ÖZDAĞ, GARAJ ESNAFINI ZİYARET ETTİ

AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, AK Parti Manisa Merkez İlçe Başkanı Berk Mersinli ve partilerle birlikte Garaj esnafı ziyaret etti. Özdağ, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

ÖZDAĞ, GARAJ ESNAFINI ZİYARET ETTİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖZDAĞ, GARAJ ESNAFINI ZİYARET ETTİ

AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, AK Parti Manisa Merkez İlçe Başkanı Berk Mersinli ve partilerle birlikte Garaj esnafı ziyaret etti. Özdağ, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Manisa Otogarı civarında bulunan esnafları ziyaret eden AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, yaptığı açıklamada Hakkari Çukurca’daki terör olaylarında güvenlik zaafının bulunduğunu belirtti. Özdağ, “Orada hem bir güvenlik zafiyetinin olduğu gözüküyor, hem de özellikle birilerinin terörün tırmanmasını istediklerini tahmin ediyoruz. Çünkü 200 kişilik bir grubun gelerek 8 ayrı noktada eylemler yapmış olması güvenlik zafiyetini gösterir. Aynı zamanda birilerinin görevlerini yapmadığını gösterir. Bunlar hakkında da gerekli işlemler yapılacak, soruşturmalar yapılacaktır” diye konuştu.

Türkiye’de ne zaman demokratikleşme süreci hızlanırsa, Türkiye ne zaman bir seçimde demokrasi şöleni yaşamak isterse Türkiye’de büyük olayların olduğunu belirten Özdağ, “Özellikle 12 Eylül referandum öncesinde PKK’nın ciddi eylemler yaptığını gördük. Ardından bir sessizliğe bürünürler. 12 Haziran seçimleri öncesi yine Hatay’da büyük bir eylem yapıldı. Bu eylem hala tam olarak açıklığa kavuşmadı. Şimdi Türkiye yeni anayasayı konuşuyor, özgürlükleri konuşuyor, demokrasiyi konuşuyor, fikir hürriyetini konuşuyor, inanç hürriyetini konuşmaya başladı olaylar tekrar arttı. Türkiye güçlendikçe birileri bundan rahatsız olabilir. Türkiye öncelikle içerideki problemleri halletmek mecburiyetindedir. Bu problemler demokratikleşmedir, fikir hürriyetidir, inanç hürriyetidir. Eğer biz bu problemlerimizi en alt seviyeye düşürebilirsek, bu problemleri giderebilirsek bu istismarlar azalacak. Türkiye’de bu eylemler hak arama noktasında çıkıp dış güçlerin veya içerideki işbirlikçilerin yapmış olduğu eylemler haline dönüşecektir. Türkiye’nin bir Kürt sorunu yoktur. Türkiye’nin 2 algı sorun vardır. Biri bölücü terör örgütü ve BDP’nin bir terör algısı var. Bu algı devletleşme algısıdır. Demokratik özerlik adı altında Türkiye’yi bölmek, Türkiye’nin zenginleşmesin ve demokratikleşmesini engellemek, bölgesel ve küresel güç oluşuna tep vurma noktasıdır. Bizim AK Parti’nin Kürt sorunu algısı var. O da insanların Kürtçe konuşabildiği, asimile edilmediği, insanların çok rahat bir şekilde Kürtçe isimler alabildiği buna da AK Parti iktidarı özellikle Turgut Özal döneminde başlayan süreç AB süreciyle devam etti, AK Parti ile taçlandı. Bu süreç içerisinde Kürtçe serbest bırakıldı, Kürtçe televizyonlar kuruldu. Devlet TRT Şeş yani TRT 6’yı kurdu. Özel bir kanal Gaziantep’te yayın yapıyor. Türkiye demokratikleşiyor fakat Türkiye’de bölücü terör örgütünün hedefi demokratikleşme ve kalkınma değildir, adalet değildir. Bölücü Terör örgütünün bir tek hedefi vardır o da bir bölgede bir devletleştirme algısı oluşturmaktır. Demokratik özerklik bir paravandır. Federal yapı bir paravandır. Kendileri taşerondurlar. Şu veya bu niyetle daha çıkan çocuklarımız kandırmışlardır. Hem Türkiye’yi yönetenler buna çanak tutmuştur geçmişte hem de PKK’yı yönetenler maalesef çocuklarımızın duygularını, etnik kimliklerini, yoksulluklarını istismar etmişlerdir. Türkiye hiçbir zaman birilerinin istediği kiloda kalmayacaktır. Bütün prangaları yıkacaktır. Demokratikleşme önündeki engelleri kaldıracağız. Sivil anayasayı yapacağız. Türkiye’yi zenginleştireceğiz. Türkiye’deki fikir hürriyetinin, teşebbüs hürriyetinin önündeki engelleri kaldıracağız” dedi.

