ÖZEN; " GAZETECİLER ASLİ GÖREVLERİNİ UNUTUP DARBE YANDAŞLIĞI YAPMAMALI"

Demokrat Gazeteciler Yazarlar Platformu Başkanı Hakan Özen, 28 Şubat süreci ve Türkiye'ye karanlık bir tarihe mahkum etmek isteyen darbe süreçleri incelenirken gerçekleşen darbe ve post modern darbelerin arkasında askeri kanat olduğu kadar darbeye destek veren gazetecilerin olduğuna da dikkat çekti.

ÖZEN;


ÖZEN; " GAZETECİLER ASLİ GÖREVLERİNİ UNUTUP DARBE YANDAŞLIĞI YAPMAMALI"


Demokrat Gazeteciler Yazarlar Platformu Başkanı Hakan Özen, 28 Şubat süreci ve Türkiye’ye karanlık bir tarihe mahkum etmek isteyen darbe süreçleri incelenirken gerçekleşen darbe ve post modern darbelerin arkasında askeri kanat olduğu kadar darbeye destek veren gazetecilerin olduğuna da dikkat çekti.  

Basını içimizdeki ve dışımızdaki iktidar duygusundan korumak başlıca görevlerimizden olmalıdır şeklinde açıklamalarına devam eden Özen; “Gazeteci kamuoyunu haberdar etme, aydınlatma görev ve sorumluluğunu unutup darbe girişimlerinin savunuculuğuna girişirse basını temsil etme görevinden uzaklaşır. 28 Şubat sürecinde siyaset dünyası ve post modern darbeyi hazırlayan vesayetçi düzen savunucuları ile bazı gazetecilerin çok iç içe girdiği açıkça ortadadır. 28 Şubat sürecinde ve diğer 60, 71, 80 ve tüm darbe süreçlerinde darbeciler öylesine ileri gitmişlerdi ki kendilerine yakın olan bazı gazetelerin manşetlerini değiştiriyorlar, hangi haberin girip girmeyeceğine dahi müdahalede bulunuyorlardı. Her darbe sürecinde büyük bir güce sahip olan basın yayın organları kullanılmak istenir. Çünkü yapılan bir manşet haber veya flaş haber kamuoyunu yönlendirmede önemli bir rol üstlenir. Ne yazık ki ülkemizde de bu böyle olmuştur” dedi.

Bazı köşe yazarlarının ve gazetecilerin özellikle 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 darbeleri ve 28 Şubat 1997 post modern darbesinin destekleyicisi olarak köşelerinden destek verdiklerini belirten Türkiye Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Platformu Başkanı Hakan Özen; “Süreç değişse de bugün darbe olsun diye bekleyen gazete ve gazeteciler vardır. Tarihe göz attığımız zaman basın açısından her darbe sürecinde acı bir tablo ile karşı karşıya kalırız. Her darbede ayrı bir kırılma vardır. Örneğin 27 Mayıs öncesinde sansürcü bir dönemin varlığı hemen dikkat çeker. O süreçte emektar gazeteci büyüklerimizin anlattıklarını sizlere aktarmak istiyorum; Gazete baskıya girerken matbaadan iki tane haber çıkıyor, ertesi gün o bölümler beyaz basılıyor. Sütunları boş çıkan gazeteler var. Bu ortamın ardından darbe gelince basın darbecileri destekliyor ama darbeciler de aynı baskıyı uyguluyor. Sıkıyönetim komutanı diyor ki; Fırınların önünde toplanan insanları çekerseniz, bu milleti çökertmek içindir, kapatırım gazeteyi. Cinayet haberini yazarsanız, yolsuzluk var demektir, gazeteyi kapatırım.

Muhalefetin katiyen haberleri çıkmayacak, dışarıdan hiçbir haber girmeyecek, dış haberleri ancak Anadolu Ajansı'ndan alabilirsiniz. Bu nedir askerin kışlada ki görevini unutup basına müdahale etme gücünü kendisini bulması demokrasi olmayan bir ortamda da basının baskı altına alınma sürecinden başka bir şey değildir. Tüm darbe dönemlerine bakıldığında kapatılmış gazetelere rastlarız. Her kapatma sürecinde de akla ve mantığa sığmayacak bahaneler uydurulmuştur. 28 Şubat sürecinde ise sürece destek veren veya vermeyenler olarak basın ikiye ayrılmıştı. Elhamdülillah Müslüman’ım diyen kardeşlerimize hadi İran’a diyip eleştiri boyutunu aşan gazeteciler de vardı, darbeci generaller yargılansın, kışlasına dönsün diyen cesur gazeteciler de vardı. Süreç değişse de hala ne yazık ki bazı gazete ve özellikle köşe yazarlarının hala darbe olsun diye dört gözle beklediklerine şahit oluyoruz. Türkiye’de basını temsil eden bazı gazete ve gazetecilerin artık darbeci zihniyetten kurtulması gerekiyor. Bu kurum veya kişiler darbe karşıtı olamasalar dahil en azından nötr kalma başarısını göstermeliler” şeklinde konuştu.

Türkiye Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Platformu olarak en büyük iradenin millet iradesi olduğuna inandıklarını dile getiren Hakan Özen; “   Bu ülkede milli iradenin arkasındayız; cuntacılara, darbecilere karşı dik bir tavır ortaya koyuyoruz. Temennimiz lider ülke Türkiye olma yolunda hızla ilerleyen ülkemizde darbe, post modern darbe ve muhtıraların artık yaşanmamasıdır" dedi.    

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.