ÖZDAĞ; "MUHALEFET YAPMAYI ÖĞRENEMEYENLER ASLA İKTİDAR OLAMAZLAR"

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, 3. Boğaz Köprüsüne Yavuz Sultan Selim adının verilmiş olmasından dolayı AK Parti iktidarını tenkit edenlerin konuyu siyaset malzemesi yapmak istediklerini ve çaresizliklerini gösterdiklerini iddia etti. Özdağ; "3. Boğaz köprüsüne Yavuz Sultan Selim adının verilmesinden sonra Türkiye'de istemezükçüler olarak adlandırılan gruplar yaygara kopardılar. Bu yaygara koparanlar Osmanlı'ya küfredenler Osmanlı'ya hakaret edenler, Cumhuriyet öncesi tarihimizi reddedenlerdir" diye konuştu.

ÖZDAĞ;

ÖZDAĞ; “MUHALEFET YAPMAYI ÖĞRENEMEYENLER ASLA İKTİDAR OLAMAZLAR”

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, 3. Boğaz Köprüsüne Yavuz Sultan Selim adının verilmiş olmasından dolayı AK Parti iktidarını tenkit edenlerin konuyu siyaset malzemesi yapmak istediklerini ve çaresizliklerini gösterdiklerini iddia etti. Özdağ; “3. Boğaz köprüsüne Yavuz Sultan Selim adının verilmesinden sonra Türkiye’de istemezükçüler olarak adlandırılan gruplar yaygara kopardılar. Bu yaygara koparanlar Osmanlı’ya küfredenler Osmanlı’ya hakaret edenler, Cumhuriyet öncesi tarihimizi reddedenlerdir” diye konuştu.

Ak Partili Selçuk Özdağ şöyle konuştu; “Bu kesimler Türkiye’de ki alevi vatandaşlarımızı tahrik ederek iktidara karşı provokasyonda bulunuyorlar. AK Parti iktidarının yaptıklarını hazmedememenin göstergesidir. Muhalefet isme takılmaz, icraatlara bakar. AK Parti gerçekleştirdiği icraatlarının karşılığını sandıkta görecektir. 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde ve ondan sonraki seçimlerde halkımız gerekeni yapacaktır. Muhalefeti gerçek muhalefetlik yapmaya davet ediyorum. İsimlere takılmak, Türkiye’yi kamplaştırmak gerçek siyasetçilik değildir. Siyasetçi kamplaştıran, ayrıştıran değil bütünleştirendir, siyasetçi farklılıkları zenginlik kabul eder ama kamplaştırmayı kabul etmez. Bölünmeden değil bütünlükten, birlikten yanadır siyasetçi. Fakat muhalefet böyle bir siyaset anlayışını hala kabul edemediğini ve içselleştiremediğini gösteriyor. Muhalefet yapmayı öğrenemeyenler asla iktidar olamazlar.”   

KALKINMA HAMLELERİ DEVAM EDİYOR

“Kalkınma hamleleri 1950’li yıllardan bugüne hızlı bir şekilde devam ediyor” şeklinde açıklamalarına devam eden Özdağ; “Demokrasi ve özgürlük hamleleri Menderes’le başladı, Özal döneminde devam etti. Recep Tayyip Erdoğan döneminde özgürlüklerin alanı genişletiliyor. İnsan hak ve özgürlüklerine zirve yaptırılmaya çalışılıyor. Aynı zamanda demokrasi ileri demokrasi ile tanışıyor. Türkiye zenginleşiyor. Farklılıklarını zenginlik kabul ediyor. Demirel döneminde İstanbul’da ilk Boğaziçi köprüsü yapıldı. Ardından Özal döneminde Fatih Sultan Mehmet Han köprüsü yapıldı. Şimdide İstanbul’da ki yoğun trafik nedeniyle bir yandan Marmaray 29 Ekim’de açılacak. Bir diğer yandan Metrolar yapılıyor. Diğer bir yandan çok büyük havaalanları yapılıyor. Şimdi de 3. Boğaz köprüsünün temelleri atıldı. Bu yapılacak olan 3. Boğaz köprüsüne de Yavuz Sultan Selim köprüsü adı verildi. Türkiye’de istemezükçüler olarak adlandırılan gruplar yaygara kopardılar. Bu yaygara koparanlar Osmanlı’ya küfredenler Osmanlı’ya hakaret edenler, Cumhuriyet öncesi tarihimizi reddedenlerdir” diyerek konuşmasına şu şekilde devam etti;

