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturmanın Karekod gibi bir bilgi sistemi aracılığı ile yapılması, aslında nihai hedefin kendisi gibi olmayan “diğerlerinin” cezalandırılması olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü, Karekod, ilacın geri ödemesinden, reçete işlemlerine, kaçak ve sahte ilacın tespit edilmesine birçok aşamada olumlu bir uygulamadır ancak, eczacının toplumsal duyarlılığını ve mesleki sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir sistem değildir.

Ayrıca, eczacılarımız ne Sağlık Bakanlığının ne de İlaç, Tıbbi Cihaz Kurumunun emir kulları değildir. Eczacılar sonuçta dürüst, namuslu, kendi akılları fikirleri olan ve belli toplumsal olaylarda da kendi tavırlarını özgürce belirleyebilecek kişilerdir. Bunu baskı altına almaya çalışmak, olsa olsa her gün biraz daha otoriterleşen ve her geçen güm biraz daha faşizme kayan bir devlet anlayışı ile açıklanabilir. Kaldı ki, bu olaylar sırasında da eczacılarımızın ne kadar iyi niyetli oldukları da ortadadır. İsteseler her eczaneden çıkan bir ilacı istedikleri şekilde karekod sisteminden düşürülebilecek ve kimse de bunu fark etmeyecekken, iyi niyetli oldukları için bu gerçek dışı harekete tenezzül bile etmemişlerdir.

Sonuçta, eczacının reçete aranmayan bir ilacı ücretsiz bir şekilde birine bağışlamasının hesabını kimse soramaz. Eğer, ortada sorgulanması, ceza kesilmesi gereken bir durum var ise, o da; eczacılık yeminine aykırı hareket eden, acil durumda bir hastayı ilaçsız bırakan, tedavisiz bırakan eczacı olmalıdır. İşte ancak o zaman bu kişiler meslek etiği açıdan sorgulanmalı ve eğer Gezi olaylarında yaralananlara ilaç vermeyen eczacı varsa, bunlar tespit edilmeli, Türk Eczacıları Birliğine bildirilmeli ve Türk Eczacıları Birliği de Deontoloji Tüzüğü açısından onlar hakkında işlem yapmalıdır. Ne yazık ki, bugün sağlık hakkını önceleyenin cezalandırıldığı, yaralı, hasta bir insana tedavisi için ilaç veren bir eczacıya soruşturma başlatıldığı çarpık bir zihniyetin ürünü ile bir kez daha karşı karşıyayız. Bu kez, cadı avının kurbanları eczacılarımızdır ve hükümet tek tek tüm meslek örgütlerini sudan sebeplerle yıldırmaya, cezalandırmaya çalışmaktadır. Ancak bilinmelidir ki, eczacılarımız ilacın vazgeçilemez ve ertelenemez bir sağlık hakkı olduğu bilinci ile dün olduğu gibi bugün de evrensel sağlık hakkını temel öncelik olarak kabul etmeye devam edecekler ve hiçbir zaman mesleki ahlak ve etiklerinden ve meslek yeminlerinden ödün vermeyeceklerdir.”

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.