ÖZDAĞ: "EN KÖTÜ DEMOKRASİ EN İYİ DARBEDEN DAHA İYİDİR"

AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ 12 Eylül darbesini değerlendirdi. Özdağ "Darbenin iyisi kötüsü olmaz. Kim yaparsa yapsın karşısında olmalıyız. En kötü demokrasi en iyi darbeden iyidir. Ben o dönemin kavgalarına karşıyım ama ideallerini özlüyorum" dedi.

ÖZDAĞ:

ÖZDAĞ: "EN KÖTÜ DEMOKRASİ EN İYİ DARBEDEN DAHA İYİDİR"

AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ 12 Eylül darbesini değerlendirdi. Özdağ "Darbenin iyisi kötüsü olmaz. Kim yaparsa yapsın karşısında olmalıyız. En kötü demokrasi en iyi darbeden iyidir. Ben o dönemin kavgalarına karşıyım ama ideallerini özlüyorum" dedi.

AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konum itibariyle sürekli egemen güçler tarafından rahatsız edildiğini ve ülke genelinde bu egemen güçlere hizmet edenler tarafından karışıklıklar yaratılmaya çalışıldığını vurguladı. Özdağ, "Yol üstünde bağı olanla yâri güzel olanın başı dertten kurtulmaz diye Anadolu'da bir deyim vardır. Türkiye bu söze uygun bir coğrafyada bulunmaktadır. Ya yol üstünde bir bağdır veya çok güzel bir sevgilidir. Ama bağın damadı biz 74 Milyon
nüfusa Türklerdir. Bu yarin de bu sevginin de sahibi biziz. Bu topraklarda bu coğrafyaya gelen atalarımız bu topraklara cilveyi rabbani olarak gelmişlerdir. Türkiye dünyanın dört mevsimini yaşayan bir ülkedir. Bu coğrafyada güçlü olanlar ayakta kalmışlardır. Büyük medeniyetler kurulmuştur. Bu coğrafyaya yaşayan devletler orta ölçeğin altına iktisadi ve siyasi olarak düştükleri zaman yıkılmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti devleti de orta ölçeğin altına düştüğü zaman egemen güçler veya içerdeki uzantıları
tarafından zaman zaman darbelerle, zaman zaman sağ sol olaylarıyla, zaman zaman Alevi-Sünni, zaman zaman da bölücü ve Kürtçülük olaylarıyla karıştırılmakta, büyümesi önlenmeye çalışılmaktadır. Türkler ilk ortaya çıktıkları andan itibaren kültür ve medeniyetin çocukları olmuşlardır. 12 Eylül darbesi de böyle bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır" dedi.
12 Eylül öncesi Türkiye'nin iktisadi ilerlemesini önlemek isteyenler, siyasi olarak ilerlemesini geciktirmesini isteyenler Türkiye'de sağ-sol olaylarını organize etmişler gençleri dövüştürmüşlerdir diyen Özdağ, "12 Eylül öncesi bu ülkeyi yönetenler ne yazık ki samimi ve ufuklu değillerdi. Ülkeyi refah seviyesine, ilerleme hacmine yönetme gücüne sahip olmadıkları gibi aynı zamanda kavgalardan rant beklemekteydiler. Sağcılar-Solcular ve Devrimciler-Ülkücüler diye ülkeyi ikiye bölmüşlerdi. Bu bölünme
sonucunda insanları birbirlerine düşürerek kendi emellerine ulaşmaya çalıştılar. Materyalist bir düşünceyle gayeye ulaşmak için her şey mübahtır felsefesiyle hareket ettiler. Şayet o dönemde gençlerimiz kendi tarihimizle, kendi şuurumuzla, kendi kültürümüzle, inanç şuurumuzla hareket etselerdi bu gençlerimiz dövüşmeyeceklerdi. Konuşacaklardı, fikirlerini paylaşacaklar ve tartışacaklardı. Fikirlerin buluşmasıyla hakikat şimşeği doğacaktı. Maalesef üzerlerimize deli gömleklerini giydirdiler. İnsanları
dövüştürüp ardından darbe yaptılar" dedi.
Dünyanın her yerinde iktidar olmak isteyen emperyalist ve karanlık güçlerin sürekli gençlerin güzel duygularını kullandığını vurgulayarak "Dünyanın hiçbir yerinde gençler iktidar olamamışlardır. Gençlerin omzuna basan birileri iktidar olmuştur. 12 Eylül öncesi siyasi kavgalar darbecilerin ekmeğine yağ sürmüş ve darbe yapmışlardır. 12 Eylül'le birlikte NATO'ya alınmayan Yunanistan NATO'ya girmiştir. Türkiye'nin iktisadi ve siyasi gelişmesi, demokrasiyle tanışması, inanç ve hürriyet teşebbüsüyle tanışması