“Bunlar Yavuz Sultan Selim Han isminden rahatsız olabilirler. Ama Milliyetçi Hareket Partisinin içindeki bazı Milletvekillerinin ismi Yıldırım Beyazıt olması gerektiği gibi demeçlerini yadırgadım. Onlara ne oluyor ki Yavuz Sultan Selim Han isminden rahatsızlık duyuyorlar? Niçin köprünün adına Yavuz Sultan Selim ismi verilmesin? Neden İstanbul’la alakası yok? İstanbul’a Halifeliği kim getirdi? O gün Dünyanın en büyük devleti ünvanını kim oluşturdu? Bu konuda Osmanlı arşivlerine baktığımız zaman Alevi kelimesi 16. Yüzyılda ilk defa Osmanlı veya dış ülkelerin devlet kitaplarında veya arşivlerinde kullanılan bir isim. Ondan önce Bektaşiler, Kızılbaşlar veya Şia olarak değerlendirilen isimler mevcut. O bölgede Yavuz Sultan Selim Hanın 40 bin kişiyi öldürdüğüne dair bunların hepsinin Kızılbaş, Bektaşi olduğuna dair hiçbir belge yoktur. Osmanlı’da en ufak ayrıntı dahi kayıt altına alınırdı. Şehzadesinin özelliklerini dahi çekinmeden akıl hastası, ayyaş olan insanının özelliklerini yazmayı dahi çekinmeyen büyük bir imparatorluk. Ancak  İdris-i Bitlisi Hazretlerinin yazmış olduğu söylenen Selimşahnâme kitabında böyle bir ifade geçiyor fakat İdris-i Bitlisi Hazretleri büyük bir İslam ve kürt alimidir. Hayattayken bu kitabı yazmadı. Ancak öldükten sonra oğlu yazılanları toparlayıp derledi ve kendi görüşlerinide buraya aksetti. Yavuz Sultan Selim Han Şah İsmail ile hesaplaşmadan önce o dönemde Şah İsmail’e ajanlık yapan insanlarla ilgili dahi öldürme kararı çıkartmadı. Savaş meydanına kadar hiç kimseye zarar vermedi.”

