ÖREN: "GEDİZ'DE BALIK TUTMAK HAYAL OLDU"

CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Orman ve Su İşleri Bakanının; Gediz nehrinde 2012 sonunda balık tutulacağı açıklamasının diğerleri gibi boş bir vaat olarak kaldığını iddia etti.

ÖREN:

ÖREN: “GEDİZ’DE BALIK TUTMAK HAYAL OLDU”

CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Orman ve Su İşleri Bakanının; Gediz nehrinde 2012 sonunda balık tutulacağı açıklamasının diğerleri gibi boş bir vaat olarak kaldığını iddia etti. Hasan Ören şu açıklamayı yaptı:  “Manisa’nın can damarı Gediz nehrinde kirliliğin arttığı, temizleme ve havzayı ıslah çalışmalarının kağıt üzerinde kaldığı ve bu güne kadar bir arpa boyu yol alınamadığı artık en yetkili kişiler tarafından ifade edilmektedir. Orman ve Su İşleri Bakanının; Gediz nehrinde 2012 sonunda balık tutulacağı açıklaması da diğerleri gibi boş bir vaat olarak kalmıştır. Gediz nehri kirliliği Manisa Milletvekili olarak önemsediğim bir konudur. Bu nedenle sık sık bu konuyu gündeme getirerek Meclisin dikkatini çekmeye çalışıyorum. Uşak, Manisa İzmir illeri sınırları içine giren Gediz havzası içinde önemli yerleşim merkezleri bulunmaktadır. Manisa, Turgutlu, Salihli, Ahmetli, Alaşehir, Gediz, Kemalpaşa, Foça ve Menemen yerleşim yerlerinden bazılarıdır. Nüfusu yüz binin üzerinde olan ilçelerde hala arıtma tesisi bulunmamaktadır. Kirliliğe rağmen belediyeler arıtma tesisi için kaynak ayırmamaktadırlar. Sadece çevreye duyarlı CHP’li belediyeler tarafından arıtma ve katı atık tesisleri yaptırılmış ama sınırlı sayıdaki tesisler nehrin artan kirliliğine çözüm olmamıştır.   Bölge açısından hayati değer taşıyan Gediz nehri düzensiz endüstriyel ve kentsel gelişimle birlikte aşırı derecede kirlenmiştir. Ülkemizin de taraf olduğu “Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmesi” (RAMSAR) ile koruma altına alınmış ancak bu güne kadar kirliliği önleyici ciddi bir çalışma yapılmamıştır. Gediz havzasında bulunan yerleşim yerleri ve sanayi kuruluşları Gediz nehrinin önemli kirlilik nedenidir. Endüstriyel ve evsel atıkların arıtılmadan atılması nedeniyle nehirdeki kirlilik sağlığı tehdit edici boyutlara gelmiştir. Artık Valiler ve yetkililerde bunu açıkça ifade etmektedirler. AKP Hükümetinin duyarsızlığı nedeniyle Gediz’de kirlilik sürekli artmaktadır. Gediz Havzası Çevre İlleri Koruma Birliği kurulmuş ancak sınırlı bütçesi sadece personel harcamalarına giden bir kurum olarak kalmıştır. Diğer bir tehlike ise Turgutlu Çal dağındaki nikel madenidir. 2005 yılından bu yana çevreye duyarlı madencilik için Turgutlu halkı ile birlikte mücadele veriyoruz. 500 bin ağacın kesilip, ormanlarımızın katledilmesinin yanında, Nikel madeni çıkarılmasında kullanılacak Sülfürik asit Gediz nehrini ve çevresini kirletecektir. Gediz nehri sülfürik asitle nikel çıkarılan maden ocağına sadece 500 m mesafededir. Ayrıca maden işletmesi yılda 3 milyon ton su kullanılacak ve bu su Gediz nehrinden çekilecektir. Bu nedenle belli dönemlerde Gediz nehri kuruyacaktır. Birinci sınıf tarım arazilerimiz çoraklaşacak tarım yapılamaz hale gelecektir. Gediz kirliliği acil bir konudur. Gediz için gerekli tedbirler alınmalıdır. Kurumlar, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, biz Milletvekilleri ve bölgede yaşayan ve geçimini Gediz’in nimetlerinde sağlayan vatandaşlarımız el ele verip Gediz için çaba göstermelidir. Gediz bölgenin can damarıdır. Gediz’in temiz kalması gelecek kuşaklara bırakacağımız en güzel mirastır. Ancak AKP hükümetinin çevreye duyarsızlığı bilindiği için yakın zamanda nehrin temizlenmesi ve gerekli önlemlerin alınacağına inancım yoktur. Çünkü 2003 yılında Gediz nehrinde kirliliğin nedenlerinin araştırılması ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Mecliste bir araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergem başta Manisa Milletvekilleri olmak üzere AKP milletvekilleri tarafından reddedilmişti. Gerekçeleri ise kirliliğin önlenmesi için gerekli çalışmalara başladık, kısa zamanda nehir temizlenecek diyorlardı. Ancak aradan geçen 9 yılda bir arpa boyu yol alınamadığı gibi artık yetkililer bile umutlarını yitirmişlerdir. Bu sürede doğa katliamı devam etmiş, verimli tarım toprakları zarar görmüş ve Gediz daha fazla kirlenmiştir. O günlerde, Manisa ve bölgenin bütün Milletvekilleri birlikte hareket edip Gediz nehrinin kirlilikten kurtaralım çağrıma ne yazık ki siyasi gerekçelerle AKP milletvekilleri destek vermediler. Bu nedenle Gediz için hiçbir şey yapılmayacağını meclis konuşmalarımda dile getirmiştim. Haklı çıktım, ama haklı çıkmak beni mutlu etmiyor. Meclis’in Anayasal denetim yetkilerinden olan Araştırma Komisyonları, sorunları ve belli konuları, uzmanlar, bilim adamları, yöneticiler ve siyasilerle birlikte araştırarak bir rapor hazırlar ve hükümete çözüm önerilerinde bulunur. Gediz için mecliste bir Araştırma Komisyonu kurulması Parlamentonun olaya dahil olması çözümü kolaylaştıracaktır. Bölgede yapılacak incelemelerde Milletvekilleri ve uzmanlar Çal dağındaki orman katliamını, Gediz’in kirliliğini, 1. Sınıf tarım arazilerinin nasıl çoraklaştığını kendi gözleriyle görecek ve Başbakana, Genel Başkanlarına sorunun çözümü için baskı yapacaklardır. Yaşamsal önemi olan konuların siyaseti olmaz. Önemli olan ülkemizin ve Manisa’nın geleceğidir. Bu nedenle AKP, MHP, CHP Manisa Milletvekilleri birlikte hareket ettiğimizde Manisa’nın sorunları daha kolay çözülecektir. Bölgenin tüm milletvekillerine çağrı yapıyorum. Siyasi kaygıları bir tarafa bırakıp, Manisa için ülke için sorunların çözümü için çaba gösterelim. Başkanlıkta bekletilen önergemin tüm partilerin desteği ile gündeme alarak Meclis’te Gediz için bir Araştırma Komisyonu kuralım ve birlikte çözüm arayalım.”              

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.