MHP'Lİ AKÇAY, 2012 BÜTÇESİNİ TOPA TUTTU

2012 Bütçesinin 28 inci maddesi üzerine MHP Grubu adına konuşan Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Hükümetin bütçe söylemi on bir ay kurusıkı atan tabanca gibi ama tabanca aralık ayı sonunda nedense tutukluk yapıyor ve bütçe açık veriyor." dedi.

MHP'Lİ AKÇAY, 2012 BÜTÇESİNİ TOPA TUTTU

MHP’Lİ AKÇAY, 2012 BÜTÇESİNİ TOPA TUTTU

2012 Bütçesinin 28 inci maddesi üzerine MHP Grubu adına konuşan Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “Hükümetin bütçe söylemi on bir ay kurusıkı atan tabanca gibi ama tabanca aralık ayı sonunda nedense tutukluk yapıyor ve bütçe açık veriyor.” dedi.    Bütçe açığının düşme nedenlerine değinen MHP’li Akçay, “ Bütçe açığının azalmasının en önemli nedeni İthalatın aşırı derece artması nedeniyle ithalattan alınan katma değer vergisinin ve tüketimden alınan dolaylı vergilerin artmasıdır. Dolaylı vergiler yüzde 68 civarındadır. 2011 yılında da, 2012 yılında da yüzde 11’lik, 12’lik artışlar öngörülmektedir. Dayanıklı tüketimden alınan ÖTV’de yüzde 46, tütün ve alkollü içkilerde yüzde 26’ya varan ÖTV artışı öngörülmektedir. 2002 yılı sonunda vatandaşın bankalara toplam kredi borcu 47 milyar liraydı, Ekim 2011 itibarıyla bu 14 kat artmıştır ve 663 milyar Türk lirasına çıkmıştır. Dolayısıyla vatandaşların bankalara aşırı derece borçlanmasından dolayı vergi artışı olmuştur. Diğer bir husus da her yıl süreklilik göstermeyen, bir defaya mahsus borç yapılandırması ve özelleştirme gelirleridir.” dedi.   Sürekli artan cari açığa dikkat çeken MHP’li Akçay, “ Türkiye’nin asıl sorunu cari açıktır. İç üretimin azalarak ithalata bağımlılığın artması ve kayıt dışılıktır. Asıl sorun beyana dayalı vergilerin düşüklüğü, dolaylı vergilerin yüksekliğidir. Asıl sorun sigara ve akaryakıttaki kaçakçılıktır. Bu kaçakçılık konusunda Hükümet resmen acizlik göstermektedir. AKP Hükümeti ne akaryakıt kaçakçılığıyla ne de sigara kaçakçılığıyla mücadele edememektedir. Bütün bunlar, hususlar bütçe açığından katbekat daha önemli sorun yaratan konulardır.” dedi.   2012 bütçesi üzerine eleştirilerini sürdüren Akçay, “ Bütçenin gelir yapısı sağlıksız ve bozuktur. Bütçenin gelir esnekliği zayıftır ve bütçenin genelinde şeffaflık zayıftır. Bu vergi ve gelir yapısıyla sistem bozulduğu gibi vergi adaleti ve gelir dağılımı da bozulmaktadır. Ekonomik dengeler de bundan olumsuz şekilde nasibini almaktadır. Türkiye'nin nüfusu dokuz yılda yaklaşık 6,5 milyon artmasına rağmen gerçek usulde gelir vergisi mükellef sayısı 1 milyon 748 binden 1 milyon 702 bine düşmüştür. Basit usuldeki mükellef sayısı da 815 binden 702 bine düşmüştür. Türkiye'nin nüfusu 6,5 milyon civarında artarken, büyümede rekorlar kırdığınızı söylerken, millî geliri 3 katına artırdığınızı iddia ederken acaba mükellef sayıları neden azalmaktadır? Ayrıca dokuz yılda gelir vergisinin gayrisafi yurt içi hâsıla içindeki payı ile toplam vergi gelirleri içindeki payı da düşmektedir. Yine vergi gelirleri içerisinde stopajın payı artarken beyana dayalı gelir vergisinin payı da azalmıştır. Bunlar bize en basit deyimiyle vatandaşın kazanamadığını göstermektedir. Eskiden simitçilikten fabrikatörlüğe yükselen iş adamlarının hayat hikâyelerini okurduk, şimdi fabrikatörlükten simitçiliğe perişan olan iş adamlarının hikâyelerini okuyoruz.” dedi.    MHP’Lİ Akçay sözlerine şöyle devam etti: “ AKP Hükümeti, 2012 bütçesinde cari açığı azaltmayı hedeflediğini söylüyor. “ Düşük kur, yüksek faiz, ithalata aşırı bağımlı hâle gelen ekonomi, buna bağlı büyüme ve yüksek iç talep gibi temel nedenleri yanında düşük üretim, düşük katma değer, düşük kârlılık, düşük teknoloji, yüksek vergi, yüksek girdi maliyetleri de cari açığa yol açmaktadır. Cari açığın finanse edilebilmesi için yüksek faizli sendikasyon kredileri alındı, şimdi ödemeleri var. Kredi bulmak bankalar için zorlaştı. Yabancı yatırımlarda ve özelleştirilen şirketlerde kâr transferleri de başlayacak ve bu da cari açığı daha da artıracaktır. Madem 2012 bütçesinde cari açığı azaltmayı hedefliyorsunuz, o zaman soruyoruz: Bütçenin hangi kaleminde cari açığı azaltıcı bir önlem var? Ya tüketimi kısmak için tüketim vergilerini artırırsınız ya da üretimi artırmak için vergileri düşürür, teşvikleri artırırsınız. Sizin tüketim vergilerini artırma yolunu seçerek yüksek vergi almaya devam edeceğiniz bu bütçe tasarısından anlaşılmaktadır. Yanlış tarım politikaları nedeniyle tarımda dış ticaret açığı veriliyor. Pamuk, mısır, buğday ithalatçısı olduk. Reel sektörü güçlendirmek için kredi faizi desteğinden, prim desteğinden bahsediyorsunuz. Ancak maliyetleri düşürmekten, enerji ve akaryakıt üzerindeki katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi indiriminden bahsetmiyorsunuz. “1.600 cc” altındaki yüzde 100 ithal binek araçlarının vergisine dokunmadınız. Ancak yerli üretim hafif ticari araçlara ÖTV zammı yaptınız. Yerli üretimin rekabet şartını daha da bozdunuz. Yine, krediler üzerindeki Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ve banka ve sigorta muameleleri vergisinden hiç bahsetmiyorsunuz. İstihdam üzerindeki vergi yükünün azaltılmasından bahsetmiyorsunuz. Tarımsal destekten söz ediyorsunuz. Ancak tarımda uygulayacağınız maliye politikasından bahsetmiyorsunuz. Çiftçi, mazot ve gübrede vergiye teslim olmuş durumdadır. “Özürlü vatandaşa desteği artırıyoruz.” diyorsunuz ancak kamuda engelli kontenjanlarını hâlâ boş tutuyorsunuz. “Kamu çalışanlarını enflasyona ezdirmiyoruz.” Diyorsunuz. Ancak hâlâ ücretlere, hedeflenen enflasyona göre zam yapıyorsunuz, gerçekleşen enflasyona göre zam yapmıyorsunuz. “Vergi denetimini güçlendiriyoruz.” diyorsunuz ancak şu anda Gelir İdaresi Başkanlığının vergi denetimi ve vergi inceleme yetkisi yok denecek kadar son derece kısıtlanmıştır.”   

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.