TARİH BİLGİ, BELGE VE DONELER ÜZERİNE BİNA EDİLİR

“Yavuz Sultan Selim Han’ın Şah İsmail ile, İran’la yapılan kavgası ne bir mezhep kavgası, ne de başka bir ideolojik kavgaydı” ifadesinde bulunan Özdağ; “Yavuz Sultan Selim Han sadece ve sadece o bölgede Osmanlı sınırlarını büyütmek Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki sınırları teminat altına almak için Fatih Sultan Mehmet Han yerine kendisi doğuya gitmeyi tercih etti. Burada Şia ile kavga etmedi. Şah İsmail’de, dedesi de Türk’tü. Dedesinin ordusunun içinde Şia olanlar vardı Yavuz Sultan Selim Hanın ordusunda Şia’lar Şah İsmail’in ordusunun içerisinde Sünniler vardı. Fakat Şah İsmail’in İran’da on binlerce insanı öldürdüğüyle ilgili on binlerce belgeler vardır. Bugün İstanbul’da bir köprünün adına Yavuz Sultan Selim adının veriliyor olması bir hakikati ortaya çıkarmak adına isabetli karardır. Tarih rivayetler üzerine bina edilmez. Tarih bilgi, belge ve doneler üzerine bina edilir. Varsayımlar üzerinden konuşulmaz. Şah İsmail’in anti propagandasını kalkıp Alevi ve Sünni vatandaşlar arasında nifak sokmak veyahut gazete kupürleriyle sokak ağzıyla alevi vatandaşlarımızı tahrik etmek, onlara Yavuz düşmanlığı yapmak, Onlar üzerinden AK Parti düşmanlığı yapmak, Onlar üzerinden AK Partinin büyük hamlesi olan 3. Boğaz köprüsü gibi büyük yatırımı kıyıda bırakmak adına yapılanların tamamı provokasyondur, ajitasyondur, ajan ve provokatörlerin işidir. Tamamen AK Parti düşmanlarının, Osmanlı düşmanlarının, Yavuz Sultan Selim’in büyüklüğünü hazmedemeyenlerin işidir. Bu işi yapanlar ya gafildirler, ya cahildirler ya da haindirler. Şayet Yavuz Sultan Selim Hanın Alevileri katlettiğini Osmanlı veya İran arşivlerinde bulabilirlerse belgelerle çıksınlar konuşsunlar. İspat edemezlerse iftiracıdırlar, müfteridirler, Müfterilerin suçunu ve cezasını herkes bilir. Yavuz Sultan Selim döneminde Türk hükümdarı Şah İsmail’i yendikten sonra 28 aşiret kürt reisi İstanbul’a gelerek Yavuz Sultan Selim Hana biat etmişlerdir. “Şah İsmail bize büyük zulümler yaptı. Siz Şah İsmail’in defterini dürdünüz. Şimdi bizlere rahat bir ortam sağladınız. Biz Osmanlı’ya bağlıyız” demişlerdir. 28 Aşiret Kürt reisi Osmanlı’ya bağlandıkları içinde o bölge yani şimdiki Irak, İran’ın bir kısmı, Mezopotamya’nın olduğu yerler, Maveraün nehrinin olduğu yerler tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır” dedi.

OSMANLI’NIN SEÇKİN ASKERLERİYDİ

Osmanlı hükümdarlarının Kızılbaşlara karşı çok saygılı olduklarını kaydeden Özdağ; “Kızılbaşlar Osmanlı’nın seçkin askerleriydi. Hacı Bektaşi Veli’nin tasavvufuna, ümmetine mazhar olmuş kişilerdi. Aynı zamanda Bektaşilik Hacı Bektaşi Veli’ye olan Osmanlı Hanedanlarının saygısı nedeniyle çok fazla iltifat gören çok değerli bir tarikattı. Bir yoldu, bir okul ve ekoldü. Savaş meydanlarında Allah diyerek en önde ölen insanlardı. Bilgiye ve bilime önem veriyorlardı. Bu nedenle bugünkü medyanın olayı çarpıtması 3. Boğaz köprüsünün yapılacak olması ve bu yapılacak olan önemli köprüyü gölgede bırakmak için Yavuz Sultan Selim Han ismine takılmış olması büyük bir hatadır. Zarfı bıraksınlar Mazrufla uğraşsınlar. Şekli bıraksınlar ruha baksınlar. Türkiye nerelerden nerelere geliyor. 70 sente muhtaç olan Türkiye şimdi 2 yılda 3. Boğaz köprüsünü inşa ediyor. İstanbul’a 2017 yılına kadar Dünyanın en büyük havalimanını yapıyor. Rüzgar gülleriyle, termik santralleriyle, enerji üreten barajlarıyla, yatırımlarıyla, organize sanayileri ve ihracatıyla, cari açığı düşürmesiyle, enflasyonu aşağı çekmesiyle ve daha nice önemli projeleriyle büyüyen bir Türkiye’yi gölgede bırakmak AK Parti iktidarına yapılan en büyük kötülüktür. Bunu bilinçli yapıyorlar. Kamuoyunun bu oyuna gelmemesi gerekir. Bu bir oyundur. Kamuoyu sandıkta oyunu vererek bu oyunu bozacaktır. AK Parti yine sandıktan milletinin temiz ve ak oylarıyla % 55’lerle çıkacaktır. Yavuz Sultan Selim Han köprüsü Osmanlı hanedanına, Yavuza, Türkiye’ye ve tüm İslam alemine ve 76 Milyon Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşına hayırlı olsun diyorum” şeklinde konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.