ÖZEN; ''14 MAYIS DEMOKRASİ BAYRAMI İLAN EDİLMELİDİR''

Adnan Menderes Demokrasi Platformu Manisa Temsilcisi Hakan Özen, 14 Mayıs 1950 tarihinde Celal Bayar ve Adnan Menderes önderliğinde iktidara gelen DP'nin 65. Yıldönümünü kutladı.

ÖZEN; ''14 MAYIS DEMOKRASİ BAYRAMI İLAN EDİLMELİDİR''

ÖZEN; ''14 MAYIS DEMOKRASİ BAYRAMI İLAN EDİLMELİDİR''

Adnan Menderes Demokrasi Platformu Manisa Temsilcisi Hakan Özen, 14 Mayıs 1950 tarihinde Celal Bayar ve Adnan Menderes önderliğinde iktidara gelen DP’nin 65. Yıldönümünü kutladı.

Özen açıklamasında; “Demokrasinin, sevginin, barışın, inancın, birlik ve beraberliğin bayrağını daha yükseklere kaldırabilmemiz için Millet egemenliğinin tescillendiği 14 Mayıs'ın Demokrasi bayramı ilan edilmesi ve günün anlamına uygun olarak o günün "Demokrasi ve Adnan Menderes'i anma günü" olarak kutlanması en başlıca temennilerimizden biridir” dedi.

14 Mayıs’ın sadece Demokrat Partinin iktidara gelişinin yıldönümü olmadığını aynı zamanda Milli iradenin tecelli ettiği gün olduğunu kaydeden Adnan Menderes Demokrasi Platformu Manisa Temsilcisi Hakan Özen; “14 Mayıs Milletimizin artık yeter diyerek demokrasinin tescillendiği, bir milattır. 1946 tarihinde tek partili dönem sona ermiş çok partili hayata geçiş yapılarak millet iradesi kendini ispatlamıştır. 1946 seçimlerinde DP milletinin teveccühünü kazanarak sandığa gitmiş ancak millet iradesini hiçe sayan bazı kesimler tarafından açık oy gizli tasnif yapılarak hem sandıktan çıkacak olan başarısına ambargo konmuş hem de millet iradesi hiçe sayılmıştır. 1946 yılında gerçekleşen bu olay Türk siyaset tarihinin kara kaplı defterlerinde yerini almıştır. 14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan seçimlerde Adnan Menderes başkanlığında Demokrat Parti tekrar seçimlere girerek milletinin büyük teveccühü sayesinde seçimleri kazanma zaferini elde etmiştir. 1950 yılıyla birlikte Türkiye geniş bir halk kitlesinin birlikteliği ve ideol heyecan fırtınasıyla büyük bir değişime sahne olmuştur. Bu süreç demokrasinin geniş halk kitleleri tarafından değerlendirilmesi iktisadi sonuçları çok büyük olan gelişimlere de yol açmıştır. Bu değişim ve gelişim Türkiye'nin emperyal batı ülkeleri özentisinden kurtulup bende varım dediği bölgesel ve küresel güç olma yolunda ki attığı adımların ilk basamaklarıdır.” şeklinde konuştu.

“Demokrat Partinin başarısını taçlandırdığı yerlerin başında Ege bölgesi gelmektedir. Manisa ise tüm demokratlar için her zaman bir kale görevi görmüştür” ifadesinde bulunan Özen; “Türkiye’de ne zaman iktidar Partisi iktidarını milletiyle paylaşsa, üretimden yana olup kendi öz kaynaklarını kullanma yolunu seçse emperyalist egemen güçlerin hedefi haline gelmiş ve ülkemizdeki taşeronları tarafından Türkiye’nin ilerleme süreci durdurulmak istenmiştir. Vesayetçi rejim savunucuları, darbeciler, iç ve dış işbirlikçiler Türkiye’nin ilerleme ve lider ülke olma sürecini sürekli sekteye uğratmak istemişlerdir. Bu kirli eller ve işbirlikçiler Ülkemizde saygın beyefendiliğiyle milletinin gönlünde yer bulan, gerçekleştirdiği kalkınma hamleleriyle Türkiye’yi her geçen gün muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için tüm gayretlerini başarılı bir şekilde sergileyen Adnan Menderes ve arkadaşlarını sudan ucuz bahanelerle darağacına yollarken aynı zamanda Demokrat Partiyi nasıl kapatırız hesaplarını yapmışlardır. Adnan Menderes'in kendisini asma kararı verenlere cevabı ise son derece manidar ve üstün olgunlukta idi; "Sizlere dargın değilim, sizin ve diğer zavatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde, değiniz ki Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi silahların gölgesinde yaşayan kahraman! efendinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950′de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaksınız. Ama şimdi milletle el ele verecek Adnan Menderesin ölümü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Amma buna rağmen merhametim sizlerle beraberdir." Menderes'in dediği gibi bu halkın laneti her daim bu darbecilerin ve onların takipçilerinin üzerinde, elleri ise yakasında olmuştur. Ve yıllar sonra dahi olsa artık bu millet, onlardan ve takipçilerinden hesap sorabilme noktasına gelmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu ise işte bu milletinden kendini üstün gören, biz yaptık oldu mantığıyla ülkeyi kaostan kaosa sürükleyen vesayetçi, darbeci rejimden ve onların taşeronluğunu yapan kişilerden bunun hesabını sormak için kurulmuştur. Tam demokrasiye inanmış hükümetlerin görevi kişilerle değil o kişilerin temsil ettikleri zulmeden, ötekileştiren zihniyetlere hesap sormaktır. Adnan Menderes ve arkadaşları aynı merhum Turgut Özal gibi bu milletin evlatları ve her zaman rahmet ve sevgi ile andıkları insanlar olacaktır. Ancak darbeyi yapanlar bu halkın lanetini üzerlerinde taşırken, isimleri bile hatırlanmak istememektedir. Bu vesayetçi, cuntacı rejim savunucularının günümüzdeki uzantıları şunu çok iyi bilsinler ki belki o dönem Adnan Menderes ve arkadaşlarını idam ettiler ama kalbinden atamadılar. Halkının gönlünde  taht kuran Demokrat Partiyi kapattılar ama demokrasi yürüyüşünü asla engelleyemediler. Gün demokrasiye inananların, gün millet iradesinin tescillendiği ve hayat bulduğu gündür. Güm ben demokratım diyenlerin günüdür” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.