MHP'nin değil SİYASET'in başı dertte!

Son dönemde siyasetin Unkapanı'nda durmadan kasetler çıkıyor. Unkapanı Ankara'ya taşınmış gibi adeta. Her yeni gün bir kaset.

MHP'nin değil SİYASET'in başı dertte!

MHP’nin değil SİYASET’in başı dertte..!

Son dönemde siyasetin Unkapanı’nda durmadan kasetler çıkıyor. Unkapanı Ankara’ya taşınmış gibi adeta. Her yeni gün bir kaset… Her yeni gün bir suikast ve ardından gelen istifalar… Şimdiye kadar MHP’de hangi üst düzey yöneticilerin gizli çekilmiş kasetlerinin çıkarıldığını yazmayacağım. Bunu kendi adıma hiç doğru bulmadığımı baştan ifade etmiş olayım. Hem o isimleri duymayan da kalmamıştır zaten. İlk iki kaset ortaya çıktığında, Sayın Tevfik Diker bana sırada 8 kaset daha olduğu yönünde bilgi aldığını iletmişti ama anlaşılan o ki; MHP bu konuda kendi içinde yeterince tedbir almadı. *** Merak ediyorum; Başbakan’ın ve AK Partili bazı siyasetçilerin, ‘Eline, beline, diline sahip çıkacaksın’ diye eleştirdiği o kişiler, şimdi günahıyla sevabıyla kendi kabuklarına çekildiler. Günlerce gizli çekilmiş görüntüleri yayınlandı. İsimleri deşifre edildi. Utanç, pişmanlık ve kızaran yüzler gördük. İnsan içine çıkamayacak hale geldiler veya getirildiler. Bu görüntülere malzeme olanlar kadar, görüntüleri çeken veya çektirenler de bir o kadar suçlu!  Peki ya o siyasilerin eşleri, çocukları, akrabaları… Bir kasetli suikast ile kaç cana kurşun sıkıldı acaba? Bir kişinin günahına, işlediği kabahate kaç günahsız insan ortak edildi? Kaç kişi başını önüne eğmek zorunda bırakıldı? Bu kirli olaya bir de bu açıdan kaç kişi baktı merak ediyorum? ***  

O görüntüleri yayınlanan siyasetçiler için bir tek sözüm var: Onlar sanırım şunu çok iyi anlamıştır: Demek ki her koyun kendi bacağından asılmıyor muş..! İşin ahlaki yönü bir tarafa, ama sen siyaset yapıyorsan, bir partinin üst düzeyinde görev almışsan, ülkeyi yönetmeye talipsen her hareketine dikkat etmek zorundasın. Çünkü sorumsuzluğun faturası ne yazık ki sadece sana kesilmiyor..!

 

*** Başta Ülkücüler olmak üzere her kesimden siyasete ilgi duyanlar şimdide, ‘Acaba sırada kimin kaseti var?’ diye merakla gündemi daha yakından takip etmeye başladılar. Sanal ortamda ortaya çıkan ŞEBEKENİN Bahçeli’ye açık mektupla duyurduğu yeni bir kaset tehdidi, bu merakı daha da arttırdı. Öyle ya, çok meraklı bir milletiz biz..! Bu şebeke, Bahçeli 18 Mayıs günü saat 10.00’a kadar istifa etmezse yeni bir kaseti daha piyasaya sürecekmiş. Şuna bakın saat bile vermişler. Bir de talepleri var; MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın partiyi toparlayıp kurultayı hazırlamasını istiyormuş. Bahçeli bu tehdide pabuç bırakır mı bırakmaz mı zaman gösterecek. Ben bırakacağını düşünmüyorum. *** Güzelim ülkemde siyasetin içine düştüğü acizliğe bakın! Hani miting meydanlarında hakaretler, küfürleşmeler, tahrik ve sözlü saldırılara alışığız da, kasetle bel altı vurmaları şaşkınlıkla izliyoruz. Beni şaşırtan bir yönü de bunun AK Parti’ye ve Fathullah Gülen’e fatura edilmesi. Yok daha neler..! AK Parti’yi sorumlu tutan, kaset mağduru Sayın Baykal diyor ki: “İleri demokraside siyaset kasetlerle, şifrelerle yapılır mı? Mert yapılır, dürüst yapılır, açık yapılır.” AK Parti’yi sorumlu tutuyor. Kendi kaseti ortaya çıktığında da bu tutumu aynıydı.  MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli de: ”Okyanus ötesinden kumandalı internet siteleri, fitne tohumlarını saçmaktadır" diyerek Gülen hareketine işaret ediyor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ise, “Eğer bir yerde yasadışı işler yapılıyorsa sorumlusu sensin Recep Bey. Niye buna izin veriyorsun"   *** Bu kaset skandalları birilerinin işine gelmiş olabilir. Bir takım çevreler buradan kendilerine prim çıkarmış olabilir. AK Parti’yi savunma adına yazmıyorum ama yani bu millet o kadar da kör, olayları kavramayacak kadar da aptal değil kardeşim. Her şeyin farkında; hem sizlerden çok daha mantıklı ve sağduyulu…  

