ÖZDAĞ; "HÜSEYİN AYGÜN PKK'NIN BARIŞ GÜVERCİNİ OLMUŞTUR"

AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ; geçtiğimiz günlerde PKK terör örgütü tarafınca kaçırılıp daha sonra serbest bırakılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ü tedbirsiz davranarak terör örgütünün reklamını yapmasına ve güç gösterisinde bulunmasına fırsat verdiğini ifade etti.

ÖZDAĞ;

ÖZDAĞ; “HÜSEYİN AYGÜN PKK’NIN BARIŞ GÜVERCİNİ OLMUŞTUR”

AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ; geçtiğimiz günlerde PKK terör örgütü tarafınca kaçırılıp daha sonra serbest bırakılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ü tedbirsiz davranarak terör örgütünün reklamını yapmasına ve güç gösterisinde bulunmasına fırsat verdiğini ifade etti.

Özdağ, Aygün’ün kaçırılma olayının günlerce konuşulacağını belirterek, “Hüseyin Aygün’ün ifadelerine bakacak olursak demek ki biz PKK’yi hiç anlayamamışız? Bir tek Aygün anlayabilmiş. Bunca kan, bunca gözyaşı, bunca ölüm hep barış içinmiş öyle mi? Bu nedenle Aygün gibi insanların söylemlerini dikkat ve takip ediyoruz. Ben inanıyorum ki Hüseyin Aygün bundan sonra CHP’de siyaset yapmayacaktır. Hüseyin Aygün büyük bir ihtimalle bağımsız kalacaktır. CHP’nin de yeni CHP olmadığını belirterek CHP yeni CHP olamamıştır. Olamadığı için de ben bağımsız oluyorum. Daha sonrada parlamentoyu düşünmüyorum diyecektir. Hüseyin Aygün’ün de bundan sonra siyaset yapıp yapmayacağını da söylemleri ve tavırları belli edecektir” dedi.

Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ açıklamalarına devam ederek, “CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’den önce başka insanlarda Türkiye’de kaçırılmıştır. Örneğin AK Partili Hazro Belediye Başkanı Fethullah Mehmetoğlu’nun oğlu bu kaçırılma olayını yaşayanlardan birisiydi ve serbest bırakılırken Belediye Başkanının AK Partiden istifa etmesi istenmiş. O Şahısta istifa etmişti. Bu olaylarda bir kez daha görüyoruz ki terör örgütü AK Partiyi hedef almaktadır. O nedenle AK Partili Milletvekillerinin, Belediye Başkanlarının bu bölgede çok ciddi bir şekilde çalıştıklarını gözlemliyoruz” ifadelerinde bulundu.

“CHP’DEN NASIL MİLLETVEKİLİ SEÇİLMİŞTİR?”

Milletvekili Özdağ açıklamalarına şöyle devam etti; “Hüseyin Aygün CHP çatısı altında olan bir milletvekili olarak PKK ile anlaşma yapmış mıdır? Hüseyin Aygün CHP’de kalacak mıdır? Hüseyin Aygün bağımsız olacak mıdır? Hüseyin Aygün Diyor ki; “Ben bağımsız olmayacağım. PKK benim bağımsız siyaset yapmamı istedi. Ama bağımsız olmayacağım. Fakat CHP’de yeni CHP olmalıdır. Eğer olmazsa parlamentoda kalmam” ifadesini kullanıyor. Bu sözleri kullanan şahıs Cumhuriyet Halk Partisinin şartlarında Milletvekili seçilmiştir. Yani Milletvekili olarak CHP’ye girerken Cumhuriyet Halk Partisinin ne olduğunu bilmiyorsa neden ve nasıl Milletvekili olmuş, o partiye girmiştir? Eğer milletvekili olduktan sonra bugün seçildiği partisi Cumhuriyet Halk Partisinin makas değiştirmesini istiyorsa kendisini korumak ve kurtulmak adına bunları dile getirmekte. PKK ağzıyla konuşmaktadır. Hüseyin Aygün’ün bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisinde siyaset yapamayacağını tahmin ediyorum. Hüseyin Aygün bundan sonrada o bölgede PKK’dan yani BDP’den bağımsız aday olur diye düşünüyorum. Tüm bu gelişmeler sonucunda öyle gözüküyor. Hüseyin Aygün’ün bundan sonraki söylemleri Türkiye’den mi yoksa PKK terör örgütünden mi olduğunu gösterecektir. Hüseyin Aygün söylemleriyle kendisinin yerini belirleyecektir. Hüseyin Aygün söylemleriyle PKK’nın terör örgütü olup olmadığını ortaya koyacaktır. Aygün PKK’nın terör örgütü olduğunu söylerse kendisi o bölgede zorlanacaktır. PKK Tunceli ve bölgesinde gücünü kaybetmenin telaşı içindedir. Bu yüzden Hüseyin Aygün’un ve Tunceli halkının bundan sonra daha da dikkatli olması gerekmektedir. Evet Hüseyin Aygün’ün kaçırılması bir haberdir. Ama ülke içerisinde bir haberdir. Milletvekili kimliğini üzerine giydirmiş Hüseyin Aygün’ün kaçırılması ise dünya çapında bir haberdir. Bu kaçırılma hadisesi örgüt açısından propaganda malzemesi olmuştur” dedi.

