ÖZDAĞ; "MALAZGİRT MUHAREBESİ TÜRK KÜRT KARDEŞLİĞİNİN GÖSTERGESİDİR"

Malazgirt Zaferinin 942. Yıldönümünü kutlayan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ; "Anadolu'nun vatanımız olması yolunda en önemli dönemeçlerden olan Malazgirt Meydan Muharebesinin yıl dönümü hepimize kutlu olsun. Bu topraklar yaklaşık 1000 yıldır bizim vatanımızdır ve bundan sonra da böyle kalmaya devam edecektir" ifadesinde bulundu.

ÖZDAĞ;


ÖZDAĞ; “MALAZGİRT MUHAREBESİ TÜRK KÜRT KARDEŞLİĞİNİN GÖSTERGESİDİR”

Malazgirt Zaferinin 942. Yıldönümünü kutlayan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ; “Anadolu'nun vatanımız olması yolunda en önemli dönemeçlerden olan Malazgirt Meydan Muharebesinin yıl dönümü hepimize kutlu olsun. Bu topraklar yaklaşık 1000 yıldır bizim vatanımızdır ve bundan sonra da böyle kalmaya devam edecektir” ifadesinde bulundu.

Türklerin Orta Asya’dan Maveraünnehir’e, oradan Anadolu’ya gelişini Cilve-i Rabbani yani Allah’ın takdiri ve cilvesi olarak değerlendirdiğini ifade eden Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ; “Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (sav) Peygamberlik geldikten sonra Araplarla birlikte İslam dini tüm Dünya’ya yayılmaya başladı. Abdülkerim Satuk Buğra Han önderliğinideki Türklerin Müslüman olması ile beraber daha büyük bir hızla yayılmaya baladı.Türklerin Anadoluya gelişi Alparslan’dan önce Hoca Ahmet Yesevi iledir. Hoca Ahmet Yesevi’nin müritleri, talebeleri Hasan El-Harakarani, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram, Somuncu Baba,  Sarı Saltuk, Geyikli Baba’larla Anadolu’yu Türkleştirmek ve Müslümanlaştırmak adına Anadolu’ya geldiler. Bu topraklarda Rumlar yaşıyordu. Bu topraklarda Bizans vardı. Kısmen Araplar ve başka milletler vardı. 1040’da Dandanakan’ı kazandıktan sonra Anadolu kapılarının önüne geldik. Daha önce Alparslan’a mensup olan kabileler veya küçük beylikler İznik, İstanbul önlerine kadar gelmişti. Batı Dünyası Alparslan’a elçiler göndererek; ‘Vatandaşlarına, askerlerine sahip çık. Aksi takdirde seni geldiğin topraklara göndereceğiz’ demişlerdi. Alparslan önce bunlarla barış yapmanın, uzlaşmanın hatta diyet ödemenin yollarını araştırdı. Kabul etmediler. Bunun üzerine Alparslan yaklaşık 50 bin kişilik bir orduyla birlikte taarruza geçti.  O Ordunun içerisinde çok sayıda Kürt ve biraz da Ermeni bulunuyordu. Çünkü o bölgedeki Müslüman Kürtler ve Hıristiyan Ermeniler Bizans’ın zulmünden kurtulmak istiyorlardı. Bu çerçeveden bakınca Türklerle Kürtlerin 1000 yıllık kardeşliğinin temellerinin Malazgirt’te atıldığını söylemek yanlış olmaz. Alparslan o gün beyaz bir atın üzerinde beyaz bir elbise giymişti. Ölürsem kefenim olsun demişti. Çünkü kendisinin 50 Bin kişilik ordusu varken karşısında 200 Bin kişilik Bizans ordusu bulunuyordu. Türklerin müthiş savaş taktikleriyle Alparslan galip geldi. Galip geldikten sonra Romen Diyojen  esir edildi. Alparslan Romen Diyojen’e; ‘Siz eğer galip gelseydiniz bana ne yapacaktınız’ diye sordu. Romen Diyojen’ cevap verdi; ‘Seni demir bir kafese koyacaktım. Anadolu’yu şehir şehir içindeki bir hayvan gibi gezdirecektim’ ifadesini kullandı. Sonra Alparslan’a tekrar dönerek ‘Sizde sanırım bana aynısını yaparsınız’ dedi. Alparslan, Diyojen’e ‘Seni özgür bırakıyorum. Git İstanbul’a, Konstantinopolis’e, Bizans’a git. Gelecek sene ordularını topla bu sefer seninle Malazgirt’te değil Kayseri’de hesaplaşmak istiyorum. Yine seni yenme şerefine nail olmak istiyorum’ dedi. Fakat Diyojen Bizans’a geri döner dönmez gözlerine mil çekilerek Heybeliada’ya gönderilerek ölüme terk edildi” dedi.

Alparslan’ın Malazgirt zaferini kazanarak Anadolu’nun kilidini açtığını ve Anadolu’yu Türkleştirme ve İslamlaştırma yolunda büyük bir medeniyetin ilk adımını atmış olduğunu kaydeden Özdağ; “Çünkü büyük adımlar öncelikle atılan küçük adımlarla gelir. Alparslan Anadolu’yu Türkleştirmemizin ve vatan yapmamızın bir sembolüdür. Anadolu’yu Türkleştiren ve Müslümanlaştıran, Anadolu kapılarını bizlere açan Alparslan ve arkadaşlarını rahmetle anıyorum. Alparslan büyük bir kahramandı. Önce Şam’a gitmek, sonra Mısır’ı almak ardından da İstanbul’u almak istiyordu. Peygamberimizin övdüğü komutan ve asker olmak istiyorlardı. Fakat kızkardeşinin eşinden yani eniştesinden şikayeti üzerine tekrar Azerbaycan’a döndü. Yolda giderken bir kale komutanı tarafından hançerlenerek öldürüldü. Böylece Şam’a gitmek, Mısır’ı ele geçirmek bir noktada hayal olmuştu. Ama İstanbul’u Fatih Sultan Mehmet Han  1453’te fethetti. Yavuz Sultan Selim Han’da 1517’de Tih çölünü geçerek Ridaniye savaşıyla beraber Mısır’ı Osmanlı topraklarına kattı. Alparslan’ın hayalini torunları Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim sağlamış oldu. Ben herkesin Malazgirt savaşını, Alparslan’ın hayatını, Malazgirt kahramanlarını ve Malazgirt’i bilmeye davet ediyorum. Bugünlerde Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç ve arkadaşları Malazgirt’te adı Alparslan olan 1071 çocukla beraber Şüheda’nın izinde olduklarını anlatmak için kutlama yapıyorlar. Herkesi bu ve bunun gibi projeler ile Anadolu’yu Türkleştiren ve Müslümanlaştıran bu insanlara şükran borcumuzu ödemeye davet ediyorum. Anadolu ilelebet Türklerin olacaktır. İlelebet Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak anılacaktır. Sonsuza kadar hür ve bağımsız yaşayacaktır. Alparslan’a ve askerlerine rahmet diliyorum” şeklinde konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.