Bu parti iktidar diye muhalefet mensuplarının uçkuruna da bekçilik mi yapacak?

Bu parti iktidar diye, gizli çekim görüntüleri yayınlanmasın diye sanal ortama polis, ordu mu sevk edecek?

Bu parti iktidarda diye, “Bu adamı yardımcın yap, bu adamı ihraç et” şeklinde danışmanlık mı yapacak?

Yapmayın, etmeyin..!

Herkes kendi içine dönsün baksın. Yol arkadaşını tanısın. Bu konuda önceki tecrübeleri gözden geçirsin. Daha önce ortaya çıkan gizli kamera görüntüleri kime yaramış, kim menfaat sağlamış düşünsün. Ne AK Parti’nin nede bir başka grubun böylesine ÇİRKİN, AHLAKSIZ, ŞANTAJ ve BEL ALTI vurma yollarına başvurmayacağını, aksine bunun akıllarından bile geçmediğini düşünüyorum. Kimse bu yolla ak kaşık olamaz, uyarayım..!

***  

“Ahlaksızlık” dedim ya, bu “Kaset” olayının bir de dini yönü var. Dini büyüklerimiz diyor ki: “Toplumu ve insanları kötülüklerden korumak için işlenen ayıpları örtmek ahlâkî faziletlerin başında gelir.”

 

- Ayıpların örtünmesiyle ilgili Cenâb-ı Hak da şöyle buyurur:  

"Müslümanların ayıplarını (ve gizli şeylerini) araştırmayın..."

 

 

- Resulullah da (sav) bir hadiste: “Birbirinizin özel ve mahrem hayatını araştırmayın"

 

 

- Bir başka hadiste: "Her kim bir müslüman kardeşinin ayıp ve kusurlarını, kimsenin görmediği ve görmesini istemediği şeylerini örterse, Allah'u Teâlâ da kıyamet gününde onun ayıplarını örter. Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği bir şeyini ortaya çıkarır ve dile verirse; Allah da onun ayıplarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır.”

 

*** Hal böyle iken; kasetleri çıkan siyasiler bir tarafa, bunları takip ederek; ama komplo ama gerçek bir şekilde gizli görüntülerini çeken ve servis edenler , bir yandan “Özel hayatın gizliliği”ni ihlal etmiş bir yandan da İslam’a aykırı hareket etmiş oluyor.   *** Türkiye bu “kaset” servisleri, gizli çekimler, seçim malzemesi yapılan fotoğraflar vb. bel altı vurma yollarıyla aslında uzun zaman önce tanıştı. Geçmişte, bu günkü iktidar mensuplarıyla ilgili de çeşitli görüntü ve fotoğraf servisleri yapılmıştı. Hatta öylesine hilelere başvurulmuştu ki “28 Şubat” gibi bir askeri müdahale yaşandı. Siyasette bu düşük seviye olduğu sürece de kasetler, gizli görüntüler, fotoğraflar bir şekilde servis edilmeye devam edecek gibi görünüyor.   Bana göre ilgili makamların acilen yapması gereken şey; MHP’nin üzerine karabulut gibi çöken, gayrı ahlaki işler yapan ‘KASET ŞEBEKESİ’ni biran önce ortaya çıkarmasıdır. Çünkü bu sadece MHP’nin derdi değil, siyasetin derdidir. Yani, Türk siyaseti artık bu tür tezgahlardan sıyrılıp, bu millete layık, şeffaf, akılcı, gerçekçi, temiz bir siyaset sergilemelidir. Buna en büyük katkıyı da koltuklarına yapışmayacak liderler verecektir..!     Özcan Aydın          

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.