ÖLÜM DÖŞEĞİNDE BİLE ORGAN NAKLİ İÇİN UĞRAŞMIŞ

Önceki gün hayata veda eden ve Manisa'nın Salihli ilçesinde toprağa verilen Aydın Devlet Hastanesi Organ Bağışı Koordinatörü 51 yaşındaki Dr. Mehmet Nuri Oğan'ın doktor oğlu Onur Oğan, babasının ölüm döşeğinde bile organ bağışı için çalıştığını söyledi.

ÖLÜM DÖŞEĞİNDE BİLE ORGAN NAKLİ İÇİN UĞRAŞMIŞ

ÖLÜM DÖŞEĞİNDE BİLE ORGAN NAKLİ İÇİN UĞRAŞMIŞ

Önceki gün hayata veda eden ve Manisa’nın Salihli ilçesinde toprağa verilen Aydın Devlet Hastanesi Organ Bağışı Koordinatörü 51 yaşındaki Dr. Mehmet Nuri Oğan'ın doktor oğlu Onur Oğan, babasının ölüm döşeğinde bile organ bağışı için çalıştığını söyledi.
Onur Oğan, “Babam ayağa bile kalkamayacak haldeydi. Bir kişinin beyin ölümü gerçekleştiğini duydu. Bunun üzerine gerekli prosedür ve ikna yöntemleri hakkında beyin ölümü gerçekleşen vatandaşın yakınları ile ilgilenecek olan meslektaşlarına bilgi verdi, onlara yol gösterdi” dedi.
Oğan, babasının Antalya’da gerçekleşen çift kol naklinde kadavra donörün ailesini de ikna eden kişi olduğunu söyledi.
Babasının ölümünün ana nedeninin Ailesel Akdeniz Ateşi olarak bilinen FMF hastalığı olduğunu da ifade eden ve aynı zamanda Plastik Cerrahi Doktoru olan Onur Oğan “Babamın zaten doğduğundan beri zaten var olan bir hastalığı vardı. Bu hastalığın adı “Ailesel Akdeniz Ateşi”dir. Bu hastalığın kronik bir süreçte ilerlediği bilinir. Bu hastalığa bağlı olarak vücutta bazı organları bozan proteinler birikir. Bu sıkıntı babamda 2001 yılında ilk olarak böbrekte kendini belli etti. Kendisi Ege Üniversitesi’nde o dönemde böbrek nakli olmuştu. Daha sonra hayatına diyalizsiz bir şekilde ve hayat kalitesi düşmeden devam etti. Tabi bu olay onu çok derinden etkiledi. Bu yüzden bu durumda olan hastalara karşı ayrı bir hassasiyet gösterdi. Hastaların yerine kendisini koyarak organ nakli ve bağışını arttırmak için çok çalıştı. Bu işi canı gönülden yaptı. Fakat bu bahsettiğim ve doğduğundan beri var olan Ailesel Akdeniz Ateşi hastalığından dolayı organlarında fonksiyonel bozukluklar oldu. Yaklaşık 1, 1.5 senedir de kalın bağırsak tutulumundan dolayı ishali vardı. Bu nedenle sürekli kilo kaybetti. Son iki aylık süreç içerisinde de tutulum ilerledi. Organ nakli için normalde kullandığı ilaçlar, bu hastalığın ilerleyişi gerekse ishal nedeniyle vücudunun yorgun düşmesi nedeniyle tekrar bir enfeksiyon tablosu karşımıza çıktı. Son iki ay boyunca tedavisi için Ege Üniversitesi’ne, Aydın Devlet Hastanesi’ne sürekli gitti geldi. Durumu sürekli kötüleşti. Fakat hem doktorlar hem hemşireler ellerinden geleni yaptılar. Ancak altta yatan hastalığın zemininde oluşan bozukluklar vücudunu bir noktada tüketti. Son olarak 3-4 gün önce zatürreye yakalandı ve onu kaybettik. Ancak vefatıyla böbrek nakli ilişkilendirildi. Bu tamamen yanlış. Evet börek nakli oldu. Böbrek nakli olan her hastaların kullandığı gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullandı. Ama altta yatan hastalığı ve daha sonra gelişen kronik yorgunluk süreci boyunca son tabloya zemin hazırladı”dedi.

“SON ANINDA BİLE ORGAN BAĞIŞI İÇİN MÜCADELE ETTİ”
Oğan, “ Babam, Organ Nakli Koordinatörlüğü yaptığı Aydın Devlet Hastanesi’nde tedavi görürken bir vatandaşta beyin ölümü gerçekleşti. Babam ayağa dahi kalkamayacak halde iken bu olayı duydu. Yapılması gereken işlemler, prosedür ve beyin ölümü gerçekleşen şahsın yakınlarını ikna yöntemleri hakkında beyin ölümü gerçekleşen vatandaşın yakınları ile ilgilenecek olan meslektaşlarına bilgi verdi, onlara yol gösterdi. Son zamanlarında bile Türkiye’nin, Aydın’ın organ bağışı konusunda ilerlemesini sağlamak için mücadele etti. Babam, kadavra donörün öneminin Türkiye’de hala anlaşılamadığını belirtirdi. Babam özellikle bu konuya çok eğilirdi.”dedi.

“BABAMIN HASTALIĞI 26 YAŞINDA TEŞHİS EDİLMİŞ”
Babasının hastalığı hakkında da bilgi veren Oğan, şöyle konuştu: "Akdeniz Ateşi Hastalığı teşhisi konulduğunda babam 26 yaşında ve Genel Cerrahi Asistanı idi. Tabi bu tanı konana kadar yani 26 yaşına kadar hastalık kendisini sürekli ataklar halinde göstermiş. Babamın tedavisine 26 yaşından sonra başlanmış. Özellikle belirtmek isterik mi şu da yanlış anlaşılmasın. Bu Ailesel Akdeniz Ateşi Hastalığı denen ve FMF dediğimiz hastalık için her hastada erken yaşta bu şekilde sonuçlanacak diye bir şey denilenemez. Tedaviye erken başlanıldığında sonuçların geciktirilmesi yada ertelenmesi oldukça mümkün.”

“ÇİFT KOL NAKLİNDE ÖNEMLİ BİR ROL OYNADI”
Oğan, “Babam organ naklinin her türlüsünü desteklerdi. Antalya’da yapılan ilk çift kol nakli konusunda kadavra dönorün kollarının alınmasıyla ilgili ailesiyle konuşanda da babamdı” dedi.

“BÖBREK NAKLİ OLDUĞUNU SAKLADI”
Dr. Mehmet Nuri Oğan'ın Ziraat Mühendisi olan eşi Saadet Oğan ise, “Eşim 2001 yılında böbrek nakli oldu. Uzun süre böbrek nakilli olduğunu sakladı. Ben kendisine böbrek nakilli olduğunu neden sakladığını sorduğumda ise “Kendi çıkarı için Organ Nakil Koordinatörü olarak çalışıyor derler diye söylemiyorum” demişti. Ben de eşime sen nakilli olduğunu söylersen organ nakil hastalarına umut olursun demiştim. Ancak çok uzun bir süre bunu saklamayı tercih etti. Kendisi organ nakline ömrünü adadı. Basında böbrek yetmezliğinden öldüğüne dair çıkan haberler bizi üzdü. Eminiz oda rahatsız olmuştur. Kendisi organ nakli olmasaydı 12 yıl önce belki aramızdan ayrılmıştı ve bu kadar insana yardım edemeyecekti” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.