ÖLÜMÜ BEKLEYEN ÖĞRETMEN ŞİFALI BİTKİLERLE HAYATA TUTUNDU

İzmir'in Bergama ilçesinde görev yapan Öğretmen İlhan Çetinyılmaz, 2006 yılında yakalandığı Lösemi nedeniyle evinde ölümü beklerken, Ege Lokman Şevki Güngör'ün verdiği bitkisel ilaçlar sayesinde bir yılda yeniden sağlığına kavuştu.

ÖLÜMÜ BEKLEYEN ÖĞRETMEN ŞİFALI BİTKİLERLE HAYATA TUTUNDU

ÖLÜMÜ BEKLEYEN ÖĞRETMEN ŞİFALI BİTKİLERLE HAYATA TUTUNDU

İzmir'in Bergama ilçesinde görev yapan Öğretmen İlhan Çetinyılmaz, 2006 yılında yakalandığı Lösemi nedeniyle evinde ölümü beklerken, Ege Lokman Şevki Güngör'ün verdiği bitkisel ilaçlar sayesinde bir yılda yeniden sağlığına kavuştu. 

Grip şikayeti ile hastaneye giden Öğretmen İlhan Çetinyılmaz Lösemi olduğunu öğrendiğinde dünyası karardı. İzmir 9 Eylül Üniversitesi'nde tedavi amaya başlayan Çetinyılmaz'ın 5 aylık tedavisi sonunda vücudunun tamamen iflas ettiği bildirildi. Kendisine, "İlik nakli olmazsa kısa süre sonra ölür" denildi. Tıbbi tedaviden umudunu kesen talihsiz öğretmen, son günlerini yakınlarıyla geçirmesi için evine gönderildi. Bir arkadaşının önerisiyle Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde faaliyet gösteren ünlü herbalist Ege Lokman Şevki Güngör'e başvuran Çetinyılmaz, bitkisel destek tedavisine başladı. Aldığı ürünlerin 10 gün içerisinde olumlu etkisini hisseden Çetinyılmaz, bir yıl sonra tamamen iyileşti. 

“ÖLÜMÜM YAKINDI”

Adeta bir bir mucizeye konu olan Öğretmen İlhan Çetinyılmaz, başından geçenleri şöyle anlattı: "2006 yılında şiddetli bir gribal enfeksiyona yakalandım. Doktora gittim fakat yapılan incelemeler sonucunda kan kanseri olduğum ortaya çıktı. Dünyam yıkıldı. Tabi kanser tedavisi ancak üniversite bünyesinde yapılabildiğinden, 9 Eylül Üniversitesi'nde tedavi süreci başladı. Üniversitede değişik aşamalar atlattım. Gerçekten zor bir tedavi süreciydi. Orada 5 ay kaldım. Beş ayın sonunda vücudumun artık tamamen iflas ettiği, tedaviye normal şartlarda cevap veremediğim söylendi. Tedavi süreci bitirilip ölüme terk ediliyordum. Tek şansım ilik nakli yapılmasıydı. İlik nakli ciddi bir operasyon gerektiriyor ve bu konuda doğru karar vermek lazım tabi. Kardeşimden ilik dokusu tutması belki bir şansımdı ama ilik naklinden sonra kesin kurtulma şansım yine de verilemiyordu. İlik nakli için bana bir tarih verildi. Ölümüm yakındı. Hiç olmazsa yakınlarımın yanında öleyim diye beni hastaneden çıkarıp eve gönderdiler.