“AYGÜN’ÜN ARKADAŞ DEDİKLERİ KAN EMİCİ ALÇAKLARDIR”

Hüseyin Aygün’ün “arkadaşlar dağdan inmek istiyor, barış istiyor” ifadesi onlar adına barış güvercini olmayı kabul ettiğini belgelemektedir ifadesinde bulunan AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ; “Arkadaşlar dediği kişiler kan döküyorlar. Polisimizi, askerimizi öldürüyorlar. Kendilerinden olmayan kürt vatandaşları öldürüyorlar. Öğretmenleri, imamları, çocukları, korucuları öldürüyorlar. O bölgede yatırım yapılmasını engelliyorlar. O bölgede devletleşmek, o bölgeden toprak almak istiyorlar. Arkadaşlar dediği Şemdinli’ye saldırıyorlar. Orada kaymakamlık binasına, emniyet binasına saldırıyorlar. Bunlar mı arkadaşlarıymış? Bunlar mı barış istiyorlarmış? Aygün’ün arkadaşlar didikleri iş makinelerini yakıyorlar. Arkadaşlar dedikleri hidro elektirik santrallerinin alanlarını saldırıp, işçileri kaçırıp, bölgede işçilerin çalışmasını engelliyorlar. Yüksekova’da havaalanı olmasını istemiyorlar. Aygün’ün arkadaşlar diye hitap ettikleri alçaklardır, katillerdir, kiralık katillerdir. Arkadaşlar dedikleri karakollarımıza saldırıyorlar, mayın patlatıyorlar, askerlerimiz Aygün’ün arkadaşlar diye hitap ettikleri yüzünden gözlerini, kollarını kaybediyorlar. Bundan sonra da baş istiyorlar öyle mi? Aygün’ün arkadaşlar diye hitap ettikleri barış istemiyorlar demokratik özerklik istiyorlar, barış istemiyorlar devletleşmek istiyorlar. Barış istemiyorlar topraklarımızı istiyorlar. Barış istemiyorlar kiralık katillerin dağdan inmesini istiyorlar” şeklinde konuştu.

AYGÜN, CHP’DE SİYASET YAPMAYACAKTIR
 
Hüseyin Aygün’ün yerini iyi belirlemesi gerektiğini vurgulayan AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ; “Hüseyin Aygün’ün ifadelerine bakacak olursak demek ki biz PKK’yi hiç anlayamamışız? Bir tek Aygün anlayabilmiş. Bunca kan, bunca gözyaşı, bunca ölüm hep barış içinmiş öyle mi? Hüseyin Aygün yalan söylemiyor mu diyelim? Bu nedenle Aygün gibi insanların söylemlerini dikkat ve takip ediyoruz. Ben inanıyorum ki Hüseyin Aygün bundan sonra CHP’de siyaset yapmayacaktır. Hüseyin Aygün büyük bir ihtimalle bağımsız kalacaktır. CHP’nin de yeni CHP olmadığını belirterek CHP yeni CHP olamamıştır. Olamadığı için de ben bağımsız oluyorum. Daha sonrada parlamentoyu düşünmüyorum diyecektir. Hüseyin Aygün’ün de bundan sonra siyaset yapıp yapmayacağını da söylemleri ve tavırları belli edecektir. Aygün terör örgütü ile mücadeleye savaş diyor. Bu bir savaş değildir. Bu yaşananlar PKK terör örgütünün iç ve dış destekli Türkiye’yi parçalama operasyonudur. Türkiye Cumhuriyeti devletinin vereceği bir karış toprağı yoktur” dedi.