BİZ DEVLETİMİZİN İFADELERİNE GÜVENMEK MECBURİYETİNDEYİZ
Bazı sosyal medya sistemlerinde şehit sayısının daha fazla olduğu ile ilgili söylentilere cevap veren Özdağ, “Bugün yapılan eylemlerden dolayı AK Parti’nin suçlanması yanlıştır. Eylemler 1984 yılında başlamıştır. Bölücü terör örgütü 150 yıldır ayaklanma yapıyoruz. Bu bizim kaçıncı ayaklanma olduğunu bilmiyoruz gibi ifadeler kullanıyorlar. O tarihten bu tarafa Anavatan Partisi, SHP- DYP iktidarı, DYP- Anavatan iktidarı, MHP- DSP- ANAP iktidarı, Refah- DYP iktidarı ardından AK Parti iktidarı gelmiştir. Olaylar o günden beri devam ediyor. Türkiye’de bu olayları bir partiye indirgemek yanlıştır. Türkiye’de bu olayların sosyal, ekonomik boyutları, dış politika, etnik boyutları vardır. Bugünde sosyal medyada paylaşılan ifadeler yanlıştır. Biz devletimizin ifadelerine güvenmek mecburiyetindeyiz. Kaldırılan şehitlerimizin sayısı bellidir. Biz herhalde bu şehitlerimiz buharlaştırmadık. Sosyal medyadaki gibi 50 idi 26’ya düştü gibi ifadeler yanlıştır. Bu tür şeylere devlet tenezzül etmez. Özellikle AK Parti ile hesaplaşmak isteyenler maalesef belden aşağı ifadelerle, yalan yanlış ifadelerle milletimizin zihinlerinde bulanıklar meydana getirmek istiyor. Ben bunu AK Partiyi seçim meydanlarında yenemeyenlerin bir hileli metodu olarak kabul ediyorum. Ondan dolayı bunları kınıyorum, milletimizin bunlara inanmamasını istiyorum. Orada hem bir güvenlik zafiyetinin olduğu gözüküyor, hem de özellikle birilerinin terörün tırmanmasını istediklerini tahmin ediyoruz. Çünkü 200 kişilik bir grubun gelerek 8 ayrı noktada eylemler yapmış olması güvenlik zafiyetini gösterir. Aynı zamanda birilerinin görevlerini yapmadığını gösterir. Bunlar hakkında da gerekli işlemler yapılacak, soruşturmalar yapılacaktır. Türkiye tarihinin hiçbir döneminde özelikle demokratikleşme süreci içerisinde askeriyle, milli istihbaratıyla, polisiyle, siyasi iradesiyle bu kadar hiç birliktelik içerisinde olmamıştır. Türkiye’de terör olur önemli olan bunu minimize etmektir, terörle doğru mücadele etmektir. Terörle doğru mücadele etmenin yolu da şudur. Halkına karşı alabildiğince yunus, alabildiğince şefkatli olmak hükümetimizin, polisimizin görevi olmalıdır. Terörle teröristi, vatandaşla teröristi ayırt eden  siyasi iradeyi ihtiyaç vardır” diye konuştu. 

KÜRT VATANDAŞLARIMIZI HEDEFE KOYARSANIZ TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMESİNE ÇANAK TUTARSANIZ
MHP ve CHP’li yetkililerin terör olaylarında AK Parti’nin sessiz kaldığı, sadece basını açıklamasıyla yetindiğiyle ilgili olarak Özdağ, “Türkiye’de yok birbirimizden farkımızı ifadesini kullanmak lazım. MHP ve CHP nereden biliyor AK Partililerin bu eylemlere katılmadıklarını. Türkiye’de bu eylemlerde sadece terör örgütü hedef alınmalıdır. Bu eylemleri hedef alırken Türkiye’deki Kürt vatandaşlarımızı hedefe koyarsanız Türkiye’nin bölünmesine çanak tutarsanız. Türkiye’de PKK’nın ekmeğine de yağ sürmüş olursunuz. Önce toplumu bölmekle kamplaştırmak istiyorlar, sonra da Türkiye’yi bölmekle kamplaştırmak istiyorlar. Tüm eylemlerde milyonlar yürümelidir, protestolar yapılmalıdır. İspanya’da ETA eylemlerinde ayrım gözetmeksizin milyonlar yürümüştür. Hiç kimse kendi partisinin ve ideolojisinin sembolünü kullanmamıştır. Eğer bu eylemlerde kişiler kendi partilerinin, kendi cemaatlerinin işaretlerini, sembollerini kullanırlarsa bu hedefe ulaşmamızı geciktirir. Elimizde bir Türk bayrağı olmalı. Kahrolsun bölücü terör örgütü, şehitler ölmez vatan bölünmez cümleleri yeterlidir. AK Parti’nin tüm mensupları bu menfur olayı kınamışlardır. Başbakanımız başta olmak üzere tüm vekillerimiz bu olayı kınamıştır. İçimiz kan ağlamaktadır. Fatihalar gönderdik, Yasinler okuduk. Okumaya devam ediyoruz, eğer suçlamaya kalkarsanız ben de size şunu söylemek istiyorum: CHP o zamanki Erdal İnönü başkanlığında kurulan SHP Leyla Zanaları, Hatip Dicleleri kendi partinizden meclise soktunuz diye sorarım. Siz bunları siyalaştırdınız diye sorarım. İnsanlar meşru zeminde siyaset yapmalıdır. Ben suçlamıyorum niçin böyle yaptınız diye ama protestolarda siyaseti devşirme aracı haline getirirseniz bende bunu size sorarım. Bugün protesto meydanları siyasi rant devşirme alanları değildir. Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin temini alanlarıdır. Oralarda Kürt, Türk, Çerkez, Laz hep birlikte olacağız ve terörü kınayacağız. Terör bir insanlık suçudur. Irkçılık hem İslam dininin haram kabul ettiği bir ifadedir. Aynı zamanda evrensel hukuk kurallarının yasaklamış olduğu bir ifadedir. Irkçılığa da karşıyız, bölücüye de karşıyız, teröre de karşıyız. Onun için tür şeyler yanlıştır ve yakışıksızdır” diye konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.