ÖZ'DEN BAŞBAKAN'A GEZİ PARKI MESAJI

CHP Manisa Milletvekili Sakine ÖZ, Taksim Gezi Parkı'nda direnişçilerle buluştu, gençlerin talepleri ve beklentileri karşısında Başbakan'ın yaptığı açıklamaları değerlendirdi.

ÖZ'DEN BAŞBAKAN'A GEZİ PARKI MESAJI

ÖZ’DEN BAŞBAKAN’A GEZİ PARKI MESAJI 

CHP Manisa Milletvekili Sakine ÖZ, Taksim Gezi Parkı’nda direnişçilerle buluştu, gençlerin talepleri ve beklentileri karşısında Başbakan’ın yaptığı açıklamaları değerlendirdi.

CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz, şunları söyledi: “İkinci haftasını dolduran direnişin ülkemiz genelinde estirdiği demokrasi rüzgarı, Başbakan’ın karalama denemelerinin aksine, tüm içtenliğini ve samimiyetini koruyor, haklı talep ve direnişlerini gece gündüz devam ettiriyor. Gençler başta olmak üzere, toplumumuzun farklı kesimleri, kesinlikle ve kesinlikle bir partinin doğrudan gölgesine girmeden, temel hak ve özgürlüklerini adalet içinde, demokrasi çerçevesinde bağımsız sesiyle haykırmaktan bir an olsun geri durmuyor. İçlerine karıştırılan birkaç provokatörü sanki eylemin gerçek niteliği şiddetmiş gibi sunan, polisin uyguladığı orantısız şiddetin ardından açıkça özür dileme iradesini bile gösteremeyen Başbakan ise, bu demokrasi dalgasına karşı duramıyor. Kötü ve ne yapacağını şaşırmış bir muhalif örneği sergiliyor. Tek işi, gençleri bahane ve yalanlarla taraftarlarına şikayet etmek, birbiriyle ilgisiz, değme komploculara taş çıkartan iddialarını tekrarlamak ve toplumu içi boş, tehlikeli sözlerle ayrıştırmaya devam etmek... BAŞBAKAN ARTIK FARKINA VARMALI; Burada haklı ve onun demokrasi algısından fersah fersah ileride bir duruş var... Gerçek halk talebi buradayken, ülkesini terk edip göstermelik bir yurtdışı gezisine çıkan, dönüşünde yine göstermelik etkinliklerle Ankara’da kendince halkımıza gözdağı veren bir Başbakan ise, haftaya zorlama iki mitingle tansiyonu yükseltmeyi deneyerek toplumumuza sırtını dönmekte ısrar ediyor. Devlet yönetiminde hiçbir olgunluk taşıyamayan, kendi sözünün yankısından başkasını dinlemeyen Başbakan, tüm barış yanlılarını ve partisi içindeki eleştirileri hiçe sayıyor. Başbakan aklına bir seçim koymuş, toplumumuzda kutuplaşmalar yaratarak şiddeti açıkça çağırıyor. Kendi partisinden üye bir gencimizin yazdığı mektubu karşılıksız bırakıyor, iki milletvekilinin “çok ileri gittiğine” dair tespitlerini elinin tersiyle itiyor. Kendi milletvekilleri dahi “'Yüzde 50’yi zor tutuyorum diyor. Türkiye’de iç savaş mı çıkaracak...” diyor, Başbakan buna karşılık, sabah Taksim’e müdahale eden polisi kutluyor, ‘kusura bakmayın ben değişmem’ diyor, Taksim’deki talepleri ve haklı direnişi dinlemeyen rant heveslisi kimliğini, hırsı ve kibrine yenik düşmüş kişiliğini açığa vuruyor. Revire dönüşen camilerde “içki içildi” yalanını sıkılmadan tekrarlıyor. Kadir Topbaş, çok değil, 2010’da çıkıp konuşuyor ve “hükümet 1 milyon ağaç dikti” diyor. Başbakan buna karşılık, yalanlara doymuyor, herhalde eski parayla konuşmuş olacak ki, “3 milyar ağaç diktik” diye saçma sapan sayılara başvuruyor. Başbakan, tam bir zavallılık yaşıyor..! Kendi zamanında 1’ken 5 olan, kazandıkça kazanan zenginlere, kendi yarattığı devlere bugün ‘faiz lobisi’ diye yükleniyor, başarısızlıklarını ve hatalarını yükleyecek suçlu arıyor. Avukatları adliyede gözaltına aldırıyor, Taksim’de sabahın ayazında polis tatbikatları düzenleterek kendince gözdağı veriyor. Haklı talepleri, şiddeti öne çıkardığı sürece gölgeleyeceğini sanıyor. Ancak istediğim kişilerle görüşürüm diyerek çarşamba günü için ‘görüşmeci listeleri’ hazırlıyor. Bu isyanı o kadar yanlı anlamış ki, direnişçileri yönlendirecek güçler olduğunu varsaymış, yeni akiller toplamayı deniyor. Hala farkında değil ki, toplumun talepleri çığ gibi büyüyor...   “Başbakan, bina okur döner yine okur...” Başbakan, iki hafta ne hata yaptıysa bugün katbekat fazlasıyla yanlışlarına yeni bir yanlış ekliyor... Etrafındaki gazlayanların sesi yükseldikçe doğru yolda olduğunu sanıyor. Rüyalarında Taksim’e diktiği binaların yükseldiğini gördükçe, zevke ve mülke sarılıyor, ranta sevdalanıyor; hatalarını yüzüne söyleyenlere karşı algısı zayıflıyor, sinirleri yıpranıyor, nasıl bir doğa katline giriştiğini hesaplayamıyor. Başbakanın salı günkü grup konuşması, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak işlenmiştir. Gezi Parkı’ndaki gençlerin sesiyle Başbakan’ın bağırış çağırışlarını yan yana koyduğumda, AKP siyasetinin bu ülkeye hiçbir biçimde layık olmadığını daha net görüyorum. Hatasında bu kadar ısrar eden ERDOĞAN, bir duvardan diğerine çarpıyor... Direnişlerin ilk günlerinde Başbakan’a gençlerin taleplerini iletmiş ve kendisini uyarmıştım. Gezi Parkı’nda gençlerimizi dinledikten sonra, Başbakan’ın şu iki hafta içinde bırakın tansiyonu düşürmeyi, topluma kin ve nefret tohumu ektiğini daha net görüyorum. Bu kin ve nefret dolu sözler, ülkemizde bu topraklarda tutmayacak. Başbakan’ın bugünkü içi boş ve ayrımcılıktan başka bir şey içermeyen Grup konuşmasıyla gençlerin Taksim direnişinde ortaya koyduğu talepleri yan yana koyduğumuzda, bu ülkede AKP iktidarının demokrasinin önünde çok ciddi bir engel oluşturduğunu ve iktidarda kaldığı sürece toplumumuzu geriye götüreceğini kanıtladı. Başbakan ya yanlış kaynaklardan besleniyor ve gençlerin gerçek taleplerinden ısrarla haberdar edilmek istenmiyor ya da bu talepler işine gelmiyor. Başbakan’ın kişisel hırsları ve bozulan ruh haliyle ülkemizi dara sokmak adına yaptığı tüm yanlışlara karşı biz demokratik ve özgürlükçü, adil bir Türkiye’nin ancak toplumunu dinleyen bir hükümet sayesinde kurulabileceğini biliyoruz. Bugün Türkiye’de demokrasi, yeni siyaset kanalları, ancak ve ancak gençlerin verdiği mesajı alabilen, buna uygun politika ve üslup geliştirebilen bir iklimde yeşerecektir.     

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.