KILIÇDAROĞLU, SİYASETLE ATEŞ ETMEYE ÇALIŞMIŞTIR

Cumhuriyet Halk Partisinin böyle bir ortamda meclisi olağanüstü toplantıya çağırmasının talihsizlik olduğunu vurgulayan Milletvekili Selçuk Özdağ; “Meclisin açılmasını terör olaylarıyla endekslemek örgütten başka kimseye fayda getirmeyecektir. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinin bu oyuna alet olmaması doğru bir siyasettir. Kılıçdaroğlu’nun Güneydoğu’dan şehit cenazeleri gelirken PKK yerine hükümete yüklenmesi tamda örgütün istediği bir tutumdur. Terör eylemlerinin amacı hükümeti yıpratmak, Türkiye’de devam eden istikrarı sekteye uğratmaktır. Kılıçdaroğlu PKK’nın terörle hedeflediği yere siyasetle ateş etmeye çalışmıştır. Herkesin tek hedefi terör örgütünü lanetlemek, onun maskesini düşürmek, bölge insanını kucaklayarak milli bütünlükte delikler açılmasına müsaade etmemek olmalıdır. CHP PKK’nın açtığı delikleri genişletmeye çalışıyor ve yanlış yapıyor. Kılıçdaroğlu ayrıca serbest bırakıldıktan sonra terör örgütü elemanları için arkadaşlar diye hitap eden Hüseyin Aygün’ün açıklamaları için ne var bu açıklamalarda demekte ve PKK ağzıyla konuşmaktadır. Kılıçdaroğlu Genel başkan sıfatına haiz olmasına rağmen devlet adamlığı vasfını bir türlü öğrenememiştir. Devlet adamlığı vasfına bürünemeyenler ülkeyi yönetemezler. Çünkü Hüseyin Aygün’ün ifadeleri yenilir yutulur ifadeler değildir ” açıklamasında bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun Oslo için konuşamayanlar Hüseyin Aygün için fikir yürütmesinler sözlerini de sert dille eleştiren Özdağ; “Hüseyin Aygün olayı ile Oslo farklı şeylerdir. Kılıçdaroğlu Elma ile armudu birbiriyle karşılaştırmasın. Elma ile armudu birbirinden ayıramayan kişi nasıl oluyor da Cumhuriyet Halk Partisinde Genel Başkanlık görevini yürütebiliyor anlayabilmiş değilim. Bir taraftan barış diyecekler. Bir taraftan oslo görüşmeleriyle tenkit edecekler bunu anlayabilmiş değiliz. Hangi barıştan söz ediyorlar. PKK’nın istediği demokratik özerkliğimi, toprağımı vereceğiz. Demokratik özerkliği mi sağlayacağız? Kesinlikle Kürdistan’ın kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Önce Oslo görüşmelerini iyi anlasınlar, ne olduğunu öğrensinler ondan sonra tenkitte bulunsunlar ” şeklinde açıklamalarına devam etti.

TEK DEVLET, TEK MİLLET, TEK VATAN, TEK BAYRAK 

Terörle mücadele konusunda basın-yayın organlarına da önemli görevler düştüğünü belirten AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, “Medya PKK’ya prim kazandıracak yayınlar yapmamalıdır. Herkes tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak noktasında hemfikir olmalıdır. Aksi taktirde hem devletimizi kaybederiz, hem milletimizi böldürmüş oluruz. O nedenle bunlara da müsaade etmemeliyiz” şeklinde açıklamalarına devam etti.

GENELKURMAY BAŞKANINI KUTLUYORUM

Genelkurmay Başkanını Necdet Özel’in Başbakan’a verdiği iftarın Cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu vurgulayan Özdağ; “Yıllarca bu ülkede dine mesafeli durmak veya karşısında bulunmak laiklik olarak lanse edildi. Genelkurmay Başkanı Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e iftar verdi ne oldu, laiklik elden mi gitti? Askerin imajımı bozuldu? Askerin prestijimi sarsıldı? Bu iftar ülke insanının vicdanında, Genel Kurmay Başkanımızın şahsında ordumuza karşı daha büyük sempati oluşmasına vesile olmuştur. Bu coğrafyada her zaman söylediğim gibi darbeci bir orduyla tutunamayız. Ama zayıf bir ordu ile de tutunamayız. Güçlü ordu, demokrasiyi içselleştirmiş, insan hak ve özgürlüklerini riayet eden, siyasete inanan bir ordu ile ayakta kalırız. Keşke yıllar önce Diyarbakır’da bir Genel Kurmay Başkanı Diyarbakır’da halka iftar verseydi. Bu iftar ordu ve askere olan sevgiyi daha da yayar ve çoğaltırdı. İnsanlarımızın bam teline dokunurdu. İnşallah o günleride göreceğiz. Türkiye demokratikleştikçe her kurum kendi yerini belirleyecektir. Siyaset kurumunun en üst kurum olduğunu söyleyecektir. Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel’i bu davranışından, jestinden dolayı kutluyorum. Millet devlet bütünleşmesini bu tür yaklaşımlar daha da kolaylaştıracaktır. Millet devletle bütünleştikçe, devlette milletle barıştıkça bu ülke daha güçlenecektir” dedi.

 



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.