ÖZDAĞ: "28 ŞUBAT SANIK SANDALYESİNE ÇIKARILMALIDIR"

Türkiye'nin elli yıldır darbelerle boğuştuğunu belirten AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ "Cumhurriyet tarihinin yarıdan fazlası darbeler tarihidir. Tekrarlanan darbeler, asker muhayyilesinde siyasetçilerle ilgili genel bir kanaatin doğmasına vesile olmuştur" dedi.

ÖZDAĞ:

ÖZDAĞ: "28 ŞUBAT SANIK SANDALYESİNE ÇIKARILMALIDIR”

Türkiye’nin elli yıldır darbelerle boğuştuğunu belirten AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ “Cumhurriyet tarihinin yarıdan fazlası darbeler tarihidir. Tekrarlanan darbeler, asker muhayyilesinde  siyasetçilerle ilgili  genel bir kanaatin doğmasına vesile olmuştur” dedi.

27 mayıs  darbesinde askerlerin önemli bir dirençle karşılaşmadıklarını ifade eden Özdağ “Menderes’in nahiv, kırılgan kişiliği askerlerin merhametini celp edeceğine, onların cüretini artırdı. 12 Mart muhtırasında Başbakan Demirel’di. Askerin dayatmalarına karşı en küçük direnç göstermedi, şapkasını aldığı gibi kaçtı. 12 Eylül darbesinde Demirel bir defa daha başbakan’dı. Darbe göstere, göstere geldi. Demirel’ darbeyi önlemek, askeri frenlemek için en küçük çaba harcamadı.12 Eylül sabahı Zincirbozan’ın yolunu tuttu bu defa yanında yine şapkası var ama hürriyeti yoktu” şeklinde açıklamalarına devam etti. Darbeciler kışla düzenini siyasete taşıyacaklarını düşündüler Siyasetçilerin asker karşısında sergiledikleri teslimiyetçi tavrın darbeciler için bir referans olduğunu kaydeden AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ “Darbeci zihne sahip askerler Politikacılarla istedikleri gibi oynayacaklarını, kışla düzenini siyasete taşıyacaklarını düşünmüşler, öyle de yapmışlardır.27 Mayıs darbesinden sonra siyasetçiyle de siyaset kurumuyla da dama taşı gibi oynamışlardır. Bu tarihten sonra siyasetin patronajı askerlerin eline geçmiştir.Oysa  siyasetçinin patronu halktır.Siyasetçiyi halk yargılar, halk cezalandırır, seçimler bunun için ihdas edilmiştir. Aynı  kışla düzeni 28 Şubat’ta da devam etmiştir. Erbakan  bilinçli olarak uzatılan 8-9 saatlik milli güvenlik kurulu toplantılarında aç kurtların önüne atılmış köleler gibi hırpalanmıştır. Asker, emir komuta düzeni içine aldığı siyasetçileri bu çerçevede tutmak için irtica kamçısını kullanarak, MGK toplantılarını bir nevi rehabilitasyon aracı haline getirmişti. MGK  seanslarından çıkan Erbakan’ın kulaklarına kadar kızarmış,kan ter içinde kalmış görüntüsü hala hafızalarda tazeliğini koruyor.MGK toplantılarında Başbakan’lar, bakanlar adeta psikolojik işkenceye alınıp,uysallaştırılıyor,asker tornasından geçirilerek kişiliksizleştiriliyordu.MGK üniversitelerde açılan ikna odalarının bir benzeri haline getirilmişti. Üniversitelerde kızlarımız, MGK da  halkın temsilcileri baskı altına alınarak, asker ideolojisine hizmet etmeleri isteniyordu” ifadesini kullandı. AK Parti iktidarı askere asli görevini hatırlattı Siyasetçiler için son derece aşağılayıcı olan düzene,  kırk yıl boyunca hiçbir siyasetçi karşı çıkmayı denemedi diyen Özdağ “Akla gelen tüm liderler  ya uzlaşmayı, ya teslim olmayı seçtiler.Başbakan Erdoğan’a gelinceye kadar tek istisna rahmetli Özal’dı.Özal önce uzlaştı, sonra güçlendikçe askeri denetimi altına alarak farklı bir profil çizdi.Başbakan Erdoğan’da aynı yolda yürüdü.