“DOKTORUM ŞOKTAYDI”

Ziyaretime gelen çok sevdiğim bir arkadaşım bana Ege Lokman'ı tavsiye etti. Burada Şevki Güngör bey raporlarıma baktı. 'Hocam' dedi. 'Bir yıl içinde sağlığına yeniden kavuşacaksın'. Hiç umudum yoktu ama 'inşallah' dedim. Karşımda donanımlı, ne yaptığını bilen pratisyen, insan organizmasını iyi tanıyan bir lokman vardı. Ona güvenmek, inanmak benim için zor olmadı. Hemen ilk tedavi programının ürünlerini aldım. Memleketime döndüm. Şevki Bey'in tarif ettiği gibi düzenli bir şekilde bitkisel ürünleri kullanmaya başladım. Çok ilginçtir daha ilk haftasında kendimde bir iyileşme hissetmeye başladım. Kan kanseri hastalarının ne durumda oldukları kan sayımı sonuçlarına göre belirleniyor. 10 gün sonra yakınımdaki bir sağlık ocağına gidip kan sayımı yaptırdım. Sonucu görünce hayatımın en büyük şoklarından birini yaşadım. Kan sayımı değerlerim inanılmaz şekilde yükselmeye başlamıştı. Müthiş sevindim. Ürünleri titizlikle kullanmaya devam ettim. Bir ay kadar geçti. 9 Eylül Üniversitesi'nden beni çağırdılar. Gittim. Doktorlarımın hepsi beni sitemle karşıladı. İlik nakli işini hafife aldığımı, umursamadığımı düşündüklerinden sitem edip kızdılar. 'Niçin gelmiyorsun? Nerdesin? Bak öleceksin, hiç olmazsa ilik nakli bir şans' gibi sözler söylediler. Onlara şöyle dedim. ''Lütfen bir kan sayımımı alın ve bendeki değişimi bir görün' dedim. Kan sayımı tahlili için işlemleri yapıp ayrıldım oradan. Geri geldiğimde doktorum şoktaydı. İlk söylediği cümle 'Sen ne kullanıyorsun?' oldu. Şevki Bey'le ilgili süreci anlattım. Ve daha sonra doktoruma bu duruma karşı olup olmadığını sordum. Tabi ortada bir iyileşme söz konusu olduğu için buna karşı olmasının mümkün olmayacağını söyledi. Ben de hiç beklenmedik bir iyileşme gelişmesinin olduğunu söyledi. Bu süreç daha sonra doktorlarımın da şahit olduğu gibi olumlu şekilde devam etti ve ben bir yıl içinde sağlığıma net olarak kavuştum."

“HER KANSER TÜRÜNE TEDAVİ UYGULUYORUZ”

 Ege Lokman Şefki Güngör, "Biz kanser türüne göre tedavi uyguluyoruz. Bize genelde kanser türü hastalar geliyor ama kalp damar tıkanıklığı, şeker hastalığı, ülser ve diğer hastalıklarda da uyguladığımız yöntemler var. Şimdi tabii ki bizler doktor olmadığımız için doktorlar tarafından teşhis konulmuş hastalıklara göre bitki kürleri veriyoruz. Hastanın raporlarını görmeden tedavi uygulaması yapmıyoruz. Kanser hastalıklarında da türüne göre tedavi uyguluyoruz. Onun için hasta bize başvurduğu zaman raporu, pataloji sonuçları, kan tahlilleri sonuçlarını getirmesini istiyoruz. Hastalığını bilmeyenlere bakmıyoruz. Kanserin çeşitli türleri var. Sadece akciğer kanserinin bile beş altı türü var. Bunlardan hangisi vücuda daha hızlı yayılır, beyninde varmı, başka organları sarmış mı? Bunları bilmemiz gerekiyor. Ona göre kullanılacak bitkisel tedavi listesini hazırlıyorum. Yani bizim burada her gelen hastaya standart bişey verilmiyor. Her hastalığın kendine göre bitkileri var. Mesela mide kanseri yada bağırsak kanseri ise macun verilmemesi lazım. Bu macunu verirsen midede, bağırsakta kanama yapabilir. Yani hastanın durumuna göre düzenleniyor. Bir takım lokmanların yaptığı gibi ülsere, kansere aynı ilacı vermiyoruz. Kişinin kilosuna yaşına göre uygularız tedavi sistemimizi bu uygulanan sistem bitkisel de olsa bunların dojazlarının ayarlanması lazım diye" konuştu. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.