MHP'Lİ VURAL: "O CÜPPEYİ ÇIKARTIR, KAFANDAN AŞAĞI GEÇİRİRİM"

MHP’li Oktay Vural CBÜ Rektörü Prof.Dr.Mehmet Pakdemirli’yi kastederek, "Cübbenin arkasına saklanır siyaset yaparsan, o cüppeyi çıkartır, kafandan aşağı geçiririm" dedi.

MHP'Lİ VURAL:

MHP'Lİ VURAL: "O CÜPPEYİ ÇIKARTIR, KAFANDAN AŞAĞI GEÇİRİRİM"

MHP’li Oktay Vural CBÜ Rektörü Prof.Dr.Mehmet Pakdemirli’yi kastederek, "Cübbenin arkasına saklanır siyaset yaparsan, o cüppeyi çıkartır, kafandan aşağı geçiririm" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkan Vekili Oktay Vural, Manisa'da, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli'yi sert bir dille eleştirerek, "Kendisi bir devlet üniversitesinin koltuğunda oturuyor, orası babasının malı değil, haddini bilsin. Cüppesini çıkarsın gelsin, erkekse bu mikrofonlarda konuşsun. Cüppenin arkasına saklanır siyaset yaparsan, o cüppeyi çıkartır kafandan aşağı geçiririm" dedi. Celal Bayar Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanlığı ve Genç Yatırımcılar Kulübü Türkiye Gençlik Kurultayı'nın iş birliği ile Manisa Esnaf Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Sosyal Tesisleri'nde "Ekonomi Zirvesi" konulu panel düzenlendi. Panelin ikinci gün oturumuna MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural katıldı. Gündem dışı ve soru cevap şeklinde geçen panelde konuşan Vural, CBÜ Rektörü Mehmet Pakdemirli'ye yüklendi. Rektör Pakdemirli'nin paneli engellemek için öğrencilere zorluk çıkardığını iddia eden Vural, "Bu üniversiteler, öğrencilerin üniversitesinindir. Öğrencileri içeri sokmama gibi bir anlayış kabul edilemez. Rektör öğrencilere zorluk çıkarmak için onları buralara sevk etmelerini doğru bulmuyorum. Kendisi bir devlet üniversitesinin koltuğunda oturuyor. Orası babasının malı değil, haddini bilsin. Cüppesini çıkarsın, erkekse bu mikrofonlarda konuşsun. Rektör kılığıyla siyaset yapan aktörlere Türkiye'nin ihtiyacı yok. Buradan sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum; tayin ettiğiniz adam ikinci sıradan olmuş. Buradaki öğrenciler demokratik bir platform oluşturmuş. O rektör de nerden profesör olmuş bilmiyorum, bu organizasyonu engellemek için kırk takla atıyor. Siyaseti mertçe yapacaksın, cüppenin arkasına saklanır siyaset yaparsan, o cüppeyi çıkartır kafandan aşağı geçiririm. Ben bir öğretim üyesiyim. Celal Bayar Üniversitesi'ndeki bu haksızlık, bu zulüm kabul edilebilir mi? Sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum; bakın, atadığınız rektör nelerle uğraşıyor. Korkunun ecele faydası yok. Elbet bu devran dönecek. Sayın rektörü kınadığımı ifade etmek isterim" diye konuştu. 2023 yılının Türkiye'sinden bahseden Vural şöyle konuştu: "Bizi besleme yada kendilerinin kulu gören bir anlayış yerine, 'ben bu Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıyım, bana hizmet ediliyorsa benim hakkımdır' diyebilen vatandaş olabilirsek, ancak öyle bir seviyede 2023 yılının yükselen ülkesi Türkiye'nin bir vatandaşı olabiliriz. Benim hakkımı savunur dediğim bir Türkiye istiyorum. Mahkemeye gittiğim zaman oradaki adaleti vicdanıma sığdırabileceğim Türkiye istiyorum. Yoksa 'hamili davacı yakınımdır, hamili davalı yakınımdır' diyen bir yargı istemiyorum. İnsanların bir birey olarak kendisini yönetenlerin yargı önünde hakkının koruyabileceği bir Türkiye istiyorum. Ben böyle bir Türkiye istiyorum. Sürekli insanlara kendisini yönetenlerin ezik, büzük davranan değil, bir vatandaş gibi sorgulayan, hakkını isteyen bir Türkiye istiyorum." Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin Türkiye'de de yapılmaya çalışıldığını öne süren Vural, "Toplumların arasına etnik, mezhebe dayalı, bölgelere dayalı fay kırıkları oluşturmak doğru değildir. Bu ayrıştırmayı yaptığınız zaman, bu gerilimi yükselttiğiniz zaman, maazallah değerli kardeşlerim, şu Ortadoğu'daki durumu görüyorsunuz, bakın nereye gidiyor. Onun için Türkiye üzerinde de bu oyunlar oynanıyor. Hep beraber bu oyunların farkına varmamız lazım. Ama bu oyunları bozmanın yolu sadece demokrasiden geçmektedir. Doğu ve güneydoğuyu Türkiye haritasında göstermeyen haritalar yayınlanıyor, dün bunlar olmuyordu. İstanbul'un göbeğinde 'Kürdistan' diye stantlar açılıyor, dün bunlar olmuyordu. Adım adım Türkiye'ye bir şey hazmettiriliyor, o bakımdan Büyük Ortadoğu Projesinin ne olduğunu, hangi amaçla hazırlandığını, neye göre şekillendirildiğini, Türkiye'nin de hedefte olduğunu göz ardı etmeyelim" diye konuştu. Seçim anketleri değerlendiren Vural, "Otoriter rejimlerinin asıl amacı da, çıkış noktası olmadığını ortaya koymaktır. Bu doğrudan doğruya sizi peşinen yenilgiyi kabul etmiş, bir köle konumuna dönüştürüyor. Bu bir psikolojik savaş" ifadelerini kaydetti. 12 Eylül'de yapılan anayasa değişikliği referandumu hakkında da konuşan Vural, "Evet diyen vatandaşlarımın başımın üstünde yeri var, şöyle bir takvimi geriye alıp bakalım. İyi mi oldu, kötü mü oldu? Bugün Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nda bakanlığın müsteşarlığının olması bile yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürecekken, oranın genel müdürleri Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu seçiminde kilit liste yapmak suretiyle oturdular oraya. Adalet; tarafsız ve bağımsız mı oldu, yoksa yürütmenin eline mi geçti. Anayasa Mahkemesi'ne üye seçeceğiz, liste geldi, 3 tane isim var. Özgeçmişi bile yok. Nedir, kimdir, ne değildir, belli değil. Oylanırken sordum, 'kimi oyladığınızı biliyor musunuz' seçilen de Hicabi diye birisi. Bizim altta da berber Hicabi var belki de berber Hicabi'yi seçtik farkında bile değiliz. Yargı siyasallaştı ne olacak. '12 Eylülcüler yargılanacak' dediler değil mi, ne oldu, iyi mi oldu? 12 Eylül'de neden 'Evet' dediklerinin gerekçeleri ortadan kalktı" dedi. Panelin sonunda Türkiye Gençlik Kurulu Genel Koordinatörü Engin Semera, Oktay Vural'a katılımından ötürü plaket takdim etti.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.