geciktirilmiştir. Bu geciktirilme günümüze kadar devam etmiştir. Şayet Özal dönemi, Avrupa Birliği süreci ve AK Parti iktidarı olmasaydı şu anda elde ettiğimiz kazanımları elde edemezdik. Şimdi de egemen güçler yine rahat durmayıp bölücü terör örgütünü Türkiye'nin gelişmesinde ayak bağı olarak ortaya sürmektedirler" dedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ, "PKK terör örgütü, Türkiye'yi bölmek isteyen güçlerin ortaya sürdüğü taşerondur. Darbecilerle ve onların destekçileriyle hesaplaşmamızı 12 Eylül 2010'da gerçekleştirdik. Bizde avukat İrfan Sönmez'le birlikte 217 arkadaşımızla birlikte basın yayın organlarına çıkarak Referandumda evet kampanyası yürüttük. Anayasanın 26 maddesinin değişmesinde ön ayak olduk. Biz 12 Eylül'den değil darbelerden ve darbecilerden hesap soralım diye ortaya çıktık. Önemli olan
intikam duygusuyla hareket etmek değil Türkiye'de kurumsallaşmayı sağlamak, ilkeli ve prensipli olmaktır. O süreçte Referandumda evet diyen bir milletin içerisinde yer almaktan gurur duyuyorum. 12 Eylülcüleri ifadeye çağırmak, onları yargılamak referandum süreci zaferinin eseridir. Türkiye'de bundan sonra darbe olmayacaktır. Darbeci zihniyetler ekonomik, siyasi,demokrasi alanında Türkiye'yi çok geride bırakmışlar, ilerlemesinin önünü kesmişlerdir. Bu yüzden şu ana kadar Türkiye'de oluşan tüm darbelere
karşıyım. Darbenin iyisi kötüsü olmaz. Kim yaparsa yapsın karşısında olmalıyız" dedi.
'En kötü demokrasi en iyi darbeden iyidir' diyen Özdağ "Demokrasilerde ilerlemek vardır ama darbelerde ilerlemek yoktur. Darbeler darbeleri doğurur. 12 Eylülcüler bu vatana ihanet etmişlerdir yargılanmalıdırlar. O dönemde Ülkücü ve devrimci gençler asılmış. Ülkülerini, hayallerini, sevdalarını kaybetmişlerdir. Her ne kadar birileri ülkücüleri Amerikan uşağı olarak birileri de devrimcileri Rusya'nın, Çin'in uşağı olarak göstermek istese de bu tahliller özellikle ülkücüler açısından doğru değildir. Biz
ülkücüler ne Amerika, ne Çin, Ne Rusya her şey Türkiye için diye sloganlar atıyorduk. Mutlaka bu ülkücü gençler arasında üzülerek söylüyorum ki egemen güçler tarafından kullanılanlar olmuştur. Ama bu gençlerinde sayıları bir elin parmakları kadar çok azdı. Solcu gençlerimiz ise bu ülkenin Kemal Tahir'i olamamışlardır. 'Go Home Amerika' derken 'Welcome Rusya, Çin' demişlerdir. Orak çekiç bayraklarla, Stalinlerle, Lenin'lerle devrim yapmaya çalışıyorlardı. Yine bunların arkasında bu gençlerin yerli solcu
olmamasını isteyen egemen güçlerdi. Ben o dönemin ideallarini özlüyorum. Kavgalarını istemiyorum" dedi.
Bugün A Politik bir gençlik yetiştiğini, okuyan araştıran soran, sorgulayan gençliğe ihtiyaç olunduğunu vurgulayan AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ "Gençlerimizi okumaya, araştırmaya, İnanç şuuruna sahip çıkmaya davet ediyorum. Bugün Anadolu coğrafyasında Ak parti ile hem 12 Eylülck'fczel duygularını kullandığını vurgulayarak ülerden hesap soruyoruz. Ben de bu aşamada başak rol oynadım. Siyasi iktidarı bir kez daha kutluyorum Artık ülkemizin her yerinde üniversiteler var. Fen Liseleri,
Anadolu Liseleri var, özel liseler var. Bu liselerde de artık beyin gücünü ilim ve bilim gücüne çeviriyoruz. Beyin gücü darbelerini önünü kesecek ve bir daha darbe olmasının önünü kesecektir. 12 Eylül mağdurlarını demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyor, bizimle birlik olmaya çağırıyorum. Hayatta olmayanlara da Allah'tan rahmet diliyor, saygıyla anıyorum" diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.