ÖDÜNÇ TENCEREYLE BAŞLAYAN HAYIR GELENEĞİ

Çarşı Mahallesi'nde bulunan Hakikat Aşevi, 20 yıl önce ödünç alınan tencere ile günde 10-15 ihtiyaç sahibine sıcak yemek imkanı sunduğu hayır yemeği geleneğini hayırseverlerin desteğiyle günde 800-1000 kişiye ulaştırır hale geldi.

ÖDÜNÇ TENCEREYLE BAŞLAYAN HAYIR GELENEĞİ

ÖDÜNÇ TENCEREYLE BAŞLAYAN HAYIR GELENEĞİ

Çarşı Mahallesi'nde bulunan Hakikat Aşevi, 20 yıl önce ödünç alınan tencere ile günde 10-15 ihtiyaç sahibine sıcak yemek imkanı sunduğu hayır yemeği geleneğini hayırseverlerin desteğiyle günde 800-1000 kişiye ulaştırır hale geldi.

Hayırsever Saime Özkara'nın bireysel girişimiyle başlayan hayır yemeği geleneği, ''Hakikat Aşevi'' adı altında faaliyet gösteren dev bir hayır organizasyonuna dönüştü. 
Kazanlarda hazırlanan yemeklerin ramazan ayında her gün, yılın diğer dönemlerinde ise salı ve cuma günleri geçim sıkıntısı yaşayan insanlara dağıtıldığı, yaşlı ve hastaların evlerine araçla teslim edildiği aşevi 20 yıldır hizmet veriyor. 
     
Televizyonda izlediği bir aşevinin öyküsünden etkilendi
     
Aşevinin kurucusu Saime Özkara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öncülük ettiği hayır yemeği geleneği ve aşevinin kuruluş öyküsünü şöyle anlattı: 
''Televizyonda 20 yıl önce bir programda, İzmir'in Tire ilçesinde kurulan bir aşevi gösterilmişti. Aşevini kuran Hacı Bey, kuruluşundaki durumu ile şimdiki durumunu kıyaslayarak, araçlarla dağıtım yapabilen duruma geldiklerini anlatmıştı. Bunu bizim de yapabileceğimizi düşündüm. Rabbim bana da bir kıvılcım uçurdu. Eşim ve erkek kardeşimle bizim de böyle bir şey yapabileceğimizi paylaştım. 'Böyle bir fikrin varsa arkandayız' dediler. Böylelikle bu hayır işine başladık.'' 
Aşevinin ilk günden itibaren kimseden yardım talep etmediğini, kendiliğinden gelen yardımları teşekkür ederek, dualarıyla yerine ulaştırdıklarını ifade eden Özkara, şöyle konuştu: 
''Komşumdan ödünç aldığım ufacık bir tencerede, 250 gram kıyma, bir paket şehriye ve 2-3 kilogram patates kullanarak yaptığım kıymalı patates yemeğiyle bu hayır yemeklerine başlamıştık. Şimdi ise kazanlarımızın içine 5-10 kuzu girebiliyor. Çuvallarla patates soyuyoruz, çuvallarla fasulye, nohut yemeği yapıyoruz. Mekan kendimizin. Dağıtım için kullandığımız araçlarımız oldu. Rabbim bize 'yürü' dedi, başlangıçta 10-15 kişiye yemek veriyorduk, şimdi 800-1000 kişiye yemek verir duruma geldik. Burada çalışanların hepsi gönüllü, ücret almadan, sadece Allah'ın rızasını gözeterek burada hizmet ediyorlar. Çünkü bu işler parayla olacak işler değil, bu gönül işidir. Herkes işini gücünü, yatağını bırakarak sabah namazında buraya geliyor. Vazifesini yaptıktan sonra öğleye doğru herkes buradan kendi işine gücüne dağılır.'' 
Aşevine gelemeyen 100 yaşlı ve yatalak kişinin evlerine kendi araçlarıyla yemek götürdüklerini belirten Özkara, yatalak olanların mutfaklarına kadar girerek yemeklerini bıraktıklarını söyledi. 
Aşevinde çalışan gönüllüler ise hayır hizmetinde bulunmanın kendilerine huzur verdiğini, terapi gibi geldiğini ifade etti. 




İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.