ÖZDAĞ: "TUTUKLU VEKİLLERİN SERBEST KALMASI TOPLUMA İZAH EDİLEMEZ"

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in tutuklu vekiller için yaptığı görüşmeleri eleştiren AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, TBMM'yi bu konuda duyarlı olmaya davet etti. Özdağ, "Ağır suçlamaların muhatabı olanları hapisten kurtarıp milletin tepesine oturtmak kimseye itibar kazandırmaz. Hesapsız kitapsız düzenlemeler, sonunda daha büyük maliyetlere sebep olur" diye konuştu.

ÖZDAĞ:

ÖZDAĞ: “TUTUKLU VEKİLLERİN SERBEST KALMASI TOPLUMA İZAH EDİLEMEZ”

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in tutuklu vekiller için yaptığı görüşmeleri eleştiren AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, TBMM'yi bu konuda duyarlı olmaya davet etti. Özdağ, "Ağır suçlamaların muhatabı olanları hapisten kurtarıp milletin tepesine oturtmak kimseye itibar kazandırmaz. Hesapsız kitapsız düzenlemeler, sonunda daha büyük maliyetlere sebep olur" diye konuştu. Tutuklu milletvekillerinin durumu konusunda muhalefet partisi grup başkan vekilleriyle yaptığı görüşmede, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in "Sorunun, siyaset malzemesi yapılmadan ve dört parti grubunun mutabık kalacağı bir şekilde yasal zeminde çözümlenmesi hususunda görüş birliğine varıldı." Sözlerine tepki gösteren AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, "Meclis'i, toplumun sevilen, sayılan, ahlâklı, faziletli insanlarına açıp teröristlere kapatmak daha hayırlı bir iştir." şeklinde eleştiride bulundu. Meclis Başkanı Çiçek'in, tutuklu vekilleri hapisten çıkarmak için muhalafet partileri arasında bir mutabakatın sağlandığını söylediğini hatırlatan Özdağ, " Uzun süredir Türkiye'de tutuklu vekillerin akıbeti tartışılıyordu. Uğraşılan formül diyerek takdim edilen, milletvekillerinin tahliye edilip vekillikten sonra cezalarını çekmeleri istikametinde. Bu bence adil bir formül değil." dedi. Tutukluları aday gösterenlerin amacının, milletvekilliğini yargıdan kaçma yolu olarak kullanmak olduğunu söyleyen Milletvekili Özdağ, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, MHP ve BDP bunu yapmak istedi. Başaramadılar, yargı engelledi. Bugün hastanelere doluşan, rapor almak için olmadık yollar deneyen Ergenekon davası sanığı tutukluları eleştiriyoruz. Şimdi eleştirdiğimiz ise milletvekili seçildiler diye birilerini kurtarmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bunu yapmasıdır. Bu, tutukluları aday yapanların tam da istedikleri şeydir. Bu düzenleme ile Meclis'in itibar ve kalitesinin artacağını sananlar yanılıyorlar. Tutuklu milletvekillerinin üçü hariç geriye kalanlar BDP milletvekili. BDP'liler İstiklâl Marşı okumuyor, vekillik rozeti takmıyor, 'Biz Türkiye'nin vekili değiliz.' demek istiyorlar. Hiçbir millî bayrama iştirak etmiyorlar, saygı göstermiyorlar. Şimdi bunlara birkaç milletvekili daha ilave etmenin bir faydası olacağını zannetmiyorum. Kime faydası olacak? Bunlara birkaç ilave yapmak için hukuku, yasaları bu kadar esnetmenin ne manası var? Düzenlemenin BDP'nin gafletini ve ihanetini büyütmekten başka bir işe yaramayacağını tahmin ediyorum. Bunun da millî vicdanda kabul görmesi mümkün değil."  Tutuklu vekilleri kurtarmadan önce yapılması gerekenin, Meclis'i daha da itibarlı hale getirmek olduğunu belirten AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, "Bugünkü yasalarla onlarca kişiyi öldüren ama hüküm giymemiş birinin, aday olup sonra da Meclis'e girmesi mümkün. Buna bir sarsıcı örnek olarak Kara Yılan'ı gösterebiliriz. Kara Yılan'ın herhangi bir mahkeme tarafından verilmiş cezası yok. Bir dahaki seçimde aday olup seçilse bunu engelleyecek, Meclis'in şeref ve haysiyetini koruyacak yasal bir engel mevcut değil. Meclis'i, toplumun sevilen, sayılan, ahlâklı, faziletli insanlarına açıp teröristlere kapatmak daha hayırlı bir iştir." diye konuştu. Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün bu milletvekillerini çıkarma teşebbüsünün, Türk demokrasisine hiçbir faydası yoktur. Başbakan Erdoğan, birçok konuşmasında BDP milletvekillerini açıktan 'örgütün vekili' olarak niteledi. Kandil'den izinsiz tuvalete bile gidemeyeceklerini belirtmişti. Bu beyanlara rağmen tutup Meclis'te birkaç BDP'li daha olsun diye yasal düzenleme yapmak, tam bir tenakuz olur. Türkiye Cumhuriyeti'ni bölmek için örgüt kur, eylem yap, Anayasa'sını, marşını, bayrağını tanıma, her türlü kışkırtmayı yap, sonra da Meclis yasa çıkarsın, elini kolunu sallayıp çık. Bir de milletin vergileriyle saltanat sür. Bunu kimse bu topluma izah edemez. CHP ve MHP'li vekillerin de bunlardan bir farkı yok hemen hemen. Engin Alan'ın, Haberal'ın, darbecilerin gazetecisi Mustafa Balbay'ın muhatap olduğu suçlamalar, BDP'lilerden daha hafif değil. Bunlar da darbe yapma, hükümeti lağv etme iddiasıyla yargılanıyorlar. Bu çirkinliği milletin başına kim sardıysa temizliğini de o yapmalıdır. Bile bile tutukluları aday yapanların, şimdi meselenin sorumlusu gibi AK Parti iktidarını göstermeye hakları yoktur. İktidar, bu mesuliyeti üzerine almaz. O nedenle ağır suçlamaların muhatabı olanları hapisten kurtarıp milletin tepesine oturtmak, kimseye itibar kazandırmaz. Bu doğru bir davranış değildir. Hesapsız kitapsız düzenlemeler, sonunda daha büyük maliyetlere sebep olur. Ben Meclis Başkanı'nı bir kez daha düşünmeye, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni de bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum"

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.