İlk defa AK parti ve onun Lideri,Kendini siyasetçi terbiyecisi sananlara teslim olmadı.MGK toplantılarını mahkemeye çevirip kendini yargılamak isteyenlere taviz vermedi.Asker yetkilerine sahip çıkmayı bilen bir liderle karşılaştığını  anlayınca yavaş, yavaş geri çekilmek,asli görevini hatırlamak zorunda kaldı. Türkiye bugün darbelerle hesaplaşabiliyor, dünün muktedirlerini yargı önüne çıkarabiliyorsa, bunda AK parti liderliğinin büyük payı vardır. Bu kararlılık ve dirayet, askerle siviller arasında kurulan asker lehine hiyerarşiyi, tersine çevirmiştir. Siyaset kurumu ilk defa inisiyatif almaya, ülke ve millet meseleleri hakkında politika üretmeye başlamıştır. Bu yeter mi? Elbette yetmez. Daha alınacak çok mesafe  var.28 Şubat hala devam ediyor. darbe lobisi, arada bir irtica kamçısını sallayarak eski pozisyonuna dönmek için çaba harcıyor. Başörtülü bir hanımın milletvekili olmasının önünde hala bir sürü  psikolojik engel var.Askeri vesayet sisteminin oluşturduğu tabular varlığını koruyor.Asker dünkü konumunun çok gerisinde olmasına rağmen,yaydığı korkunun tortuları bir çok teşebbüsün önünü tıkamaya yetiyor..Türkiye korkularından kurtulduğu gün daha özgürlükçe daha bireye güvenen bir demokrasinin temellerini atacaktır” Türkiye darbelerle de, teşebbüsleriyle de hesaplaşacak “Her şeye rağmen Türkiye bugün dünle mukayese edilmeyecek bir noktaya gelmiştir” şeklinde açıklamalarına devam eden AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Selçuk Özdağ “Önümüzdeki günlerde 28 Şubat’ın sanık sandalyesine çıkarılması ile birlikte –darbelerle hesaplaşmanın – son merhalesine gelinmiş olacaktır. Bundan sonrası demokrasi kültürünün yaygınlaştırılması, silahlı bürokrasi ile iş tutan sivillerin bu jakoben anlayıştan vazgeçmelerini temin etmektir. Dünün iş birlikçilerinin tek, tek nedamet ifade edici açıklamaları bu yola girildiğini gösteriyor. Bu arada önemli bir ayrıntının altını çizmekte fayda var. Darbelerle hesaplaşmayı, bir partinin askerlerle hesaplaşması olarak mütalaa etmemek gerekir. Böyle düşünmek, darbecilere arka vermek, demokrasi mücadelesinde darbecilerin yanında olmaktır. Bu, bir milletin kaderine zincir vuranlarla hesaplaşmasıdır. Hesaplaşan millettir. Kimsenin bu mücadeleyi küçümsemeye hakkı yoktur.Daha hala 28 Şubat’la hesaplaşılamayacağını, hükümetle 28 Şubat’ın müellifinin aynı güç olduğunu iddia eden çevreler var.Düne kadar aynı çevreler 12 Eylül’le,Ergenekonla  da hesaplaşılamayacağını  söylüyorlardı.Ama söylenenlerin hiç biri çıkmadı.Türkiye darbelerle de,teşebbüsleriyle de hesaplaşıyor, hesaplaşacak. 28 Şubatla da hesaplaşacak. Bu defterin kapanması sonuçları itibarıyla en yıkıcı olan 28 Şubat’ın da yargı önüne çıkarılmasıyla mümkün olacaktır. Kaldı ki 28 Şubatçıların çoğu bugün şu veya bu darbe planında tutuklu olarak zaten  yargılanan isimler. Dışarıda kalanlar da er geçe millete çevirdikleri silahın hesabını vereceklerdir. Diğer darbeler, bu milletin bedenine musallat olmuştu,28 Şubat ruhuna musallat oldu. Bu  zincirlerden kurtulmak için   28 Şubat’ın tüm aktörleriyle sanık sandalyesine çıkarılması, herkesin millete yaptığı kötülüğün hesabını vermesi gerekiyor” şeklinde konuştu.   

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.