ÖZDAĞ, "YAZICIOĞLU SEVİLEN BİR LİDERDİ"

AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, Büyük Birlik Partisi Eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün 3. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada Muhsin Yazıcıoğlu'nun sevilen bir lider olduğunu belirtti.

ÖZDAĞ,

ÖZDAĞ, “YAZICIOĞLU SEVİLEN BİR LİDERDİ”

AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, Büyük Birlik Partisi Eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün 3. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada Muhsin Yazıcıoğlu’nun sevilen bir lider olduğunu belirtti.   BBP eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün 3. yıl dönümü nedeniyle AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, bir açıklama yaptı. Yazıcıoğlu’nun ölümünün üzerinden 3 yıl geçtiğini söyleyen Özdağ, “Ama hala acısı tap taze. Sevilen insanlar geç ölüyor. Fani varlıklarıyla dünyadan çekip gitseler bile, hatıraları sevenlerinin sinesinde yaşamaya devam ediyor. İyi işler yapmışsanız kolay, kolay ölmezsiniz. Muhsin Yazıcıoğlu sevilen bir liderdi. Cenazesine gösterilen ilgi, arkasında bıraktığı sevgi seli bunun en bariz  ispatıdır. Hak edilmiş sevgiler var, hak edilmemiş sevgiler var. Hak edilmemiş sevgilerin muhatabı olanlar er geç bu ilgiyi kaybederler. Sevilmeyi hak edenler ise, her gün biraz daha büyürler. Yazıcıoğlu’nu büyüten bir iman ve dava adamı olması, satılık bir seciye taşımamasıydı. O hayatı pahasına hep inançlarının gereğini yaptı, Milletini üç kuruşluk dünya için satmaya kalkmadı diyen AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ “Yazıcıoğlu hiç bir zaman, sözü başka özü başka siyasetçilerden olmadı. Türk milleti ondaki bu doğruluk ve istikamet kararlılığını sezmiş, ama bunu siyasal tercih haline getirmemişti. Yazıcıoğlu siyaseti millet için yapan aldığı oy miktarına rağmen asli görevinin başarmak değil, dürüst olmak olduğuna inanan ender siyasetçilerdendi” şeklinde açıklamalarına devam etti. YAZICIOĞLU TOPLUMA BÜTÜN BAKAN BİR SİYASETÇİYDİ Muhsin Yazıcıoğlu’nun gönlünün ülkesi ve milleti kadar büyük olduğuna vurgu yapan Özdağ “Kavganın içinden gelen bir siyasetçi olmasına rağmen kavganın kötülüğünü söyleyecek, dövüştüğü insanlarla kucaklaşabilecek kadar olgun bir kişiydi. “Allah’ın birliği ve yüce Peygamberimizin risaleti dışında hiçbir mutlak hakikat tanımıyoruz” diyecek kadar tartışmaya açık biriydi. Gerek 28 Şubat’ta ortaya koyduğu cesur tavır gerekse de önüne konulan imkânları elinin tersi ile iterken gösterdiği  fedakârlık bugün her kesimden insanın takdirle andığı bir durumdu. Silahını millete çevirenlere ram olmadı; milletin kendisine verdiği yetkiyi cesaretle kullanmayı bildi. Yazıcıoğlu’nu toplum tarafından sevimli kılan en büyük özellik, mezhep, meşrep veya ırk siyaseti yapmamasıydı. Topluma bütün bakan siyasetçilerdendi. Bazı insanlar vardır hayatlarında da toplumu bölerler, ölürken de bölerler. Ölümleri de hayatları gibi fitne saçar. Bazıları ise Muhsin Yazıcıoğlu gibi hayatlarında da, ölürken de birleştirirler. Bugün toplumu renk ve desenlerine bakmadan kucaklayan yaradılanda yaradanı gören siyasetçilerin çokluğu en büyük özlemimizdir. Muhsin Yazıcıoğlu, siyaseti bir kavga aracı olarak değil, barış, birlik ve beraberlik aracı olarak görüyordu. Bunu kendi ifadesi ile şöyle dile getirmişti: “Bir hayalim var: Başını örtenle, açanın aynı üniversitede yasaksız, kavgasız kardeşçe yaşadığı bir ülke hayal ediyorum. Bir hayalim var: Kürt-Türkmen, Alevi-Sünni ayrımı olmadan, zengin-fakir ayrıcalığı görülmeden imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir Türkiye istiyorum” Onun hayalini bu meclisin gerçekleştireceğine Türkiye’nin her rengi ile bütünleşeceğine olan inancım tamdır. PKK’ya buğzetti, fakat adıyla sanıyla Kürt diye anmaktan çekinmediği Kürt kardeşlerine bin misli muhabbet gösterdi” dedi.     MİLLETİN SESİYDİ Özdağ, Muhsin Yazıcıoğlu’nun en çok arzuladığı birliği ölürken gerçekleştirdiğini belirterek “O sayılacak değil, tartılacak adamdır, tabii özgül ağırlık denilen şeyin terazisi varsa. Yazıcıoğlu hayat felsefesini ölmeden kısa bir süre önce şöyle özetlemişti: “Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz.” Muhsin Yazıcıoğlu adamlığına, ideallerine, istikamet sahibi oluşuna, dik duruşuna şahit olduğumuz, düşündüğü gibi yaşayan, yaşadığı gibi de ölen bir siyasetçiydi. Muhammedül Emin’in bu çağa ve bu topraklara yansıyan ışığı gibiydi. Türk sağının ortak paydasıydı. Milletinin derin sesiydi. Bir kar tanesi olsam, “Mekke’ye düşmek isterim” diyen, cenazesinde herkesin samimî olarak hakkını helal ettiği bir Müslüman’dı” şeklinde konuştu.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.